Rant Corporation’ın Suriye’yi Bölüştürme Raporu

ABD derin devletinin akıl hocası sayılan, Pentagon için araştırmalar yapan, planlar hazırlayan Rand Corporation Suriye için bir rapor hazırlamış. Bu emperyal amaçlı yol haritasında Suriye’de ateşkesin nasıl sağlanacağı, bu ülkenin neye göre dilimleneceği, hangi parçasının hangi dış gücün kontrolü altında olması gerektiği ortaya konulmuş.

Rand Corporation çok önemsenmesi gereken bir ABD kuruluşudur. Bir konu hakkında çalışma yapıyorsa o konu da raporu da önemlidir. Yaptığı işin ABD emperyalizmi için önemini, anlamını geçmişte defalarca kanıtlamış bir kuruluştur. Türkiye ile ilgili öngörülerinin de genellikle tuttuğunu biliyoruz. Bir kaç örnek verelim: 1996’da Erdoğan ve Gül’ün ülkede gelecekte oynayacakları rolü bilen bu kuruluş Türkiye’nin Barzani ile “müttefik” olacağını, Deniz Baykal’ın CHP’nin başından gideceğini ve TSK’da yapılacak dönüştürme işini de açıklamıştı.

İşte bu derin örgüt geçen Aralık’ta Suriye’yle ilgili de bir rapor hazırladı -isterseniz siz “plan” yaptı deyin. Adı da “Suriye İçin Barış Planı”.

Bu planı Oda Tv’de Müyesser Yıldız yayınladı. Biz de oradan aldık. Çünkü daha fazla okunması gerektiğini düşünüyoruz.

Ancak Suriye’de son günlerde ortaya çıkan gelişmeler, Rusya’nın birçok yeri havadan bombalaması, İran-Hizbullah güçlerinin sahada ilerlemesi, ABD’nin PYD-YPG’ye verdiği desteğin tam olarak arkasında durması Esad yönetimi ve PYD lehinde gelişmelere yol açmaktadır.

Son gelişmelerle birlikte raporda sözü edilen grupların bazılarının payı artarken bazılarının ki azalmaya devam ediyor. Raporda Sünni muhaliflerin garantörlüğüne tayin edilmesi istenen Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün kontrol bölgeleri son saldırılarla daralırken, Kürtlerin garantörü ilan edilen ABD’nin ve Esad yönetiminin garantörü Rusya ve İran’ın payları büyüyor.

Yalnız bu gelişme raporda ortaya konulan mantaliteyi değiştirmiyor. Suriye her halükarda parçalanıyor, netice olarak ABD ve Rusya’nın kumandaları altında küçük manda yönetimleri oluşturuluyor. Bu arada Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün ABD tahakkümü altında olmaları Sünni muhaliflerin elinde kalan bölgelerin esas mandaterinin de ABD olacağı sonucunu değiştirmiyor.

Bu arada raporda ortaya atılan görüşe göre, IŞİD emperyalist güçlerin bölgedeki oyun aracı olma işlevini sürdürecek.

Raporu okurken geçtiğimiz günlerde meydana gelen bir gelişmeyi de dikkate almak gerekiyor. Bildiğiniz gibi Davutoğlu ile Merkel son görüşmelerinde NATO’yu Ege denizi ve Türkiye-Suriye sınırına çağırdılar. Böylece Batı emperyalizminin bölgeye daha yoğun biçimde yerleşmesi ve Türkiye’nin bu güç tarafından daha fazla çevrelenmesinin istendiği anlaşılıyor. Bunun anlamı daha çok kan, daha çok katliamdır. Yıllardır Ortadoğu’daki devletleri parçalamak, petrolüne, doğal gazına el koymak isteyen ABD ve diğer Batılı emperyalist devletlerin saldırı örgütü NATO’yu bölgede daha aktif hale getirerek bu güçlerin etkinliği büyütülmek isteniyor.

 

İşte o rapor:

rapor

 

rapr1.png

rand3rand4rand5rand6rand7rand8rand9rand92

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!