Devrimin Can Suyu Kızıldere

30 Mart 1972’de Mahir Çayan ve dokuz arkadaşı Kızıldere’de ABD ve İngiliz emperyalizminin istihbarat örgütlerinin desteğiyle 12 Mart faşizminin elemanları tarafından katledildiler. Böylece emperyalist sermaye, Türkiye’deki uzantısı tekelci sermaye ve ortakları emekçi halka gözdağı veriyordu. Egemen sınıflar, bu operasyonla bir yandan emekçi kitleleri sindirmeyi diğer yandan da geleceğin devrimci mücadelesini lidersiz bırakarak halkın iktidara yürümesinin önünü kesmeyi amaçlıyordu. Bu katliamın bir başka amacı da; Türkiye’nin en devrimci iki büyük hareketi olan THKP-C ile THKO’nun bir olmasının kitleler üzerinde yaratacağı moral etkiyi yok etmekti.

Kızıldere’yi devrimciler hiçbir zaman bir son olarak görmediler. Lidersiz kalmalarının da etkisiyle bölündüler ama mücadeleyi bırakmadılar. Kızıldere’den miras kalan geleneği ülkenin her köşesinde sürdürmeye, büyütmeye çalıştılar, bu ülkenin gördüğü en etkin, en mücadeleci devrimci hareketini yarattılar. Sonra yenildiler, emperyalizm kaynaklı ideolojik saldırılar ve etnik temelli politik hegemonya kurma faaliyetleri karşısında büyük sorunlarla karşılaştılar ve bu sorunlarla halen de uğraşıyorlar. Karşı karşıya kaldığımız bütün bu olumsuzluklara, iç ve dış engellere rağmen Kızıldere’nin anti-emperyalist direniş ruhu yeniden canlanacaktır.

editorden_HR

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!