UÇURTMALAR, RÜZGÂRA KARŞI UÇAR-Abdullah Damar

UÇURTMALAR, RÜZGÂRA KARŞI UÇAR

Uçurtmalar, rüzgâra karşı uçar.

İskeleti, rüzgâr dolacak göğsü, uçmasını sağlayacak ipi ve onları uçuracak çocuklar olduğunda tutamazsınız onları.

Dere, tepe dinlemezler.

Kuyruğunun takılacağı ağaçlıklar varmış, yamaçtaki kayalıklar onları engellermiş, ne gam.

Bir kez havalandılar mı, tamamdır.

Arkalarına bakmazlar…

Yok, yükselemedim, yok hızlı uçamıyorum, yok kuyruğum gövdemi iyi dengelemiyor, yok birazdan yağmur yağar ıslatır beni, yok yırtıcı kuşlar gelir parçalar gibi olmadık mazeretlere sığınmazlar.

Hedefleri uçmaktır, gerisi beyhudedir.

Hiçbir zaman ilkbahar mevsimi olmasını beklemez, uçurtmalar.

Yağmur olmasın, kar olmasın, hava kapalı olmasın, yerler çamur olmasın, yaz olmasın, sonbahar olmasın, kış olmasın diye hiçbir zaman sızlanmazlar.

Hedefleri uçmaktır, gerisi beyhudedir.

Uçmamayı, havada asılı kalmayı hele hele yere inip, başka uçurtmaların uçmasını beklemeyi, kendilerini başka uçurtmaların özendirmesini, başka uçurtmalara bakarak uçmayı, kendilerini başka çocukların uçurmasını hiç beklemezler.

Hedefleri uçmaktır, gerisi beyhudedir.

Uçmaktan bıkanı, uçmak için rüzgâr bekleyeni gözü yerde olanı, yorulanı, kırılanı, “artık uçmanın sırası değil” diyeni, “Başka uçurtmalar uçsun, biz sıramızı bekleyelim” diyeni, “Hep ben mi uçacağım, biraz da başka uçurtmalar uçsun” diyeni,  gelebildikleri yerde bırakırlar. Onlar için, onları yeniden uçurmak için bütün enerjilerini heba etmezler, belki daha sonra yine uçmayı denerler diye onları oldukları yerde bırakırlar.

Çünkü artık uçmayı düşünmeyenlerden uçmayı beklemenin boşuna olduğunu, o uçurtmalardan, yarar gelmeyeceğini bilirler.

Tek başlarına kalsalar bile onları hedefinden, uçmaktan alıkoyacak hiçbir şeyi dinlemezler.

Hedefleri uçmaktır, gerisi beyhudedir.

Yeni çocukların yeni uçurtmalar yapması için var güçleriyle uçarlar.

Yeni çocuklar onları görsün, özensin, yeni uçurtmalar yapsın diye gece gündüz demeden uçarlar.

Yeni uçurtmaların rüzgâra karşı cesurca uçması için gözlerini budaktan sakınmazlar. Özgürce uçmanın, engebeli ve dolambaçlı yollardan geçmek olduğunu akıllarından hiçbir zaman çıkarmazlar.

Çünkü bilirler ki, tarihi yapanlar ve geleceği yazanlar, rüzgârın çıkmasını bekleyerek, rüzgâr çıktığında uçurtmasının iplerine sarılanlar ya da birilerinin “Hadi rüzgâr çıktı, davranın uçurtmanıza” demesini bekleyenler değil; her zaman ve her koşulda uçmayı düşünen ve mevsim hangi mevsim olursa olsun, uçabilenlerdir.

Çünkü ONLARIN hedefi uçmaktır, gerisi beyhudedir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!