AKP’nin Alternatifi Hazırlandı Mı?-Serkan Yaman

Kısacası sorun, AKP ve Cemaat’in de ötesinde uluslararası bağlantılarıyla bir sistem

sorunudur.

Bence, bu sorunun uzun vadeli çözümüne dair verilecek mücadele de antiliberal ve antiemperyalist muhtevalı olmak zorundadır.

AKP’NİN ALTERNATİFİ HAZIRLANDI MI?

Yazıya üç soruyla giriş yapalım…
1-    AKP, alternatifi hazır olduğu için mi yıpratılıyor?
2-    AKP’nin alternatifi,  AKP’nin yıpratılma sürecinde mi hazırlanacak?
3-    AKP’nin alternatifi henüz yok kabulüyle, bu operasyon AKP’yi terbiye etmek, hizaya getirmek için mi yapılıyor?

Bu sorulara net bir yanıt vermek için henüz vakit var. Yerel seçimler bu soruların yanıtlarının açığa çıkmasını sanıyorum kolaylaştıracak. Fakat içinde bulunduğumuz zaman dilimi bazı tespitlere yol açabilir:
–    Cemaat bir parti olarak ortaya çıkmak yerine parti desteklemeyi yeğliyor. Risk almıyor da.
–    CHP’nin bir oy patlaması gerçekleştirmesi pek olası gözükmüyor. İstanbul’da yerel seçimin galibi olabilirler ve AKP’ye akan devasa büyüklükte rantı durdurabilirler. İşte o kadar. Bu da önemli bir kazanç olur.
–    Belki totoloji olacak ama yazmadan geçemeyeceğim. Yerel seçimlerde AKP büyük oranda yıpranırsa, alternatif(ler)in ortaya çıkma süreci kendiliğinden hız kazanır.

Bir olasılık da şu olabilir: AKP her koşulda ( gittikçe otoriter / yeni İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın künyesine bakalım:  Gezi olaylarında da adı geçen bu kişi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na göre, AKP’nin derin devletinin sıfatını taşıyor. Yazar Yazgülü Aldoğan’a göre ise iktidarın kara kutusu) iktidara tutunur ama bunun karşısında ekonomik ve siyasal olarak sıkıştırılır; Batı ve bölge politikaları tarafından kendine biçilmiş rolün dışına çıkmaması doğrultusunda ihtar yer. Kısacası, operasyonu düzenleyenler; Suriye ve Irak başta olmak üzere, Mısır ve İran’da düştüğü büyük yalnızlığın AKP’ye yeteri kadar ders olmadığını düşünmüş olabilirler. O yüzden zamanlama harikası dosyaları peşi sıra patlattılar ve yolsuzluk ile rüşveti ortalığa saçtılar.

Yerel seçimlere üç ay kala bakalım daha neler göreceğiz. AKP’den desteğini tam olarak çeken bir Cemaat var mı, yok mu? Cemaat kimi destekleyecek?  Erdoğansız bir AKP’yi mi yoksa başka bir partiyi mi?

Tüm bunlar bize şunu unutturmasın;  siyasetteki boşluk Türkiye halkının gerçek temsilcilerince doldurulacak mı? Yoksa geniş halk kesimleri kendi mücadeleleri dışındaki kavgadan nasibini yine olumsuz mu alacak?

AKP’NİN ALTERNATİFİ DE ABD YÖNETİMİ GÖLGESİ ALTINDA SİYASET YAPACAKTIR

İÜ İktisat Fakültesi’nin eski öğretim üyelerinden Nail Satlıgan, Demokrat Arkadaş’ın 1986 yılında manşete taşıdığı “Söz-Yetki-Karar-İktidar Halka” sloganı için “Çok erken değil mi” demişti. Satlıgan bu sloganı devrim arifesinde atılacak bir slogan olarak görüyordu. Oysa, slogan tüm berraklığıyla olması gerekeni ifade ediyordu. Bu sloganı bana, bir Bakan’ın görevden alınması (kendisi de istifa etmişti zaten)  anımsattı.

Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın Toplu Konut İdaresi’nden de sorumlu olduğu malumumuzdu. İnşaat işlerinin büyük akçeli işler olduğu da biliniyor. Çevre düzenlemesinde yüksek rant gizli tutulamaz noktada. Peki denetimi? Başbakan mı denetleyecek? Hadi canım sen de…  Talimat bir-iki kişinin dudakları arasındaydı. Halkın kaderi söz konusu ama halk tarafından denetimi söz konusu değildi. Söz, yetki, karar da, iktidar da halkta değil bu tilkilerdeydi. Manzarayı görüyoruz.

Uluslararası sermayenin bir ülke yönetimine yapılması gerekeni fısıldadığı bir ortamda bu taşeronlar sistemi n çarkını devam ettiriyor. Bunu biliyoruz ve daha iyi nasıl beslenilir, engel çıkmadan nasıl iş üretilir onun hesaplarında ABD Yönetimi. Kendisine göbekten bağlı bir ülkenin kolay kolay ilişki dışına çıkmasına izin vermez hayati konularda.  Bence, yeni dönem kuramcıların tersine ABD emperyalizmi yaşıyor! CHP Genel Başkanı ve CHP ile BDP’nin ileri gelen milletvekileri de ayrı zamanlarda ABD’nin önünde kuyruğa girmiş icazet alma gerekliliğini hissediyor.
   
ALTERNATİFLERİN DE ALTERNATİFİ DERKEN…

Girişte üç soru sormuştuk; sonuçta da üç soru soralım: AKP’nin gerçek alternatifi kimlerden oluşur ve bu alternatifi getirecek yapı nasıl bir nitelik arz eder, yapı nasıl temsiliyet kazanır?  

AKP’nin gerçek alternatifi dedik… Burada Fatsa’dan bahsedeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Fatsa’nın gerçeği gün gibi açık. Başbakan Fatsa’dan seslendi halkımıza… Bizler; iki üç daha fazla Fatsa derken…

Neo-liberalizmin ülkeyi her yönüyle (ekonomik-siyasal-kültürel -bireysel ilişkiler) esir aldığı bu ülkede neo-liberalizme teslim olursak,  Ali gider Veli gelir ve bu iktidar oyunu böyle sürer. Sistemin ilişkileri ise temelde aynı kalır.
                           SONSÖZ!
Henüz söylenmedi. Noktası da henüz konmayacak. Ne zaman ki emperyalizmin bütün politikaları gibi yeni liberalizmle de her alanda çarpışırız bu konuda da adım atarız o zaman.  Kısacası sorun, AKP ve Cemaat’in de ötesinde uluslararası bağlantılarıyla bir sistem sorunudur. Bence, bu sorunun uzun vadeli çözümüne dair verilecek mücadele de antiliberal ve antiemperyalist muhtevalı olmak zorundadır.

Serkan Yaman

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!