EFENDİSİNİN İYİ TAKİPÇİSİ

Abdullah Gül, bu atamayla özledikleri gerici sistemi kamunun her noktasına adım adım yerleştirmeyi amaçladığını göstermiştir.

İnsanlar vardır efendilerine hep sadık kalırlar. Efendinin tavrı, düşüncesi ve politikası değiştikçe kölece efendisine bağlı olanın da tavrı, düşüncesi, politik kişiliği ya da kişiliksizliği efendisininkine uyumlu olarak değişir. Efendiye göre saf tutan kişiler çürüyen düzenlerde hep üstte kalmayı becerirler. Bunların en tehlikelileri, toplumu efendinin zincirine doğru koşturmayı özgürlük olarak sunabilme becerisine sahip olanlarıdır.

Ülkemizin “entelektüel” çevrelerinin emperyalizmin her politika değişikliğine kolaylıkla uyum sağlamayı becerebilen insanlarla dolu olduğunu görmek çok üzücü ama ne yazık ki gerçek. (Bunların birçoğu da kendilerini gerçekten entelektüel sanıyorlar!)

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih   Kurumu Yönetim Kurulu’na atanan Mümtaz’er Türköne isimli şahısın 1970’li yıllarda Ülkücü camia içinde yer aldığını basından biliyoruz. 12 Eylül 1980’den sonra açılan MHP davası iddianamesine baktık adı “Mümtazel Türkönü” olarak geçen bir kişinin hakkında “tefrik kararı” verildiğini gördük. Savcıların bu ismi yanlış yazmış olabileceklerini düşünerek Metin Turhan’ın hazırladığı “Ülkü Ocakları 1968–1980” isimli Türkiye’de kurulan bütün ülkücü derneklerin yöneticilerinin adlarının yer aldığı kitaba da baktık, fakat bu isme burada da rastlayamadık. Demek ki, ya eski günlere vurgu yapmasını gerektirecek kadar önemli bir ülkücü değilmiş ya da bazı çevrelerce korunup kollanmış. Efendiler bazılarını harcarlarken; bazılarını da yeni döneme de uyum sağlayabilecek olanları koruyabilirler.

Gençken nasıl ekonomi profesörü olduğu tartışma konusu olan Tansu Çiller’in 1990’lı yıllarda danışmanlığını da yapan bu mümtaz kişiliğin “Susurluk Çetesi”nin kazaya uğramasından sonra Tansu hanımın yaptığı “gaf”ın sorumlusu olduğu sonradan ortaya çıktı. Bilindiği gibi Tansu Çiller, “Bu vatan için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir” diyerek Abdullah Çatlı’yı ve cinayetlerini açıkça savunmuştu. 1990’lı yıllarda Çiller’in yanında görünen Türköne 2000’lerde zamanın modasına uyarak AKP’yle yürümeye başlamıştır. Geçen dönem eşi milletvekili olan M. Türköne son seçimlerde AKP’den aday adayı olmuş fakat her nedense aday yapılmamıştır…

Mustafa Kemal’i her fırsatta küçük düşürmeye çalışan bir kişinin (öbür atanan kişinin de çok farklı olmadığı biliniyor) Atatürk’ün adıyla anılan bir kuruma atanması doğru olmamıştır. Abdullah Gül, bu atamayla özledikleri gerici sistemi kamunun her noktasına adım adım yerleştirmeyi amaçladığını göstermiştir.

 

22 Aralık 2011 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28150

 

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU YÖNETİM KURULU

ÜYELİĞİNE SEÇME KARARLARI

Cumhurbaşkanlığından:

Karar Sayısı : 2011/70

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliğine, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı ve geçici 1 inci maddeleri gereğince Prof. Dr. Mümtaz’er TÜRKÖNE seçilmiştir.

21/12/2011

Abdullah GÜL

CUMHURBAŞKANI

Cumhurbaşkanlığından:

Karar Sayısı : 2011/71

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliğine, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı ve geçici 1 inci maddeleri gereğince Prof. Dr. İskender PALA seçilmiştir.

21/12/2011

Abdullah GÜL

CUMHURBAŞKANI

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!