Dış Sermaye ve AKP’li Son 10 Yıl

……Ülkeye (Türkiye’ye) mal girişi katlanarak hızlanırken sermaye girişi, önceki dönemlerin toplamını birkaç kez katladı. Ama 1980 sonrası yılların da alt dönemleri var. Özellikle 2002’nin yeni bir kırılma yılı olduğunu görmek gerekiyor.

-1984-2001 döneminde Türkiye’ye net mal ve hizmet satışı 36 milyar dolar iken, 2002-2012 döneminde 7 kat artarak 281.5 milyar dolara çıktı. Çoğu ABD ve AB’li çokuluslu şirketlerin bu mal satışlarının iki gömlek üstünde olanı ve patlama yapanı, yine onlara ait “sermaye girişi”dir.

 -1980’lerin başından 2002’ye kadar 65 milyar doları ancak bulan sermaye girişi, 2002 sonrası 484 milyar dolara çıkarak 6 kat artış gösterdi.

Doğrudan yabancı sermaye, borsaya, devlet kâğıtlarına sıcak para yatırımı ve banka kredileri biçimindeki bu sermaye girişi (ihracı), 2002 sonrasının yıllık ortalama yüzde 5’e yaklaşan büyümesinin ana rüzgârı oldu. Sermayenin bir kısmı, KİT’leri, yerli bankaları almak için geldi.

2002 sonrasını “yeni bir dönem” yapan temelde ekonomidir, dışarıdan yoğun mal ve sermaye girişine imkân tanıyan iklim değişimidir. Dışarının ilgisinin hikmetini AKP’de aramak, dünyayı, tarihi okuyamamak; ağaçlardan ormanı görememektir. Dünya kapitalizmi ile bütünleşmede hem niceliksel, hem niteliksel bir sıçrama momentumu olan bu dönemi hazırlayan iç ve dış etkenlerden söz etmeliyiz. İç etken, sermaye girişine yol açma, onun iştahını kabartma hazırlığıydı. 1990’larda başlamıştı ama 2001 krizi sonrası Derviş-IMF işbirliğinde radikal operasyonlarla tamamlandı. Dış etken ise 2008 krizi öncesinin likidite bolluğuydu.

Küresel sermaye zaten her yere gidiyordu, Türkiye’ye de geldi. Bu yoğun sermaye akışı ve patlayan mal satışı, 2008-2009 krizinde aksadı ama burada AKP, devraldığı “rektifiye edilmiş ekonomik mirası” kullanarak dümen tutmayı bildi, sermaye akışını yeniden sağladı. 2010 ve 2011’in yüksek büyümesinin ardından ise 2012 “çakılma” yılı oldu. Devamında, iç talebin dibi kazınarak yol almak istenecek. Sermaye, henüz girişte nazlanmıyor. Çünkü küresel kriz nedeniyle gidecek fazla yer yok, risk alarak geliyor. AKP de borç dağları yaratmış bu sermaye girişinin altında kalmamanın formülünü arıyor…

Mustafa Sönmez

9 Ocak 2013 – Cumhuriyet

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!