Suriye’ye müdahale ve muhalefet

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun ABD ziyaretinde Türkiye’nin Suriye’ye

müdahaleye yönlendirildiği artık daha net bir şekilde ortaya çıktı. Artık fotoğraf daha da netleşti. ABD, AKP iktidarına “Ayak sürüme, harekete geç” diyor. AKP de bu uyarı üzerine harekete geçeceğinin sinyallerini veriyor. Tunus’ta toplanan ve kendilerine “Suriye’nin Dostları” adını veren Amerika’nın dostu olan ülkelerin Suriye’ye müdahalenin koşullarını olgunlaştırmaya çalıştıkları besbelli.

BM Genel Kurulu’nda alınan ve hiçbir yaptırım gücü olmayan karara sürekli vurgu yapılması da önümüzdeki dönemde yapılacak bir müdahaleyi meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir.

27 Şubat 2012 tarihinde yapılan MGK toplantısında alınan karar da bu uluslararası ilişkilerde oluşturulan süreçle uyum halindedir. ABD’nin yönlendirmelerine, BM kararlarına ve Tunus toplantısında alınan kararlara paralel bir sonuca doğru gidilmekte olduğu anlaşılıyor. MGK kararının Suriye ile ilgili kısmından anlaşılıyor ki emperyal politikalar olduğu gibi benimseniyor. Buna ilaveten de uluslararası güçlerden daha fazla aktif olmaları isteniyor ve insani koridor kurulmasının gerekliliğine işaret ediliyor. Karar şöyle:

“Suriye’de devam eden şiddet, yıldırma ve toplu kıyım eylemlerine uluslararası toplumun seyirci kalmaması gerektiği vurgulanmış, bu çerçevede Suriye halkının korunmasının ve insani yardım ulaştırılmasının öneminin altı çizilmiştir. Bu kapsamda ayrıca uluslararası forumlarda meydana gelen gelişmeler gözden geçirilmiş, BM Genel Kurulu’nun 16 Şubat 2012 tarihinde ezici bir çoğunlukla kabul ettiği karardan duyulan memnuniyet dile getirilmiş ve 24 Şubat tarihinde Tunus’ta gerçekleştirilen Suriye’nin dostları grubu toplantısının sonuçları değerlendirilmiştir.”

Yukarıdaki karar metni ile Türkiye, Suriye’de bir koridor oluşturmak için harekâta hazır olduğunu ama uluslararası güçlerin daha aktif desteklerine ihtiyaç duyulduğunu da belirtmiş oluyor.

***

Bu arada iktidar ve ona biat etmiş olan kurumlar ülkeyi emperyalist güçler istiyor diye savaşa sürüklerken muhalefet ne yapıyor?

Sosyalistler Suriye’ye yapılacak müdahaleyi önlemek için güçleri ölçüsünde mücadele etmeye çalışıyorlar. En son Antakya’da Valiliğin yasaklamasına rağmen ÖDP ve daha önce de başka sol kuruluşlar emperyalizmin Suriye’ye müdahalesine karşı çıkan gösteriler düzenleyerek halka gerçekleri anlatma çabası içine girdiler.

Ana muhalefet partisi ise bu en hayati konuda aylardır kıpırdamıyor. Türkiye’nin gelecek on yıllarının çok yanlış bir yola sokulmasına neden olacak olan bu müdahaleci gidişe karşı aktif tavır almak yerine belki de sonuçta Libya savaşında benimsediği işbirlikçi politikanın bir benzerini tercih edecektir. Yoksa bu çok önemli konuda niye halk toplantıları, büyük protesto gösterileri ve mitingler yapmıyorlar? Bu arada Kürecik’e dikilen ABD kalkanına karşı da ses çıkarmamayı tercih ediyorlar.

Sınır illerindeki kitleleri harekete geçirme gücü olan muhalefet partilerinin harekete geçmemeleri hiç de hayra alamet davranışlar değil. Neden susuyorlar, ABD ile ters düşmekten mi korkuyorlar?

1950 senesinde de bugünkü gibi bir BM Genel Kurulu Kararı’na dayanarak DP iktidarı tarafından bir oldubittiyle, Büyük Millet Meclisi’ne bile sormadan Kore Savaşına sokulmadık mı? Ama komşumuz Suriye’ye müdahalenin sonuçları binlerce kilometre ötede hiçbir toplumsal ve tarihi ilişkimizin olmadığı Kore’ye savaşmaya gitmek gibi olmaz. Suriye’ye girmenin askeri sonuçlarının yanı sıra ekonomik, siyasal ve toplumsal sonuçları çok iktidarları, parti liderlerini ve kendini Ortadoğu’nun sultanı sananları yıkar.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!