Yasakçı Zihniyet

AKP kongresine muhalif gazeteler alınmıyormuş!

 

Bu sonuç hiç de şaşırtıcı değil, bunların her zamanki tavrı. AKP gericiliğinden beklenen de budur.

Faşistten olmadığı gibi gericiden de demokrat olmaz.

Demokrat görünürler ama olmazlar, olamazlar. Onlardan demokrat olur zannedenler fena halde yanılırlar. Çünkü onların ideolojileri demokrat olmaya uygun değildir. Dünya görüşleri demokrasiye temelden karşıdır. Eşitliği değil eşitsizliği, özgürlüğü değil baskıyı esas alırlar. Hangi din, hangi dinci gerçek demokrasiyi savunabilir, bu mümkün mü? Bir dincinin demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü savunması eşyanın tabiatına aykırıdır.

Türkiye şartlarında faşizmin hep gericilikten beslendiğini, gerici kesimler içinde kolaylıkla taraftar bulduğunu unutmayalım.

Dinciler, demokrat maskesi takmayı iyi becerirler ama özleri baskıcıdır, hegemonyacıdır. Yetişme şartları, yaşadıkları çevre, yaşam biçimleri, içinde yer aldıkları tarikat ilişkileri, en baştan kulluğu ve müritliği kabullenişleri, kadına bakışları vb nedenler onların demokratlığına engeldir.

Eşitsizlik dinciliğin özünde mevcuttur. Müritler ile şeyhler bir olur mu? Ekonomik eşitsizlik ve toplumsal eşitsizlik en baştan kabullenilir. Eşitsizliği kabul etmeyeni, eşitliği savunanları dinciler kendilerinden saymazlar ve hatta kâfir ilan ederler.

Yıllarca solcuları niye düşman ilan ettiler? Birincisi dünyadaki efendileri emperyalizm öyle istediği için, ikincisi de solcular tam bağımsızlığı, gerçek demokrasiyi, eşitliği ve özgürlüğü savundukları için. Solcuların-devrimcilerin savunduğu bu değerlerin hayata geçmesi demek onların saltanatlarının sona ermesi anlamına gelir.

Onlar için özgür düşünme söz konusu bile olamaz. Özgür düşüncenin olmadığı yerde de demokrasi olmaz.

Dinciler için aslı astarı olmayan nedenlere dayalı propaganda ve demagoji ile kitleleri uyutmak ve kandırmak esastır. Geçeklerin açığa çıkmasını istemedikleri ve toplum içinde elde ettikleri konumlarını kaybetmemek için bu yola başvururlar. Bu ortaçağ dünya görüşünün temsilcileri, işte bu yüzden bilimselliğe, sorgulamaya, neden-sonuç ilişkisi kurmaya karşıdırlar. Akılcılığı reddeden dinciler irrasyonalliğin gizemli duygusallığına sığınarak kitleleri etkilemeye, yönlendirmeye çalışırlar. Ölüm korkusu ve “öteki” dünya hikâyeleri ile saf insanları çaresizliğe, teslimiyete sürükleyerek; insanlığın eşitlik ve özgürlük ideallerini  ve güzel yarınlar hedeflerini parçalarlar.

İşte dinciliğin demokrasisi, özgürlüğü ve eşitliği… Yarınları olmayan, geleceksiz, karanlık içinde kalmış ve teslim alınmış bir toplum…

AKP’nin demokrasisi budur…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!