PİTO…

Porto Riko’lu devrimciler: sol başta; Rafael Cancel Miranda, ayakta duran; Irving Flores Rodriquez, ortada; Lolita Lebron vesağ başta; Andres Figueroa Cordero.

Rafael Cancel Miranda (PİTO)

Doğum tarihi: 18 Temmuz 1930, Porto Riko

Ölüm tarihi: 2 Mart 2020, Porto Riko

Partisi: Nationalist Party of Puerto Rico

Rafael Cancel Miranda, tüm yaşamını Karayipler’deki Porto Riko adasının bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaşarak geçiren bir yurtseverdi.

ABD emperyalizminin sömürgesi olan Porto Riko’nun bağımsızlığını ve özgürlüğünü sağlamak için çok genç yaşında mücadeleye atıldı.

En önemli eylemi 1Mart 1954’te Washington DC’de ABD Temsilciler Meclisi toplantı salonuna yaptığı silahlı baskındı. Amerikan emperyalizminin sömürgesi Porto Riko’ya yönelik sömürgeci politikalarını ve baskılarını protesto etmek için Kongre salonunda silahlarını ateşleyen Lolita Lebrón, Andrés Figueroa Cordero ve Irvin Flores Rodriguez ile birlikte bu eylemi gerçekleştirdi. Beş kongre üyesinin yaralandığı bu eylemden sonra tutuklanan Rafael ve arkadaşları 50 ile 85 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldılar.

Rafael, 240’tan fazla üyenin bulunduğu Temsilciler Meclisi binası baskını için “terör” denmesini kabul etmedi. Ona göre bu eylem “silahlı bir gösteri”ydi.

Rafael Miranda daha önce askere gitmeyi reddettiği için iki yıl Florida’da hapis cezasına mahkûm edilmişti bu nedenle 1950’de Porto Riko’daki sömürgecilik karşıtı gösteriler sırasında hapisteydi.

Bu arada Rafael gibi Porto Riko’daki bağımsızlık hareketi taraftarlarından iki genç 1950’de ABD Başkanı Truman’a başarısız bir suikast girişiminde bulunmuşlardı.(*)

Günümüzde gündemden düşmüş görünen bu bağımsızlıkçı hareket 1950’lerde oldukça canlıydı.

Bu dört devrimcinin uzun hapis hayatları süresince serbest bırakılmaları için çeşitli kampanyalar açıldı. Serbest bırakılmalarını isteyenlerden biri de ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez’di. Marquez, 1 Ekim 1977’de Başkan Jimmy Carter’a yazdığı mektupta hasta olan Andres Figueroa Cordero’yu affetmesini istedi. Carter, Cordero’yu affetti. Ancak Rafael ve iki arkadaşı 25 yıl hapis yattıktan sonra 1979’da serbest bırakıldılar.

Rafael, 1979’a serbest bırakıldığında düşüncelerinin değişip değişmediğini sordular. “Ülkem hâlâ sömürgeyken neden değişeyim?” demişti. Serbest bırakıldığı gün Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada: “Elbette bağımsızlık ve devrim için çalışacağım, eğer şanslıysam çocuklara şarkı söylemek için biraz zamanım da olabilir.” Carter bu serbest bırakmayı her ne kadar “insani gerekçelerle” yaptım demiş olsa da bunun gerçek nedeni Küba’nın elindeki bir CIA ajanının ABD’ye iade edilmesiydi.  Küba’nın devrimci yönetimi, Rafael Miranda’yı ve arkadaşlarını unutmamıştı.

Rafael tüm yaşamını, 1898’deki İspanyol-Amerikan Savaşı’ndan sonra ABD egemenliği altına giren Porto Riko’nun bağımsızlığına adayan bir özgürlük savaşçısıydı. Ölümüne kadar hep bir mücadele adamı olarak kaldı; kitaplar yazdı, siyasi kampanyalar düzenledi. Kod adı Pito olan bu uzun boylu devrimci eylemleriyle, düşünceleriyle, yazdıklarıyla, ülkesinin kurtuluşu ve halkının özgürlüğü için yaşadı.

90 yaşında hayatını kaybeden Rafael’in cenaze töreni bir gemi konvoyu eşliğinde yapıldı. Bu törende eşi María de los Ángeles Vázquez bir veda konuşması yaptı. Bağımsızlık hareketi mensubu olan Maria bu konuşmasında, José Marti’den yaptığı alıntıyla şunları söyledi: “Rafael Cancel Miranda’nın tereddüt etmeden yaşayan birçok insanın en iyi örneklerinden biri olduğunu söylemek isterim. Birçok kadın ve erkeğin haysiyetini, cesaretini ve bilgeliğini taşıyordu. Ama her şeyden önce, Che’nin vurguladığı gibi, sevgi, gerçek bir devrimcinin sevgisi ile doluydu. Halkına, insanlarına sevgi taşıyordu. Onu çok özleyeceğiz, etkileyici varlığı, güzel görünüşüyle, siyah gözlerindeki delici bakışları, samimi gülümsemesiyle…” (M. Abu Jamal, Evrensel, 21.3.2020)

Porto Riko’nun bağımsızlığı için savaşan Rafael Cancel Miranda’yı hala özgürlüğünü kazanamamış halkı unutmayacak!

(*)1 Kasım 1950’de, Porto Riko’lu bağımsızlıkçılar Griselio Torresola ve Oscar Collazo Blair, ABD Başkanı Truman’a suikast girişiminde bulundular. Torresola ölü, Collazo yaralı ele geçirildi.

Necip Fazıl Kısakürek, bu suikast girişiminin başarılı olamamasını Amerikan polisinin başarısına ve bunu da ABD’de “gerçek sistem”in varlığına bağlamıştı.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!