Rezalet

Bu ülkede rezalet ya da rezillik sözleri en çok kime yakışır, desek hemen aklımıza aynı isimler, aynı çevreler gelir.

Reza, kimi ya da kimleri çağrıştırırsa rezalet ve rezillik kelimeleri de onları hatırlatır.

Rezidans da öyle. Dünden beri tamamen öyle.

Rezilliğin merkezi neresi desek, herkesin aklına Söğütözü’ndeki bina gelir. Artık oraya hemen yakınında yaptırılan sarayı da ekleyebilirsiniz.

Rezil binaları diken müteahhitler düzgün olur mu? Hepsi vurguncu ve soyguncu. Öldürdükleri işçilerin kanlarından para kazanıyorlar. Rezalet.

Soma’da yaptıkları katliam yetmedi. Kar için yeni yeni katliamlara imzalarını atıyorlar. Hepsi de AKP’li, aynı kaynaktan besleniyorlar, besliyorlar. Hepsinin de dini bütün! Hatta bazıları imam hatipli.

Ülke topraklarını talan etmeleri, yaptıkları çevre katliamı yetmiyor, insanlarımızı da öldürüyorlar. Sularımızı, denizlerimizi, toprağımızı ve havamızı kirletiyorlar. Yetmiyor özgürlüğümüzü elimizden alıyorlar, onunla da yetinmiyorlar, hayatlarımıza son veriyorlar. Bu ülkeye ve halkımıza verdikleri zarar da yetmiyor, Ortadoğu’nun kana bulanmasında da başroldeler.

Bunları bizim başımıza kim bela etti? Bunları saklandıkları karanlıklardan kim ortaya saldı?

Gerçek fail belli. İpleri kimin tuttuğunu daha geçen gün Galler’de çekilen resimde bir kez daha gördük. ABD Başkanı süt dökmüş kediye bakar gibiydi.

Bu bakışları ve rezaletleri yok etmenin tek yolu, Rezidansçılara karşı La Resistance’ı yükseltmektir.

Hedef, emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı her yerde, her zaman, her koşulda; küçük-büyük, zayıf-güçlü demeden çok yönlü mücadeleyi geliştirmek olmalıdır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!