5 Gün Savaşı-1: Kafkaslarda ‘ABD/NATO’-Rusya Çatışması-Haluk Başçıl

Enerji kaynakları ve boru hatlarına ilişkin ABD-Rusya çatışmasına daha evvelki yazılarımızda değinmiştik.

 

hbascil@anafikir.gen.tr

Brzezinski:‘ABD ile Gürcistan arasındaki bağların kopması durumunda, Rusya Avrupa’ya giden enerji yolları üzerinde yakın zamana kadar sahip olduğu tekeli geri kazanarak muazzam bir jeopolitik ve ekonomik kazanç elde edebilecektir.’

ABD, Avrasya Stratejisi doğrultusunda Basra-Hazar-Orta-Asya enerji bölgesini denetimi altına alma yolunda çok yönlü bir politika izliyor. Enerji kaynakları ve boru hatlarına ilişkin ABD-Rusya çatışmasına daha evvelki yazılarımızda değinmiştik.

ABD-Rusya arasında şiddetlenen ekonomik-politik rekabet zaman zaman dolaylı askeri çatışmalar şeklinde kendini gösteriyor. Libya’dan sonra Suriye’de bütün şiddetiyle süren bu dolaylı savaş belirgin biçimiyle 2008 yazında Gürcistan’da yaşandı. Özerk Güney Osetya ve Abazya’nın ‘ayrılıkçı politikalarına karşı’ Gürcistan’ın askeri müdahalesi ile başlayan Rusya-Gürcistan savaşı bir biçimde Rusya – ABD/NATO çatışmasıydı. ABD/NATO ve Rusya arasında birçok ülke üzerinden süren dolaylı savaş Güney Kafkasya ve Orta-Doğu ülkelerini –ülkemizi de- doğrudan etkiliyor.   ABD-AB-İsrail ile Rusya-Çin merkez olmak üzere ülkeler arasındaki kamplaşmayı daha belirgin bir hale getiriyor. ABD ve müttefiklerinin bölge ülkeleri başta olmak üzere kendi etrafında geniş cephe bir cephe oluşturmaya çalıştıkları görülüyor. Rusya ve İran ise bu cepheleşme politikasını bozmaya yönelik bölgesel sorunların bölge ülkelerince çözümü başta olmak üzere, bölge ülkeleri ile (ekonomik-enerji vb dahil ) çok yönlü bir ilişki içinde temkinli bir yaklaşım sergiliyorlar. Nitekim AKP Hükümetinin Suriye politikasına ilişkin Rusya ve İran’ın zaman zaman sertleşen zaman zaman da ‘anlayışlı yaklaşımları’ bu çerçevede değerlendirilebilir. Yine de güçler arasındaki her dolaylı çatışma blokları şekillendirirken aynı zamanda da (açık?) savaş riskini de daha belirgin hale getiriyor.

Kısa Hatırlatmalar

1991 yılında Gürcistan -Sovyetlerin dağılması sonrasında- Abazya, Güney Osetya ve Acaristan bölgelerini kapsayacak şekilde bağımsızlığını ilan eder.  1991- 2003 dönemine iktidar yolsuzlukları ve etnik gerginlikler damgasını vurur. Huzursuzlukların arttığı bir dönemde yapılan 2003 parlamento seçimlerinde oyların %18’ini alan Saakaşvili’nin partisi 3. olur. Seçimleri kaybeden Saakaşvili seçimlere hile karıştırıldığını ileri sürer.  Batı kapitalizmi medya kuruluşları eliyle uluslar arası bir kampanya ile toplumda var olan hoşnutsuzlukları gündeme getirir. Basın üzerinden yaratılan uluslar arası destek ile birlikte ABD-AB’ın desteklediği Saakaşvili ülke içinde kitle gösterilerine girişir. Toplumda birikmiş olan hoşnutsuzluklar STK’lar eliyle tepkiye dönüşür. Tiflis’te yönetime karşı STK’lar barışçı gösteriler düzenler. Bu gösterilere ABD’li vurguncu Soros büyük maddi destek verir.

22 Kasım’da gösteriler doruk noktasına ulaşır ve yeni parlamentonun açılışında, Şevardnadze konuşma yaparken, Saakaşvili’nin önderliğindeki göstericiler ellerinde kırmızı güllerle (Gül Devrimi!)  parlamento binasına girer. Şevardnadze’ye parlamento binasını terk ettirirler. Düzenin koruyucu güçleri (seçkin askeri birlikler, polis vb) gösterilere müdahale etmeyi reddetmesiyle birlikte Saakaşvili’ye iktidarın yolu açılır.

Yüksek eğitimini New York Colombia Üniversitesi ve George Washington Üniversitesi’nde yapan ve ABD’nin açık desteği ile iktidara gelen Mihail Saakaşvili, ABD’li danışmanlarla birlikte şu çalışmaları yürütmeye başlar:

İç politikada: Gürcistan’ı hızla dış pazara –Batı kapitalizmine- açar. Kamu sağlık hizmetlerini özel sektöre devreder. Üniversiteleri özel şirketlerle sıkı işbirliğine sokarak özel bağışçıların üniversitelerde etkin olmalarını sağlar ve Üniversiteleri işletmelere dönüştürür.  2004-2008 arasında 1800 kamu işletmesini özelleştirilir. Bu gelişmeler üzerine ülke zenginliklerini yağmalatan ve halkı yosullaştıran ekonomik sosyal politikalar halkta memnuniyetsizlikleri arttırmaya başlar. Ülkenin sermaye çevrelerine teslim edilmesi süreci iktidarın da meşruiyetini sorgulatır. Halk desteği eriyen Saakaşvili iktidarı, halkın dikkatini etnik sorunlar (Abazlar, Osetler ve Acarlar ) üzerine çeken milliyetçi bir politikaya yönelir.

Dış politikada: ABD ile imzaladığı gizli anlaşmalarla topraklarını ABD ordusunun kullanımına açar. 2002’de Şevardnadze zamanında başlayan Gürcistan-ABD askeri işbirliğini, terörizme karşı mücadele adı altında yeni bir boyuta taşır. Dönemin ABD Dış İşleri Bakanı C. Rice’ın yanı sıra birçok ABD subayı ülkeyi sürekli ziyaret eder. ABD menşeyli CUBİC, MPRI vb özel askeri şirketlerle çeşitli anlaşmalar yapılır. Emekli ABD askeri danışmanları ülkeye gelir. Gürcistan hükümeti Tiflis yakınındaki Vaziani üssünü ABD hizmetine sunar. Gürcistan ordusunun eğitim ve tatbikatlarına ABD ve İsrail askerleri de katılır.

İsrail’in Gürcistan’a sattığı silah ve donanımın cinsi, miktarı ve tutarı açıklanmamakla birlikte bunun yılda 200 milyon dolara ulaştığı söylenir. İsrail’den alınan DRONE insansız uçaklarından birisi de Abhaz güçlerince düşürülür. İsrail askeri donanım ve silahların yanı sıra Gürcü özel kuvvetlerine eğitim de verir. Bu eğitimler Defense Shield ve CST özel güvenlik şirketleri üzerinden yürütülür. Bu askeri eğitmenlerin Rusya-Gürcistan savaşı olasılığının güçlenmesi üzerine eğitimlere son verip ülkelerine döndükleri İsrail medyasında yer alır.

Gürcistan ile yürütülen askeri işbirliği içine Ukrayna ve Türkiye’de dâhil edilir. ABD-AB/NATO ve İsrail ittifakının askeri gücü Gürcistan’ın Karadeniz’e açılan deniz ve hava üslerine yerleşir. Batı kapitalizminin Batı Hazar enerji kaynaklarını kontrol altında almaya yönelik bu askeri-politik girişimleri Rusya ile Gürcistan’ı karşı karşıya getirir.

Gürcistan-Rusya Savaş Süreci:

1.GUAM Zirvesi: 1-2 Temmuz 2008’de Batum’da GUAM Zirvesi yapılır. Bu zirveye Azerbaycan, Gürcistan ve Ukrayna Devlet Başkanları’nın (sırasıyla İlham Aliyev, Mihail Saakaşvili ve Viktor Yuşçenkov’un) yanı sıra Polanya Devlet Başkanı Lech Kaczynski ve Litvanya Devlet Başkanı Valdas Adamkus da katılır. Moldavya ise zirveye katılmayı reddeder. Bu zirve esnasında, ABD-GUAM toplantısı da gerçekleştirilir.

1-2 Temmuz 2008’de GUAM zirvesinin ana konusu petrol ve doğal gaz boru hatları olup Rusya’nın bu alandaki gücünün sınırlandırılması, Batı Avrupa ile GUAM ülkelerinin birlikteliğinin sağlanmasıdır. Bu amaçla Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattını tamamlayan GUAM ulaşım koridoru (GUK)’un daha fazla geliştirilmesini kararlaştırırlar. GUK aracılığıyla Hazar petrolünün, Rusya by-pass edilerek Gürcistan limanları Poti/Batum’a ulaşımı ve sonrasında da Ukrayna’nın Karadeniz limanı Odessa üzerinden Batı ve Kuzey Avrupa’ya ulaştırılmasıdır.  Böylelikle Rusya’nın Batı Avrupa enerji pazarına yönelen boru hatlarının ve bağlantılarının zayıflatılması ve destabilize edilmesi planlanır.

GUAM: Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova’nın 1997’da ABD himayesi altında bir araya gelerek oluşturdukları politik-askeri bir yapılanmadır. Bu yapılanmaya daha sonra Özbekistan’da katılır. Ancak bir süre sonra da GUAM’dan ayrılır. Daha sonra bu askeri yapılanma”Demokrasi ve Ekonomik Kalkınma için Teşkilat-GUAM adını alır. Türkiye ve Litvanya gözlemci statüsünde örgüte dahil olurlar. GUAM, ABD-AB’ın Rusya’nın egemenlik alanı olarak gördüğü Kafkasya’da, batı kapitalizminin çıkarları doğrultusunda NATO’nun bir yan örgütü gibi çalışır. Bölgenin enerji havzaları ve boru hatlarının kontrolünün sağlanması doğrultusunda Kafkas koridorunun askerileştirilmesi ve NATO’nun genişleyerek (Ukrayna-Gürcistan’ı kapsayarak) bu bölgeye yerleşmesi hedeflenir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinin ABD-NATO ile askeri işbirliği (askeri yardım ve askeri eğitim) içine sokularak yeniden Rusya ile ilişki kurmalarına karşı da bir önlemdir aynı zamanda.

2. ‘Kafkas Sınırı 2008’  savaş tatbikatı: GUAM zirvesinin birkaç gün sonra 5 -12 Temmuz 2008 tarihleri arasında Rus Savunma Bakanlığı Kuzey Kafkasya’da bir savaş tatbikatı gerçekleştirir. Tatbikata 8.000 askeri personel, 700 zırhlı birlik ve 30 savaş uçağı katılır. Tatbikatın amacını Rus Savunma Bakanlığı’nın bir sözcüsü, ‘Gürcistan-Abhazya ve Gürcistan-Osetya anlaşmazlık bölgesinde artan gerilime cevap olarak yürütülmekte olduğunu ve ihtiyaç halinde Abhazya ve Güney Osetyadaki Rus Barış Gücü Askerlerine yardıma hazırlık…’ olduğunu açıklar.

3.ABD-Gürcistan askeri birliklerinin ortak savaş tatbikatı: Rusya’nın savaş tatbikatından hemen sonra, ABD ve Gürcistan askeri birlikleri ‘Doğrudan Cevap’ adlı ortak bir savaş tatbikatı yapar. Bu ortak tatbikata Azeri ve Ermeni güçlerin Rusya’ya karşı birlikte hareket etmelerini sağlamaya yönelik olarak ‘birlikte çalışma ve ortak eğitimler yapma’ adına GUAM üyesi olan Ukrayna ve Azerbaycan’ın yanı sıra GUAM üyesi olmayan Ermenistan’ın da katılımı sağlanır. ABD-Gürcistan savaş tatbikatı koordinasyonu ABD ordusunun Güney Amerika Görev Gücü Komutanlarından Tuğgeneral Willeam B. Garret yapar.

‘Doğrudan Cevap’ tatbikatı Gürcistan’ın 7 Ağustos’ta Güney Osetya’ya saldırmasından bir hafta önce 31 Temmuz’da tamamlanır. Rusya, Gürcistan’ın Güney Osetya ve Abazya’ya saldırısına doğrudan müdahale eder. Gürcistan’a saldırarak bu ülkede ABD’ye tahsis edilen üsleri, Gürcistan askeri tesislerini:

  • Senaki ve Gori askeri üslerini,
  • Vazinai askeri merkezini,
  • Türkiye’nin modernizasyonunu yaptığı Marneuli ve Kopitnari askeri hava alanlarını,
  • Poti limanı seçkin koruma birliğini,
  • Kocori askeri üssü ve Makhata radar tesisini,
  • Tiflis ve Kojori Özel kuvvetler üslerini,
  • Ülke iletişim merkezini imha eder.

Ayrıca ülkenin transit ticari yollarını, turizm, liman vb ekonomik alt yapısını da tahrip eder. Bunların belli başlıları şu tesislerdir:

  • Doğu-Batı Kafkasya’yı Kara Denize bağlayan ve devletin en önemli gelir kaynağını oluşturan ana ticari demiryolu,
  • Poti liman alt yapısı,
  • Liman petrol terminali,
  • Tiflis uluslararası havalimanı.

Böylelikle Rusya, Gürcistan’ın Güney Osetya ve Abazya’ya saldırısını bölgede kendi egemenliğini yeniden kurma doğrultusunda ustaca kullanır.

Rusya askeri müdahalesinde, BTC petrol Boru Hattı’nın bombalandığı ancak isabet(!) almadığını açıklar. Hattın bombalanmasından en büyük zararı görecek ülke Azerbaycan’dır. Bu açıklama Azerbaycan’a bir gözdağı olarak yorumlanır. Nitekim Azerbaycan, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattından yaptığı petrol sevkiyatını Rus topraklarından geçen Bakü-Novorossiysk hattına yöneltir. Bu yönlendirme kararı BTC’nin ana hissedarı British  Petroleum tarafından alınır. Böylece Azerbaycan petrolünün kesintisiz ihracatında Rus topraklarından geçen boru hattı Azerbaycan için güvenli bir hat haline gelir ya da diğer bir ifadeyle “getirilir”.

ABD-NATO Çaresizliği

Rusya savaş süresince “Gürcistan’a silah ve askeri donanım girmesini engellemek’’ için Gürcistan’ın Karadeniz kıyılarını donanmasıyla abluka altına alır. Batı ülkelerini ve Ukrayna’yı Gürcistan’a silah sağlamakla suçlar. ABD-AB ittifakı çaresizlik içinde gelişmeleri izler. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney savaş sırasında Mihail Saakaşvili’yi arayarak ‘Rusya’nın saldırganlığı cevapsız bırakılmamak zorundadır ve buna devam etmesinin ABD ve daha geniş çerçevede uluslararası toplumla ilişkilerinde ciddi sonuçları olacaktır’ diyerek durumu kurtarmaya çalışır. ABD-NATO beklemedikleri Rus tepkisi karşısında, şaşkınlık içine girerler. Gürcistan üzerine yaptıkları planların ve attıkları adımların tahrip edilmesini engelleyemezler, çaresizlik içinde izlerler.

Haluk Başçıl

 

Devam edecek: 5 Gün Savaşı:ABD/NATO’nun Kafkaslardaki Güç Kaybı

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!