Son Saldırı İle ABD Gözdağı Veriyor

ABD son yıllarda Rusya’yı hedefine koydu. Rusya ile iyi ilişkiler kuranları sıkıştırıyor ve hatta cezalandırıyor.

İngiltere’nin AB’den ayrılmasını sağlayan esas güç derin ortağı ABD’dir. ABD’nin bunu yapmasının altında yatan neden; Rusya ile iyi ekonomik-ticari ilişkiler içinde olan ve AB’nin liderliğini elde eden Almanya’nın konumunu zayıflatmaktır. Emperyalistler arasındaki çelişkiler giderek derinleşiyor.

Türkiye’nin dış politikasının ana rotası ABD politikalarına ters düşemez. 1950’lerden beri bu böyledir. Ne zaman Türkiye’nin dış politikası ABD politikalarına ters düştüyse ya hükümet devrilmiş ya da ekonomik ve askeri ambargo kapımıza dayanmıştır. Yakın tarihimizde bunun iki çapıcı örneğini yaşadık:  1964’te Kıbrıs sorunu nedeniyle İnönü ABD politikalarına ters düşünce başbakanlığı kaybetti. 1974’te Ecevit haşhaş ekimi ve Kıbrıs konusunda ABD ile anlaşamayınca hükümetten oldu ve Türkiye de ambargo ile karşılaşmaktan kurtulamadı.

İkibinli yıllarda BOP’nin Eş Başkanı ABD’nin Orta Doğu politikalarına tam uyum içinde iktidarını sürdürdü. AKP iktidarının ABD projesi doğrultusunda yürüttüğü Libya, Mısır ve Suriye politikaları Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırırken içeride de mezhepsel temelde gericileştirdi. Bu arada çözüm süreci adı altında PKK ile yürütülen faaliyetler ise ülkeyi etnik temelde parçalanma noktasına getirdi. Bunlarla da kalmadılar, Amerikancı politikalara uyumda o kadar ileri gittiler ki; Doğu Akdeniz’de ABD çıkarlarına (kendi çıkarları gereği) çomak sokmaya başlayan Rusya’nın savaş uçağını Türk Hava Kuvvetlerine düşürttüler.

Fakat bu arada Türkiye’nin iç dinamikleri söz konusu gidişattan rahatsız olmaya başladı. İç dinamiklerin zorlamasıyla PKK-PYD’ye karşı –geçici de olsa- tavır değişikliğine gidildi ve komşu ülkelerle tamamen bozulan ilişkilerin de tamiri yoluna girilmeye başlandı. Bu değişikliğin bir süredir ABD’yi rahatsız etmekte olduğu yapılan çeşitli açıklamalara da yansıdı. Son günlerde Rusya ile yıkılan köprülerin yeniden kurulması yönünde atılan küçük bir adımdan bile ne kadar rahatsız olduklarını bu kez sözle değil eylemle ortaya koydular. İşte İstanbul Atatürk Hava Limanı’nda yapılan katliamın asıl nedeni Türkiye’nin ABD’nin Rusya politikasıyla kısmen farklılaşmaya başlamasıdır.

Bu arada İstanbul’da katliamın yapıldığı saatlerde NBC akşam haberlerinde CIA Direktörü John Brennan’ın “30 IŞİD militanının Türkiye’ye yollandığını” söylemesi de dikkat çekici bir açıklamadır.

Sonuç olarak; Atatürk Hava Limanı katliamının asıl sorumlusu ABD emperyalizmidir.

Yapılması gereken; ne pahasına olursa olsun ABD emperyalizmine ve ülkemizdeki gericiliğe boyun eğmemektir. Bunlara teslim olmak halkımızın ve ülkemizin daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalması anlamına gelir.

editor

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!