Lazkiye Suriyelilerindir-Yıldırım Uygur

Geçen hafta Haber Türk gazetesine konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın

önemli olduğu kadar AKP ile yapılan pazarlığın bir yönünü açık eden sözlerinin yeterince üzerinde durulmadığını düşünüyoruz. 23 Mayıs’ta Fatih Altaylı ile yapılan bu konuşmada Demirtaş şu derin stratejik anlamlara sahip sözleri söylüyor:

“Üç Kürt devleti olabilir. İran’da bir Kürt devleti, Irak’ta bir Kürt devleti, Suriye’de bir Kürt devleti. Suriye’de de Irak’taki gibi bir Kürt özerk bölgesi olacağı artık kesin. Tabii bu Suriye’deki Kürt oluşumu, Lazkiye’yi de içine alırsa Kürtlerin büyük bir sorunu ortadan kalkar. Denize alışırlar ve Türkiye’ye tam bağımlılık ortadan kalkar. Irak’ta merkezi yönetim bugünkü anlayışını sürdürürse Irak’taki Kürt devleti tam bağımsız olarak da ortaya çıkabilir.”

Bu sözlerden anlıyoruz ki, İran’da, Irak’ta ve Suriye’de birer tane Kürt devleti kurulabilecek. Nedense en büyük parça olan Türkiye’de bir Kürt devletinin kurulmasından söz etmiyor. Daha da ileri gidiyor ve bu Kürt devletlerinin denize çıkışını Suriye’nin Lazkiye şehrinden gerçekleştirebileceklerini söylüyor. Böylece Kürtlerin büyük bir sorununu Suriye üzerinden hallederek Türkiye’yi bu ağır yükten kurtarmış oluyor!

Demirtaş acaba şaka mı yapıyor!

Yoksa kurnaz AKP, Demirtaş’ın dilinden Kürtlerin “deniz sorununu” Suriye’ye ihale ediyor görüntüsü yaratarak Türkiye halkına “bakın bu sorunu üstümüzden atmaya çalışıyorum” havası mı oluşturmak istiyor? Bu manevrayı BDP Eşbaşkanına söyleterek Türkiye’yi Suriye bataklığına sokmalarının başka arka planları olduğu gibi şüpheler yaratarak halkın kafasını iyice karıştırmak mı istiyor?

Lazkiye, Akdeniz kıyısında beşyüzbin nüfuslu bir şehir. Yirmi üç milyon nüfusa sahip Suriye’de hepsi bir arada olmayan en çok birbuçuk milyon nüfusa sahip Kürtler, Nusayri Arapların yaşadığı bu kıyı şehrine göz koyabiliyorlar. Hem de Türkiye’deki bir Kürt bu fikri ortaya atma hakkını kendinde görebiliyor. Emperyalizmin bölge politikaları ve AKP’nin taşeronluk faaliyetleri Nusayrileri tasfiyeye yöneldiğine göre onların her şeyine göz koymak ve hatta el koymak mubah! Sultan hazretleri bu savaş ganimetini demek ki kurulacak Kürt devletlerine bahşedecek.

Bu yayılmacı, ilhakçı ve ganimetçi anlayıştan demokratlık çıkar mı? Bu zihniyetin neresinde solculuk, sosyalistlik var?

Kendilerine devrimci, sosyalist diyen Türkiye’nin partileri ve örgütlerinin bu haksız açıklamayı kınadıklarını, protesto ettiklerini duyan, okuyan var mı?

Reyhanlı katliamından sonra, “Biz bu olayda Hükümetin yanındayız” diyen aynı siyasetçinin ne demek istediği bu açıklamadan sonra daha net anlaşılıyor.

***

Demirtaş’ın bu konuşmayı daha sonra düzeltmeye çalıştığını aynı gazetede okuduk. Fatih Altaylı bu düzeltmeyi 26 Mayıs tarihli Haber Türk’te yayınladı. Yazı şöyle:

“Selahattin Demirtaş küçük bir düzeltme yapma gereği hissetmiş.

İletti. Ben de size iletiyorum.

Lazkiye’nin Kürt bölgesi içinde yer almasından söz etmedim. Orada söylediğim, Lazkiye Limanı’nın Kürtler için denize çıkış yolu olabileceğiydi diye düzeltti Demirtaş.”

F. Altaylı için “küçük” olan bu düzeltme öyle basit bir hatanın tamiri sayılamaz. Bu kafanın ardında yatan derin stratejinin belki zamansız ortaya çıkışı olabilir ama öyle “küçük” düzeltmelerle üstünden atlanacak bir sorun değildir.

Ahmet Türk’ün geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği ABD gezisinde söylediği “ PYD Suriye muhalefetine katılmalı, Suriye konusunda ABD ile hemfikiriz” sözlerini de okuduktan sonra gerçek niyetin ne olduğu ve “açılım süreci”nin ne amaçla yapılmakta olduğu daha da netleşmiyor mu? “Küçük” düzeltmeler, büyük planları ve aktörlerini gizlemeye yetmiyor.

Ortadoğu’ya dönük emperyal amaçlı bütün politikaları, kim bu politikaların parçası veya aleti olursa olsun, teşhir etmek devrimcilerin görevidir.

Her şeye karşın şu devrimci tavrı ortaya koymalıyız:

Lazkiye Suriye’nin ve Suriyelilerindir.

Yıldırım Uygur

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!