Ünlü İtalyan Felsefeci Bodei Ankara’daydı… – Ahmet Yıldız

“Batı Düşüncesi Bağdat’daki Kütüphaneden Doğmuştu! Ama Bağdat’ı Yerle Bir Etti!”

 

ahmety@anafikir.gen.tr

İtalyan düşünür Prof. Remo Bodei, geçen gece Ankara’da, İtalyan Büyükelçisi Sayın Gianpaolo Scarante’nin rezidansında ilginç bir konuşma yaptı. Dost Kitabevi’nce yayınlanmış Güzelin Biçimleri, Zaman Piramitleri adlı kitabı da bulunan düşünür, hep Alman ve Amerikan felsefecileriyle yatıp kalkan Türk akademisyenlerine de İtalyan felsefecilerin düşünce yapısı hakkında deyim yerindeyse ders verdi.

Dünyada yaşayan insan sayısının hemen hemen yarısının duymuş olduğu, yaşanılan bir olayı daha önceden yaşamışlık veya görülen bir yeri daha önceden görmüş olma duygusu “Dejavu” üzerine konuşan, bu duyguyu tıpçılar, düşünürler ve edebiyat yapıtlarından örnekler vererek açıklayan profesör dinleyenleri günümüzün olaylarıyla geçmişin olayları arasında gerçek bir yolculuğa çıkardı.

İtalyan düşünür Prof. Bodei, havada uçuşan düşüncelerden çok ayakları yere basan, yani insanlığın gelişme aşamalarını, Rönesansı, Aydınlanmayı önemseyen önemli bir “Geç dönem” düşünür örneği verdi.

Örneğin Derrida’dan söz edip çok şey bildiğini kanıtlamaya çalışan kafası cacık bir 12 Eylül ürünü akademisyeni olduğuna inandığım birine kesin bir biçimde:

“Derrida’yı çoktan hurdaya ayırdık!” diye yanıt verdi. Ve devamla yeni nesil düşünürleri şiddetle eleştirdi:

“Kafamızda ne varsa onu söylemeyi felsefe sandılar. Rönesansı, Aydınlanmayı  ortadan kaldırdılar; yok saydılar. Gözlüğün tozunu temizlemek yalnızca gördüklerimizi daha iyi görmeye yarar. Hayata hiçbir katkısı yok bu düşünürlerin!..”

*

Prof. Dr. Remo Bodei’nin not alabildiğimiz bazı düşünceleri şöyle:

“Dejavü duygusu aslında zamanın geri döndürülemeyeceği üzerine düşündürür. Geçmişte bir gün yaşanmış bir olayın aynısı ya da hiç söylemediğimiz sözü söylemişiz sanırız. Ama bunu somut bir olaya da dayandırırız. Dejavü bir şaşkınlık anıdır. Orijinal ve kopya aynı andadır.

Ama zihnimiz bunun gerçek olmadığını bilir! Geçmişle bugün kısa devre yapar.”

*

“Zamanın geriye döndürülebilir duygusu heyecan verir. Ölü bir geçmiş kendini bugün gibi ortaya atmaktadır. Ama etkisi zamanın geriye döndürülemeyeceğini duyumsatır.”

*

“Tıp Dejavü için, beynimizin sağ ve sol yanının senkronizasyonundaki problemi sorumlu tutmuştur. Beynimizin iki yarısı arasındaki faz değişimindeki sorundur bu.”

*

“Umut önemlidir. Umut ve beklenti gelecek zamanı yaşatır.”

*

“Bölünemeyen anlar bir araya gelir ve zamanı oluşturur.”

*

“Freud, tıpla felsefeyi buluşturmuştur. İçimizdeki (ruhsal) zamanla normal zamanın uymadığını fark etmiştir.”

*

“Zaman algının, ardışıklığın düzenidir. Hayal gücümüz birçok şeyi toparlamaya çalışır.”

*

“Bazı düşünürler, büyük felaketlerin uygarlıkları yok ettiğini ama tepelerde yaşayan çobanların bundan kurtulup uygarlığın her seferinde yeniden başladığına inanırlar!”

*

“Ölümsüzlük arzumuz zamana karşı müdahale arzumuzdur.”

*

“-Zaman geçip gidiyor beyefendi! -Hayır zaman değil biz geçip gidiyoruz!”

*

“Biz kendi istencimiz dışında var olan hazır bir dünyaya geliriz. Birçok şeyi zorla yaparız. Aslında hep cahiliz. Bilmiyoruz yaşamı!”

*

“Değişik uluslar olarak birbirimizi anlamadan bütünleşmek çok zor. Geçmişi kaynak olarak görmek geçmişi yaşamaktan daha doğrudur.”

*

“Çağını yansıtan sanatçı vasattır. Çağının ötesini gören sanatçılar ölümsüzdür. Bunun için çoğu kez bugünkü çoğu sanatçıdan Ömer Hayyam, Shakespeare, Dante daha çağdaştır!”

*

“Kimya örneğin, hep aynı şeyleri söyler. Ama bir sone okumak, sanat, sürekli yenilenmek demektir. Beyaz bir sayfada bir takım siyah karalamalar, yani edebiyat eskiden olanı bugüne getirir.”

*

“Felsefeciler seri katillerdir. Her biri bir öncekini, sonraki de onu öldürür.”

*

“Foucault: Politik güç işkence, hapse atmak vs. değildir, yaşamsal güçleri kontrol etmektir, der.”

*

“Entelektüel gelenekleri unutmamak lazım. Kültürel geleneklerin silinmemesi gerekiyor.”

*

“Bağdat’da Halifeler zamanında eski dillerden çevrilmiş kitapların olduğu Bilgeler Evi denen kütüphane vardı. Batı o kitaplardan yararlanarak kendini kurdu. Ama bugün Bağdat’ı yerle bir etti!”

*

Bize kısa da olsa felsefenin zihnimizi açan özelliğini anımsatan, düşünmenin tadını yaşatan Profesör Remo Bodei’ye teşekkür ediyoruz.

Tanrı insanları kabız felsefecilerden korusun!

Ahmet Yıldız

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!