Ahmet Atakan’ının Katilini De Biliyoruz…

31 Mayıs halk hareketi bir şehit daha verdi, 22 yaşındaki Ahmet Atakan.

AKP iktidarının polisinin müdahalesi sırasında Ahmet Atakan şehirdaşı Abdullah Cömert gibi katledildi. Ali İsmail Korkmaz’la birlikte bu Antakya’nın üçüncü devrim şehidi. Reyhanlı’da 53 kişinin katledilmesi ise AKP’nin savaşçı Suriye politikasının eseriydi.

DC (Dinci Cephe-politik temsilcisi AKP’dir) Türkiye halkıyla kararlılıkla mücadele ediyor. Emperyalizmin Türkiye halkına karşı açtığı savaş DC eliyle birçok alanda yürütülüyor. Bu savaş ekonomik, siyasi, ideolojik- kültürel alanlarda cereyan ediyor. Türkiye’yi yarattıkları Ortadoğu bataklığına sürükleyerek tam bir çıkmaz içine girmesi sağlanmaya çalışılıyor.  Böylece iyice çaresiz kalacak olan ülkenin teslim alınmasının kolaylaşacağı düşünülüyor.

Emperyalizm, AKP eliyle Türkiye’yi hergün yeni bir saldırı, yeni bir politik oyun ve kültürel gericileştirme faaliyetiyle sürekli eritmekte, içten içe tüketmektedir. Türkiye’nin ekonomisi tüketilmekte; parlatılan döküntülerle-işbirlikçilerle politikaya hâkim olunmakta; ideolojik ve kültürel yapı göstere göstere parçalanmakta, kanaat önderlerinin birçoğu elde edilmekte; böylece ülke hırpalanarak güçten düşülmekte ve tamamen teslim alınma yoluna sokulmaktadır. Türkiye’nin bu gericileştirilme süreci ülkenin dağıtılmasıyla sonuçlandırılmak istenmektedir. Bu sonuca ulaşıncaya kadar dur durak tanımıyorlar. Bu ülkeyi yok etmeyi, halkını parçalamayı kafalarına koymuşlar. Direnen güçler ise politik oyunlarla, yargı yoluyla, psikolojik harekâtla onlar da yetmezse zorla devre dışı bırakılmaktadırlar.

Ahmet Atakan ve bütün devrimciler ülkenin faşistleştirilmesine-gericileştirilmesine, savaşa sokularak Ortadoğu bataklığına atılmasına karşı çıktığı için saldırıya hedef olmaktadırlar. Son aylarda egemen çevreler, gerici politikalarını gerçekleştirme yolunda attıkları her adıma devrimci gençlerin karşı çıkmalarından çok rahatsız olmaktadırlar. Çünkü gençlerin demokrasi, özgürlük ve barış isteyen, ülkenin bağımsızlığını ve esenliğini talep eden eylemleri dünyanın demokrat kamuoyundan ve Türkiye halkından destek görmektedir. Talan ve savaş cephesi ülkede ve dünyada sürekli destek yitirirken direnişçiler kazanıyorlar.

AKP çevreleri ABD desteğiyle ele geçirdikleri iktidarı kaybetme korkusuna kapıldılar. İçlerine düşen kurdun hergün büyüdüğünü görüyorlar. İşte bu somut gelişme iktidar çevrelerini giderek tahammülsüzleştirmekte ve kontrolü kaybetmelerine neden olmaktadır. Bu yüzden saldırganlaşıyorlar ve özellikle de gençlere karşı acımasız oluyorlar.

Açık olan bir şey var; iktidarı kaybettikleri gün halkın bugün iktidarda olan AKP yöneticilerinin yakalarına yapışacağını herkes gibi onlar da biliyor. Ve onlar bu hesabın altında kalacaklarını da biliyorlar. Sadece ABD ve diğer emperyalist güçlerle kurdukları bağımlılık ilişkilerinden, ihale vb yolsuzluklardan dolayı değil; devleti ele geçirmekten, yasaları ve anayasayı çiğnemekten de değil özellikle öldürdükleri gençlerden, çıkardıkları gözlerden, kırdıkları kafalardan dolayı yargılanacaklar. İşte bunun için ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak istiyorlar. Bir kısır döngünün içine hapsolmuş durumdalar, çıkamıyorlar.

Ama bu halk onları iktidardan düşürünce ne kısır döngü kalacak ne de bugün yanlarında görünenler…

 

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!