Yolumuz Açık: Nepal’de

Yolumuz Açık: Nepal’de Sosyalizme Barışçı Bir Biçimde İlerlemeyi Olanaklı Kılacak Anayasayı Yürürlüğe Koyduk (Başlık çevirene ait)

Nepal Komünist Partisi adına Merkez Komite Üyesi Bishnu Rijal’in Dünya Komünist ve İşçi Partileri Enternasyonal toplantısında yaptığı konuşma:

23-25 Kasım 2018 – Atina

Geçen yıl yapılan ve çok sayıda partinin katıldığı seçimlerde,  burjuva-kapitalist güçler karşısında zafer elde eden Nepal Komünist partimiz ezici bir çoğunlukla iktidara gelmiştir. Seçimler, Başkan Yoldaş K.P. Sharma Oli’nin liderliğinde istikrarlı bir hükümetin oluşturulmasına yol açmıştır: Sloganımız “Müreffeh Nepal: Mutlu Nepal Halkı” vizyonudur.

Nepal Komünist P. sıkı bir çalışma, toplumun en alt katmanı olan halka hizmet kararlılığı ve adanmışlıkla tüm dünyadaki komünistlere yeni bir örnek oluşturmuştur. Nepal’de sosyalizme giden yol, seçim yoluyla ve anayasanın ve hukukun egemenliğine bağlı kalınarak, arkamızı özgür yargıya dayandırarak, halkın temel haklarını güvence altına alan ve içeren bir insan hakları kavramına bağlı kalınarak, güçler ayrılığı ilkesini iyi bir şekilde kullanarak, demokratik normlara ve demokratik değerlere bağlı kalınarak yapılan düzenli periyodik seçimlerle ve iyi yönetimle ilerletilebilir ve olanaklıdır.

Biz Marksizmin yaratıcı şekilde kullanılması gereğine inanıyoruz. Bu nedenle, biz devrimci deneyimlerimizi paylaşırken, bunların Nepal’e özgü nitelikler, Nepal’e özgü bir süreç ve onun nesnel nitelikleri yansıttığını vurgulamak istiyoruz. Biz Marksizmin hala geçerliliğe sahip olduğunu ve Marksizmin hala işçi sınıfının her tür sömürüden kurtuluş davasına hizmet ettiğini savunuyoruz.

Biçimleri değişmiş olmasına karşın, dünya işçi sınıflarının üzerindeki sömürü ve baskı temel öz olarak sürmeye devam ediyor. Aynı zamanda, emperyalist güçler kendi bencil çıkarlarına veya ideolojilerine uygun olmayan ülkelere baskılar uygulamayı sürdürüyorlar. Filistin ve Suriye’ye karşı vahşi acımasız saldırılar, Küba, Kuzey Kore, Venezuela’ya karşı uzun süreli ambargolar ve ticaret açığı bahanesiyle Çin’e karşı açılan bugünkü ticari savaş emperyalist güçlerin stratejilerinden bazıları olarak sayılabilir.

Kapitalist güçlerin global düzeyde yaratılan zenginliklere el koyma çabalarına odaklanmaları ve kendi Pazar alanlarını serbest ticaret, liberalleşme ve küreselleşme sloganlarının arkasına gizlenerek savunmaları dikkatleri çekmektedir. İşte bu arka planda, ve koşullarda çalışan kitlelerin, ilerici güçlerin ve devrimci halkların arasında birlik oluşturulması çok büyük bir ihtiyaçtır.

Nepal’deki özel durumlara dönersek, Marksizm-Leninizm’i Nepal’de derinlemesine bir biçimde içselleştirdiğimizi ve kullandığımızı ve bu süreçte Marksizm-Leninizm’e Nepal’e özgü nitelikler kattığımızı belirtmekten mutluluk duyuyoruz.

Bunun en önemli örneği, birlikte 240 yıllık monarşiyi tarihe gömen ortak hareket başlatan iki önemli komünist partisinin birleşmesi ve Nepal’de sosyalizmi destekleyen bir anayasa ile güvence altına alınan bir federal demokratik cumhuriyetin kurulmasıdır.

Nepal, on binlerce cana ve milyarlarca fiziki altyapıya mal olan on yıllık bir savaş sonrasında, karmaşık bir barış süreci ve siyasi istikrarsızlığın bir arada olduğu uzun süren çetrefilli ve zorlu bir siyasi geçiş sürecini geride bırakmıştır. Buradaki yoldaşlarımız şunu bilsinler ki, Nepal’deki komünistler olarak, bizler işçi sınıfı kitlelerinin davasını savunmada ve güvence altına almakta hep öncü roller üstlendik, aynı şekilde kararlı bir biçimde Nepal’in kendi gereksinimlerine ve ölçütlerine uygun olarak ülkede sosyalizmi teşvik ediyoruz.

Nepal oldukça az gelişmiş bir ülke olmasına karşın, kaynakların optimal kullanımını sağlayarak mütevazi bir yaşam düzeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Ayrıca, Nepal’deki komünist hareket bölünme yerine birleşmeye yatkın bir durumdadır. Nepal KP kendisini işçi sınıfının çıkarlarını savunmaya adamış dünyanın en büyük partilerinden biri olarak, Temsilciler Meclisi’nde koltukların 275’inin 175’ini yüzde 63,63’lük bir oranla kazanmıştır.

59 üyeli Senato’nun, Cumhurbaşkanı tarafından atanan 3 üyeyi dışta tutarsak Nepal kalan 56 koltuğun 39’unu kazandı ve yüzde 63,81 temsiliyet elde etti

Yedi eyalet meclisinde, 550 koltuğun 351’i yüzde 63,81’lik bir oranla NKP tarafından temsil edilmektedir. Halk temsilcilerinin seçimi ile doldurulan 35.041 koltuktan oluşan 753 yerel yönetim meclislerinde NKP’nin 157 belediye başkanı, 166 delegesi, taşra belediyelerinde 243 sandalyesi, 157 başkan yardımcısı vardır. Partimiz ayrıca ülkemizdeki toplam 7 eyaletin altısında üçte ikilik bir çoğunluğa sahiptir (yönetimi kazanmıştır) ve bir eyalette de iktidarda bulunan koalisyon hükümetinin ana muhalefet partisiyiz.

NKP’nin halka karşı bükülemez ve sarsılmaz bir inancı ve güveni vardır. Komünist partimizin etkisini geniş kitleler arasında, pekiştirmediğimiz, güçlendirmediğimiz ve yaygınlaştırmadığımız takdirde ne çalışan sınıfa mensup kitlelerin ortak çıkarlarını savunabiliriz ne de emperyalist güçlere karşı savaşa biliriz. Komünist partimizin etkisini geniş kitleler arasında, pekiştirmediğimiz, güçlendirmediğimiz takdirde ne iç ve dış sömürüyü engelleyebilir ne de sosyalizmin inşasına ve dünya barışının inşasına katkıda bulunabiliriz.

Deneyimlerimizi paylaşmamız için bize bu değerli ortamı sağladıkları için bu toplantıyı düzenleyenlere teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Buradaki dinleyici partilere başarılar diliyorum.

Çok yaşa Marksizm-Leninizm!

Çok yaşa Sosyalizm!

Çeviren: Deniz Kızılçeç Canut Yayınevi editörü.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!