Bankerler, Amerika’yı köleleştirmek için Suriye’ye saldırıyor

“Bankerler ilk gerçek küresel imparatorluğu yaratmaya çalışıyorlar.

John Perkins’in söylediği gibi, onların en büyük silahı aşırı faizdir; askeri güç ikinci sıradadır.”

Bankerler, Amerika’yı köleleştirmek için Suriye’ye saldırıyor

Dr. Kevin Barrett

Press TV

İsrail Suriye’yi bombalıyor ve İran’ı tehdit ediyor. Rusya savaş gemilerini Akdeniz’e gönderiyor ve Suriye’ye gelişmiş uçaksavar silahları gönderiyor. Hizbullah Suriye’yi El Kaide’ye karşı müdafaa ediyor. John McCain gibi İsrail yanlısı ABD’li senatörler El Kaide ile güçlerini birleştiriyor.

Orada gerçekten neler oluyor? Kim kiminle ve neden savaşıyor? Suriye 3. Dünya Savaşı’nın alevlenme noktası mı olacak?

Batı, İslam dünyasına bir “medeniyetler çatışması” içinde mi saldırıyor? O halde neden İsrail ve Amerikan hükümetleri El Kaide’yi destekliyor?

Eski anlatılar artık bir anlam taşımıyor.

Gerçek savaş ülkeler, medeniyetler veya dinler arasında değil.

Gerçek savaş, bankerlerin bütün dünyayı fethetme savaşı.

Confessions of an Economic Hit Man (“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları”) isimli kitabında John Perkins, bunu nasıl işlediğini anlatır. Bankerler, bireylere ve ülkelere borç köleliği dayatmak için kur üzerindeki kontrollerini kullanırlar. Ülkeleri – kasten – ödemeleri imkansız olan borçları kabul etmeye zorlarlar. Bankerler buradan doğan iflası ve/veya “yeniden yapılandırma anlaşmalarını” bu ülkelere ve kaynaklarına el koymak için kullanırlar.

Eğer bir ülkenin lideri bankerlere itaat etmeyi reddederse – Venezuela ve İran örneklerinde olduğu gibi – o lider veya ülke bankerlerin “vurulacaklar listesi”ne konulur. Bu ülke, suikast, darbe, satın alınmış veya çalınmış bir seçim, yahut açık müdahale yoluyla rejim değişikliğinin hedefi haline gelir.

Bankerler, kontrol edemedikleri ülkelere saldırmak ve onları yıkmak için kontrol ettikleri ülkelerin ordu ve istihbarat servislerini kullanırlar. Ayrıca bütün ülkeleri yıkmak için kendi özel orduları ve istihbarat servislerinden istifade ederler.

Dolayısıyla Suriye’deki savaş Amerika’nın Suriye’ye savaşı, İsrail’in Suriye’ye savaşı, El Kaide’nin Suriye’ye savaşı, Katar’ın Suriye’ye savaşı, Türkiye’nin Suriye’ye savaşı veya Suudi Arabistan’ın Suriye’ye savaşı değildir. Bu, bankerlerin Suriye’ye karşı savaşıdır.

En büyük uluslararası bankacılık aileleri, ABD, İsrail, Katar, Türkiye ve Suudi Arabistan üzerinde görece yüksek bir kontrol düzeyine sahiptir. Suriye, Rusya ve Çin üzerinde ise ancak mutedil bir etkileri vardır. İran’daki etkileri ise daha da azdır. Bu yüzden de varlıklarını, Suriye’de rejim değişikliği umuduyla seferber ediyorlar. İran, Rusya ve Çin de, vurulacaklar listesinde arkadan geliyorlar.

Bankerler ilk gerçek küresel imparatorluğu yaratmaya çalışıyorlar. John Perkins’in söylediği gibi, onların en büyük silahı aşırı faizdir; askeri güç ikinci sıradadır. Onlar önce bir ülkeyi satın almaya çalışırlar; eğer liderlik satılık değilse, lider(ler)i öldürmeye veya devirmeye çalışırlar; ve eğer bütün bunlar da başarısız olursa, hedef ülkeyi işgal etmesi için ABD ordusunu gönderirler.

Bankerler, küresel kölelik imparatorluklarını yaratmak için, iletişimi de kontrol etmelidir. Eğer planları geniş kesimler tarafından biliniyorsa, bütün ülkelerin halkları ayaklanacaktır.

David Rockefeller, Almanya-Baden’deki 1991 Bilderberg toplantısında gerçekleri söylüyordu: “Müdürlerinin yaklaşık kırk yıldır toplantılarımıza katıldığı ve ağızlarını sıkı tutma sözlerini yerine getirdiği Washington Post, New York Times, Time Magazine ve diğer yayın kuruluşlarına müteşekkiriz. Eğer bu yıllar boyunca reklamın ışıklarına maruz kalsaydık, dünya için planımızı geliştirmemiz imkansız olurdu. Ama bugün dünya çok daha karmaşık bir yer ve bir dünya hükümetine doğru yürümeye hazır. Entelektüel seçkinlerin ve dünya bankerlerinin ulus-üstü egemenliği, son yüzyıllarda uygulanan ulusal özyönetimden kesinlikle daha tercih edilir niteliktedir.”

 

Bugün İngilizce yayın yapan kuruluşlar içinde bankerlerin sahip olmadığı, kontrol etmediği veya aldatmadığı sadece Press TV ve Russia Today bulunuyor. Göründüğü kadarıyla İran ve Rusya, bankerlerin vurulacaklar listesinde olmayı takdirle karşılamıyor. Ve nasıl karşılık vereceklerini biliyorlar: bütün dünyaya gerçekleri söyleyerek. Bankerlerin sahip olduğu ABD ve Avrupa’nın Press TV’yi susturmak için ellerinden geleni yapmış olmaları şaşırtıcı değil.

Genel olarak İngilizce konuşan dünyanın, özel olarak da Amerikan halkının, bankerlerin Suriye’ye karşı yürüttüğü (ve daha sonra İran, Rusya ve Çin’e yönelecek) savaşın aynı zamanda kendilerine karşı olduğunu anlaması gerekiyor. Bankerler ayrım gözetmiyor. Onlar, ırkı, ulusu veya inancı ne olursa olsun herkesi köleleştirmek istiyor.

Burada, ABD’de, bankerler gençleri öğrenci kredileri üzerinden köleleştiriyor. Eğer ABD’de yükseköğrenim görmek istiyorsanız ve zengin değilseniz, öğrenci kredisi almaktan başka bir seçeneğiniz yoktur. Mezun olduğunuz an itibariyle, 20,000, 50,000, hatta 100,000 dolar borçlu olursunuz. Ve bu borç artan faiz oranıyla büyür. Çalışma hayatınızın yarısını, borçlarınızı kapatmak ve bankerlere büyük kârlar sağlamak – için çabalayarak geçirirsiniz.

Öğrenci kredi sistemi, bir sözleşmeli kölelik biçimidir. Amerika’daki kolej mezunları, Amerika biletlerinin maliyeti için yedi yıl köle olarak çalışmak zorunda bırakılan sözleşmeli köleler gibi, kendilerini bankerlerin köleleri olmuş halde bulurlar. Amerika’daki kolej öğrencileri, sözleşmeli köleler gibi bir özgürlük ve fırsat bileti ararlar ve onlar gibi, bu biletin bedeli yıllarca sürecek köleliktir.

Bankerler, ABD üzerinde hiç olmadığı kadar yüksek kontrol düzeylerine ulaşıyorlar. Şu anda önde gelen iki siyasi partinin her ikisine ve bütün önde gelen ABD’li medya kuruluşlarına sahipler.

Fakat Amerikan halkından, bütün diğer halklardan korktuklarından daha fazla korkuyorlar. ABD, dünyanın en güçlü eğitimli orta sınıfına sahiptir. Eğer bu sınıf uyanırsa, bankerleri devirebilir ve onların Anayasa’yı, ulusal egemenliği ve bizzat orta sınıfı tasfiye etme planlarını bozabilir.

Suriye ve Amerikan halkları aynı düşmana karşı mücadele ediyorlar, fakat çok azı bunu anlıyor.

Bugün, bütün ülkelerdeki iyi niyetli insanların küresel oligarkların zulmüne karşı birleşme zamanıdır. Eğer dünya ayaklanmayı başaramazsa, kendimizi bankerlerin küresel kölelik çiftliğinde buluruz.

Çeviren: Selim Sezer

medyasafak.com

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!