Vicdan ve Adalet

Doğru tavır, dünyanın neresinde olursa olsun, emperyalizmin işbirlikçisi bütün iktidarlara,

 ister Ortaçağ zihniyetinin tezahürü olsun, isterse de modern biçimlerde olsun, karşı çıkmak olmalıdır.

Sayın okurlarımız,

1-Dikkat ettiyseniz Ergenekon davasında gazetecilere ağır cezalar vererek basın üzerinde baskı kurmaya ne kadar önem verdiklerini ortaya koydular. AKP iktidarı basını sadece yandaş işadamlarına satın aldırarak, parayı kullandırarak, korkutmalarla ya da vaatlerle kontrolü altına almıyor. Yasaları, mahkemeleri kullanarak da bu işi yapıyor. AKP’ye muhalefet eden gazetelerin birçoğunun yöneticileri, yazarları bu davaya dahil edilerek cezalandırıldılar. Yurt gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ da sırf muhalif olduğu için cezaya çarptırıldı. Bu haksız ceza elbette ki bir gün sahiplerine geri dönecektir.

2-Değerli okurlar, sitemizde yer verdiğimiz “Serbest Kürsü” köşesine nispeten daha az ilgi gösterildiğine tanık oluyoruz. Okurların düşüncelerinin yer aldığı bu köşeye daha fazla ilgi göstermenizi talep ediyoruz. Hem yazma hem de okuma anlamında.

3-Gün geçtikçe Abdülhamit hafiyeciliğinin tel tel dökülmeye başladığını görüyoruz. AKP iktidarının başının açıkça ilan ettiği gibi muhalefetin nefes alışını bile takip ediyorlar, dinliyorlar, gözetliyorlar. Çünkü muhalefetten ve halktan korkuyorlar. CHP milletvekillerini gözetledikleri, dinledikleri ortaya saçıldı. Rezalet bununla da kalmadı, CHP’li yöneticilerin evlerine girilip evrakları çalındı ve parti binalarında dinleme cihazları bulundu. Mimarlar Odası’nda da dinleme aletleri bulundu. Bakalım hangi muhalif kuruluşta ya da evlerde daha ne gibi takip cihazları bulunacak.

4-Kendi halkına karşı daha dün biber gazı, gazlı tazyikli su, plastik mermi ve copla saldıran; beş kişiyi öldürten, oniki kişinin gözünün çıkmasına neden olan, binlercesini yaralayan ve hapse atan AKP yönetimi şimdi çıkmış Mısır’daki saldırıyı kınıyor. Siz daha yeni biber gazı, TOMA, kalkan ve cop gibi savaş alet ve edevatlarını sipariş etmediniz mi? Bu öldürücü olduğu bir ay önce ortaya çıkan malzemeleri kime karşı kullanmak için sipariş ettiniz? Hiç şüphesiz Mısır polisine karşı değil, Türkiye halkına karşı. Kendi halkının canını yakmak için hazırlık yapan bir iktidarın “Mısır’da insan hakları çiğneniyor” türünden şikâyetlerini dünya ciddiye alır mı? Diğer yandan, Mısır’la ilgili sokağa çıkanlara da bir sözümüz var: kendi vatandaşlarına iktidar güçleri acımasızca saldırırken, siz neredeydiniz? Yoksa birçoğunuz o gencecik insanlara diş mi biliyordunuz? Palalılara sahip çıkmaya utanmayanların arasında siz de var mıydınız? İktidara muhalif olan beş kişi bir araya gelince iktidar güçleri saldırıya geçiyordu, sizler, iktidar yanlıları yüzlerceniz gösteri yapınca size polisin ses çıkarmamasını nasıl yorumluyorsunuz?

Bahreyn’de krallığa karşı sandık isteyen, demokrasi diyen halkın aylardır, hatta yıllardır şiddetle bastırılmasına karşı çıkmıyorsunuz. AKP ve dinci kesimin kanaat önderleri Bahreyn’deki baskıları, katliamları neden görmezler? Bahreyn’de özgürlük isteyen, demokrasi talep edenler de Müslüman ama Şii. Biraz samimiyet ve dürüstlük.

Vicdan ve adalet dediğiniz bunlar olsa gerek.

Ortak oluyorsunuz işlenen suçlara ve halkın malını yiyenlere…  

Doğru tavır, dünyanın neresinde olursa olsun, emperyalizmin işbirlikçisi bütün iktidarlara, ister Ortaçağ zihniyetinin tezahürü olsun, isterse de modern biçimlerde olsun, karşı çıkmak olmalıdır. Mısır’da olduğu gibi; halkın dinci diktaya karşı kendi iktidarını kurmak için yürüttüğü mücadelenin önünü kesen emperyalist operasyonlara karşı çıkılması gerektiğini daha önceki yazılarımızda ortaya koymuştuk. Ama bu karşı çıkış; emperyalizmin geri plana ittiği eski politikaların uygulayıcılarının canlanma hareketlerinin desteklenmesi anlamına gelmiyor. Elbette ki Mısır’da ordunun katliamına karşı çıkılmalıdır ama bu Müslüman Kardeşlerin gerici iktidar heveslerinin desteklenmesi manasına gelmez. Devrimciler, halk kitlelerinin ilerici-demokrat, anti-emperyalist mücadelelerini desteklerler.
***
Bir de şu resimlere bakın eyy vicdan sahipleri!

Soldaki resimdekiler Mısır’da saldırıya uğrayan muhalifler oluyorlar, AKP’lilerin sahip çıktığı Müslüman Kardeşler yani, AKP zihniyetine göre bunlar masum!

Sağdaki resimdekiler ise 31 Mayıs direnişçileri; gazı, copu, TOMA’yı, plastik kurşunu ve hatta ölümü, gözlerinin çıkarılmasını hak edenler oluyorlar, yine AKP zihniyetine göre!

İşte budur AKP’nin adaleti!

EDİTÖR

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!