KIŞ…Mehmet Ali Yılmaz

2017 kışı kışlığını yapıyor. Caddeler, sokaklar kar-buz siyaset ve ülke de öyle. İnsanların yüzleri gülmüyor, güvensiz ve tedirgin bakıyorlar. Bu vaziyet “güvercin ürkekliği”nden öte bir hal. Kızılay’daki kalabalıklar eskisi gibi değil, kanlı saldırıların yoğunluğu arttıkça sokağa çıkan kitlelerin yoğunluğu azalıyor, yüzleri gülmüyor.

Nereye gitti o neşeli gençler? Geçen gün Metroda şarkıcı gençler çalıp-söylemek için izin istediler pek ses eden olmadı. Daha bir-kaç ay önce yolcular koro halinde “söyleyin, söyleyin” diye seslenirlerdi. Şimdi ise ne yolcularda istek ne de şarkı söyleyen gençlerde coşku var…

Eskilerin Zemheri adını verdikleri kırk gün süren ay, bu yıl her alanda ülkemizi donduruyor. Aralık’ın 21’inde başlayan Zemheri (Zemherir) Ocak’ın sonunda biter ve bu ay kışın en soğuk günleridir. Arapça kökenli bu ifade “pek soğuk” anlamına gelen “şiddet-i berd, berd-i şedid” şeklinde ifade edilir. Ama Zemheri bu sene bir başka berd (soğuk) ve şedid (şiddetli)… Bizim yaşlarda olanlar bilirler; Zemheriden sonra Hamsin (hamsün) gelir. Arapçada elli demek olan Hamsin kışın elli günlük kısmıdır. “Ateş koru” anlamına gelen Cemrelerin de bu ay içinde düştüklerine inanılır. Havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılan cemreler baharın müjdecileridirler.

Zemherinin son altı günü ile Hamsinin ilk altı günü kışın en şiddetli günleri olarak kabul edilir. Atalarımız tecrübelerine dayanarak bu günlere “altı-oniki arası” demişler ve bu dönemde ava ve uzun yola çıkmayı iyiye yormazlarmış. Ama ülkenin başındakiler bu şiddetli soğuk günlerde ülkeyi tek adamcılık yolculuğuna çıkarmakta bir sakınca görmüyorlar. Bu yolculuğun varacağı yerde ne sulh var, ne saadet, ne kardeşlik, ne de hürriyet. Getirilmek istenen Başkanlık rejiminin ülkeyi götüreceği sistemin adı belli: Yeni hilafet…

Cahit Külebi Zerdali Ağacı adlı şiirinde Zemheride yola çıkanların sonunu ne kadar da güzel anlatmış:

Zemheride bahar mı olur

Akşamları seyret anlarsın

Sakın erken çiçek açma

Küçük zerdali ağacım

12 Eylül döneminde Anayasa referandumunda yüzde 92’yle evet diyen ya da Zemheride çiçek açan Küçük zerdali ağacı’nın bu sefer ne yapacağı henüz belli değil.

Ama Küçük zerdali ağacı belki de bu sefer zamanında çiçek açarak hem memleketin başına sarılmaya çalışılan totaliterliğe hem de ülkemizde yuvalanan emperyalist güçlere “kış kış” der.

***

2010 Anayasa değişikliği referandumunda “yetmez ama evet”çilerin desteği, HDP (BDP)’lilerin boykotu sonucunda yüzde 57’yle kazanabilen AKP’nin işi, MHP yönetiminin desteğine rağmen, bu sefer kolay değil. O zaman “üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü” propagandasıyla referanduma gittiler ve alınan sonuçla darbeci FETÖ’ye kan verdikleri trajedik bir şekilde ortaya çıktı.  Şimdi yapmaya kalkıştıkları rejim değişikliğiyle ise her taraftan kuşatma altındaki ülkemizi ikiye bölerek emperyalist planların uygulanmasına müsait ortam yaratıyorlar. Muhtemelen bahçe beyini de bunun için harekete geçirdiler…

Anayasa değişikliğinde başarılı olurlarsa sonuçta emperyalizm kazanmış olacak ama kaybederlerse ülkenin önüne yeni bir ufuk açılacak, 15 yıllık karanlık dağılmaya başlayacak, Cumhuriyet kazanmış olacak.

O zaman şarkıcı gençler içlerinden geldiği gibi neşeli bir şeyler çalıp-söylerler…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!