Kahve Sohbetleri- Yıldırım Uygur

Washington’a gidiş nedeni Center for American Progress isimli bir düşünce kuruluşunda Türkiye konulu

bir toplantıya katılmak olan Aslı Aydıntaşbaş’ıın 31.01.2013 tarihli Milliyet gazetesindeki köşesinde yazdığı yazıya bakılırsa, ABD yönetimi artık CHP’den umudunu kesmiş, Erdoğan deyince de bakın ne yapıyorlarmış…

“CHP’DEN ÜMİT KESİLMİŞ: Daha yakın zamana kadar bu şehirde Kemal Kılıçdaroğlu’nun vaat ettiği ‘Yeni CHP’ye’ yönelik bir ümit vardı. Gördüm ki Washington ahalisi CHP’den tamamen ümidini kesmiş. Bu aralar BDP, CHP’den daha fazla ilgi çekiyor. CHP’de Faruk Loğoğlu, Rıza Türmen, Şafak Pavey, Binnaz Toprak gibi yeni isimlerin gelmesiyle açılan kredi, yerini bir ‘CHP’yle olmuyor’ havasına bırakmış. Anladığım kadarıyla bardağı taşıran damla CHP’de yükselen ulusalcılık ve Amerikan karşıtlığı olmuş. CHP’nin sürekli ‘şikâyet eden’ görüntüsü, Türkiye’nin kendi güvenliği için talep ettiği Patriotlarla ilgili ortaya attığı komplolar (‘İsrail için’) bu kentte ciddiye alınmasına engel hale gelmiş.”

Öyle anlaşılıyor ki; Amerikalıların gözünde CHP’yi yukarıdaki isimlerin yanı sıra TR 705 de kurtaramamış! Zaten yazar buraya eksik yazmış, bazı CHP milletvekilleri Kürecik’teki Amerikan radarına da karşı çıkmışlardı ve hatta Hatay’da kurulu olan ve Suriye’ye karşı yürütülen saldırıların organize edildiği yerlerden biri olduğu ileriye sürülen üsse de girmeye kalkışmışlardı!

TESEV kurucusunun “vaat”lerini Amerikalıların istediği düzeyde yerine getirememesi de gözden düşmesi gibi bir sonuç yaratığını ortaya koyuyor. Yazarın iddiası bu yönde.

Köşe yazarı yazısını şöyle sürdürüyor:

“ERDOĞAN DEYİNCE GÜLÜMSEME AMA…: Tayyip Erdoğan, Obama yönetimi içinhâlâ Ortadoğu’daki en yakın müttefik, Türkiye’deki tek muhatap. Tabii burada herkes Erdoğan’ın ‘otoriterleşme’ sinyali taşıdığını teslim ediyor. Ak Parti ve Erdoğan’la ilgili eski ‘romantizm’ yok. Başbakan’ın Muhteşem Yüzyıl’dan, Şanghay Beşlisi’ne kadar yaptığı açıklamalar, müstehzi bir gülümsemeyle karşılanıyor. Ama günün sonunda Obama yönetimi, Erdoğan’ı bölgenin en istikrarlı ve en Batılı ülkesindeki en güçlü lider olarak, yani ‘doğal partner’ olarak görülüyor.”

“Doğal partner”ın Şanghay Beşlisi’ne katılma isteğini ortaya atması karşısında sadece “müstehzi bir gülümseme” ile yetinirler mi? Son dönemlerde uç vermeye başlayan sorunlar sadece bu kadarla sınırlı olamaz. Kuzey Irak petrolleri konusu başta olmak üzere, Kürt meselesinde, Maliki ile ilişkiler, Suriye’nin geleceği ve Sünnici cephe kurma konularında ortaya çıkmaya başlayan farklı bakışlar ABD ile AKP ilişkilerinin yeniden tarif edilmesini zorlayabilir. Bu alanlardaki gelişmelerin her biri yeni dengelerin kurulmasına neden olabilecek kadar önemli görünmektedir.

 Ama sonuçta“doğal partner”, deliğe süpürülmemek ya da yeniden beyzbool sopasıyla muhatap olmamak için “bir adım ileri, iki adım geri” taktiğiyle yola devam etmek isteyecektir.

Yazarın kısa bir cümle ile geçtiği bir konunun da altını çizmek lazım, o da ABD’de BDP’nin CHP’den daha çok ilgi çekiyor olması.

Yıldırım Uygur

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!