‘Doğasında Var…’

 (…)
Wall Street Journal’dan McGroarty’nin aktardığına göre (30/01), ABD’nin mineral açığı giderek artıyor. ABD’nin, silah ve yüksek teknoloji sanayilerinde gereksinim duyduğu stratejik minerallerden 19’unda ithalat bağımlılığı yüzde 100 düzeyindeymiş. Bu 19 mineralden 11’inde de tek bir ülkeye, Çin’e bağımlıymış. Bu yüzden yönetimin öncelikler listesinin başında bu bağımlılığı azaltmak geliyormuş.

Afrika’da ‘yeni oyun’

General Moeller’in:

  • ABD’nin Afrika ordusunun görevinin doğal kaynakların Afrika’dan dünya piyasalarına serbestçe akmasını sağlamaktır” dediği…
  • “Enerji akımının aksaması olasılığının, Çin’in artan etkisinin ABD çıkarlarını tehdit ettiğini” düşündüğünü…

Geçen hafta göreve başlayan ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Kerry de senato komisyonunda konuşurken:

  • “Çin’in Afrika’nın her yerinde olduğuna” işaret ettiğini…
  • Çin’le ABD’nin Afrika’da etki alanı oluşturma yarışını” bir “oyuna benzetmiş” (Bates, The Independent, 30/01).
    “İngiltere, Fransa’ya yardım etmek için Mali’ye asker göndermeye karar verdi”,
  • “İngiltere Başbakanı Cezayir’i ziyaret ederek terörizme karşı destek ve işbirliği sundu”, “Nijer, ABD’ye kalıcı bir insansız uçak üssü kurma izni verdi”,
  • Wall Street Journal’a konuşan ABD’nin Afrika işlerine bakan Dışişleri Bakan Yardımcısı Don Yamamoto’nun, ABD ve Fransa’nın Kuzey ve Batı Afrika’da militanlara karşı uzun sürecek bir savaşı yoğunlaştırmaya başladığını vurguladıktan sonra, “Bu yalnızca ilk aşama… Bu iş yıllarca sürecek” (aktaran, WSWS, 30/01) saptamaları…

ABD’nin Çad, Senegal, Burkina Faso ve Togo, Etiyopya, Seyşeller, Kenya’dan sonra Nijer’de de kalıcı varlık oluşturmaya başlaması… Nijer Afrika’nın en önemli uranyum madenlerine sahip. WikiLeaks’in açıkladığı bir diplomatik belgeye göre Çin, Nijer’de önemli mineral kaynakları portföyü oluşturmuş. Petrol, gaz çıkarma ve rafine etme, uranyum madenleri, altyapı yatırımları alanında Çin-Nijer işbirliği buranın eski sahibi Fransa’nın yatırımlarını geride bırakmış (WSWS). Nijer’in bir diğer özelliği de Mali’nin altın yataklarına olan yakınlığı…

Batı’nın geleneksel emperyalist ülkeleri, Çin’in genişleyen etkisine karşı Afrika’da adeta bir “blok emperyalizmi” politikası izliyorlar. Bu yüzden anti-emperyalizm “utangaç milliyetçilik” anlamına gelmiyor! Ama bu saçma suçlama, “demokrasi” maskesinin arkasına sığınıp emperyalizmin avukatlığını yapmak anlamına geliyor. Belli ki bunların da “doğasında var”.

Ergin Yıldızoğlu, 4 Şubat 2013-Cumhuriyet

(“Doğasında var” ifadesinden, kurbağanın sırtında dereden geçirdiği akrep tarafından sokulması kast ediliyor.)

***

Murat Belge katıldığı bir toplantıda şunları söyledi:

“Kulağa kaba gelen bir sözü yumuşatır ve kibarca söyleriz. Örneğin ‘öldü’ demek yerine ‘vefat etti’ deriz. Anti-emperyalizm de milliyetçiliğin kibarca söyleniş şeklidir. Milliyetçilik ile solun etkileşimi sadece ülkemize has bir özellik de değildir. Dünyadaki örnekleri oldukça fazladır.”

***

Sol, ulusalcılık ve CHP’ye operasyon

 (…)

Emperyalizme karşı olmak “milliyetçilik” diye aşağılanıyor. Üstelik bunu söyleyenlerden bazıları eski solcular.

Oysa ne yurtsever olmak ayıp ne de emperyalizme karşı olmak suçtur. Dünyanın acımasız ve sorumsuzca talan edildiği, neo-liberal politikalar nedeniyle gezegenin geleceğinin tehdit altında olduğu bir dönemde, üstelik bölgemizde ülkeler işgal edilmişken anti-emperyalist olmayı etnik milliyetçilik diye nitelendirmek ya cehalettir ya da ihanet.

Çünkü günümüz dünyasında anti-emperyalist olmadan bırakın solcu olmayı, demokrat bile olmak mümkün değil. Yurtseverliğin bir kavram ve siyasal-felsefi tutum olarak aktüel ya da ırkçı milliyetçilikle hiçbir ilgisi yok. Yurtseverlik emperyalizme karşı olmak; ulusal özgürlükleri ve demokrasiyi savunmak; etnik kökeni ne olursa olsun bu ülkenin halkını severek hakkını ve hukukunu savunmaktır. Bu yanıyla yurtseverlik etnik değil, felsefi ve siyasal bir tutumdur.

Daha da önemlisi enternasyonal olmanın, ulusların eşitliği ve kardeşliğini savunmanın önünde engel değil, tam tersine onun bir gereğidir. Ulusalcılık ise ülkemizde yeni bir kavram… Emperyalizme karşı olmak, cumhuriyetin değerlerini savunmak, ülkenin birliğinden ve laiklikten yana olmak anlamında kullanılır. Kendilerini etnik ve Soğuk Savaş döneminden kalma gerici milliyetçilikten ayırmak isteyenler tarafından kullanılan bir siyasal sıfat. Bu yanıyla yurtseverliğe yakın anlamda kullanılan ulusalcılığı, ırkçılık ya da faşizmle eş değer göstermek ahmaklıktır. Türkiye’deki liberal-gerici operasyonun parçası olmaktır.
 Merdan Yanardağ,  03 Şubat 2013, Yurt Gazetesi

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!