18. Dünya komünist ve İşçi Partileri toplantısı –Hanoi

  1. Dünya komünist ve İşçi Partileri toplantısı –Hanoi

Çev: Cem Kızılçeç

Geçen hafta yapılan bu toplantıda görüşlerini açıklayan dört ülkenin Komünist Partileri temsilcilerinin konuşmalarından parçalar yayınlıyoruz. Bu toplantıya Türkiye’den KP adına Dr. Erhan Nalçacı katıldı ve bir sunum yaptı.

Güney Afrika Komünist Partisi konuşmasından parçalar

Emperyalizmin süre giden stratejisi bağlamında emekçi sınıfının çoğunluğunun vereceği yanıtlar ne olmalıdır?

Afrika kıtasında ve özellikle de Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC), Kasımda gerçekleşmesi beklenen genel seçime yapılan müdahaleler söz konusu, bu müdahale çok yönlü emperyalist savaş stratejisinin bir —daha geniş bir stratejinin—bir parçası olarak başka bir boyuta yönelmiştir ve emperyalist entrikalar da böylece ortaya dökülüyor. Özellikle ABD, Fransa ve Belçika görevdeki Başkan Joseph Kabila’nın 2018 yılına kadar iktidarda kalacağı olgusundan hoşnutsuzlar ve seçimlere müdahale etmek istiyorlar.

Emperyalist güçler, bu ülkede, emperyalizmin yararına bir pozisyon oluşturacak ve Çin’i bu ülkeden tasfiye etmeye yönelik bir lider değişimi beklentisindeler.

Kongo Demokratik Cumhuriyetinde en büyük yatırıma sahip olan devlet olan Çin ve bu ülkede dünya ekonomisinin geleceğini temsil eden cep telefonu parçaları ve elektrik enerjisi ile çalışan otomobil pazarının tedarik zinciri hâkimiyetini garantilemeye yönelik daha önemli bir stratejinin parçası olarak, büyük yatırımlar yapan –ve dünya koltan madeni rezervlerinin neredeyse %60’ını elinde tutan Çin, avantajlı bir pozisyona sahiptir.

Ayrıca, Çin, ülkede dikkat çekici girişimlerde ve katkılarda bulundu ve ülkenin süregelen ekonomik büyümesi için önemli olan cevherlerin tedarikini garantilemek amacıyla bazı stratejik madenleri satın aldı.  Mail ve Guardian gazeteleri 2016 Mart ayında bu konudaki yazılarında şöyle yazdı:

“Dünyanın en büyük endüstriyel metalleri alıcısı olan Çin, 2014 yılında, karşılıklı iki yönlü ticarette 220 milyar doları aşarak tüm Afrika’nın en büyük ticari ortağı olmuştur. IMF bilgilerine göre, Çin Belçika’yı geçerek 2008 yılında Kongo’nun en büyük ticaret ortağı haline gelmiş ve 2014’te Kongo ile 2,33 milyar dolarlık ticaret yaparak tüm AB’den %57 ve ABD’den 12 kat fazla ticaret hacmine ulaşmıştır.”

Partimiz kalkınma, gelişme amacıyla alternatif bir yönelim ve yol izleyen ve bunun için mücadele veren tüm halklarla derin bir dayanışmasını ifade etmek istemektedir.

Etiyopya ve Eritre arasındaki, başka bir iç savaşın kıvılcımını çakabilecek, sınır çatışması için özellikle endişe duyuyoruz.

Uzun yıllardır ABD’nin dayattığı tek taraflı yaptırımlara maruz kalan Eritre ilerici dünya tarafından yalıtılmış ve reddedilmiş bir ülke olmayı sürdürüyor.

Bu dirençli halk ve ülkeyle somut bir dayanışmaya girmeliyiz onların ve emperyalizmden uzaklaşma arayışını desteklemeliyiz, onlar mevcut kapitalist pazar niteliklerinin çoğuyla bağlarını koparmak istiyorlar.

Sosyalizmin tüm bu tür trajedilere, dertler ve toplumları tehdit eden tüm diğer şeylere çare olduğu düşüncemize sıkıca bağlıyız ve bu konuda inancımız sağlam.

 Savaş çözüm değildir!

Sosyalizm için ileri! Gelecek sosyalizmdir!

Hindistan Komünist Partisi (Marksist) 

Yoldaşlar,

Ho Chi Minh “Kapitalizm ve Emperyalizmi” savaşılması ve bozguna uğratılması gereken “çok tehlikeli” düşmanlar olarak tanımlar. Bu, sadece komünistler tarafından yerine getirilecek bir görevdir. Tabii ki, ne kapitalizmi yenmek kolay olacaktır ne de sosyalizmi inşa etmek.

Yakında kutlayacağımız Büyük Ekim Sosyalist Devriminin yüzüncü yıldönümü bu tarihsel gerçeği ispatlamıştır.

Tarih bize elimizdeki işin sorumluluğunu almazsak, her zaman bir açığımızı arayan sağ kanat politik güçler ve bölücü güçler bu fırsatın üzerine atlayacak, büyüyen hoşnutsuzluğu sekter İslamcı ve Hindu ve benzeri kanallara akıtmak isteyeceklerdir. Bu, devrimci harekete ölçülemez zararlar verecek ve işçi sınıfıyla halkın omuzlarına daha fazla yük bindirecektir. Komünistler olarak, bu büyük zorluğa karşı koymalı ve sağ kanat politik güçlerin bu tür girişimlerine meydan vermemeliyiz.

Yoldaş Ho Chi Minh’in dediği gibi: “Hiçbir bir şey ne kolaydır ne de zordur.” Toplumsal sınıfların mücadelesinde bize rehberlik edecek olan Marksizm-Leninizm’e olan sarsılmaz inancımız, mücadele ve kazanmaya yönelik demir irademizdir.

Düşmanın bozguna uğraması için biz kazanmalıyız.”

Hindistan Komünist Partisi (Marksist) adına Vietnam Komünist Partisini, ilk kez bir sosyalist ülkede düzenlenen 18. Komünist ve İşçi Partileri Uluslararası Toplantısının ev sahipliği dolayısıyla yaptıkları mükemmel planlama için tebrik etmek isterim.

Laos Halkın Devrimci Partisi

Sounthone XAYACHACK, Merkez Komitesi üyesi 

Son zamanlarda, uluslararası durum hızla ve karmaşık bir şekilde değişikliğe uğradı: bu değişimler Komünist ve İşçi Partilerinin faaliyetleri üzerindeki etkisinin yanı sıra birçok bölgede çatışmalar var, Orta Doğu’daki savaşlar dolayısıyla mülteci krizi, IŞİD’in terörist faaliyetleri, Rusya ve Batılı ülkeler arasındaki ilişkiler tüm vs.nin ülkelerdeki gelişim üzerinde de etkisi bulunuyor.

Sosyalist ülkelerde, Komünist ve İşçi Partileri halklarının ekonomiyi geliştirme, insanlarının yaşam standardını yükseltme, sosyal ve kültürel sorunları çözmeye önem verme, tüm halkın haklarını koruma çabası, ülkenin kanunlarına ve ülkenin gerçekliğine uygun olarak cinsiyet eşitliğini sağlama konularında önderlik etmektedirler. Bu çalışmalar, sosyalist halkların Komünist Partilerin önderliğine ve ülkelerinin sosyalizme doğru ilerlemelerine daha fazla güvenmelerine katkıda bulunmaktadır.

Laos Halkın Devrimci Partisi, onlarca yıl süren bağımsızlık mücadelesine liderlik etmesinin ardından 1975’ten beri iktidardadır. Artık, Parti halkı sosyo-ekonomik gelişim, siyasi istikrarı koruma, ulusal savunma, güvenlik, toplumsal düzen, egemenlik ve toprak bütünlüğünü, ulusal dayanışmayı ve güçlü ve uyumlu bir toplum, halkın refahı, adalet ve medeniyet inşa etme gibi başlıklarda için halkın birliğini korumakta ve halka liderlik etmektedir.

Artık, partimizin odağı 2020 yılına kadar 8.Ulusal Ekonomik-Sosyal Gelişim Planının hayata geçirilmesidir. Ana hedef ülkemizi 2020 yılına kadar az gelişmiş statüsünden çıkarmak, sanayileşmiş, modern ve sürdürülebilir yollarla ekonomik gelişimle ilgilenmek; kırsal alanları makul bir oranda geliştirmeye yönelik 3’lü politikayı sürdürecek biçimde kırlarda sağlam bir siyasi sistem kurmaktır.

Dünyanın durumu çok karmaşık ve kapitalist, emperyalist güçler ilerici güçleri sabote etmek ve yok etmeye yönelik komplolarından vazgeçmediler. Bu yüzden, bugün vakit Komünist ve İşçi Partilerinin halkın yararına mücadelede işbirliği yapma, deneyim ve bilgi alışverişini sürdürme, görüşlerle ülkelerimizin gelişim deneyimlerinin pratik ve teorik paylaşımı, kapitalist saldırıya karşı mücadelede emekçi sınıflarını harekete geçirmede uygun biçimler bulma vaktidir. En önemli görevlerimiz sosyalist ülkelerinde olduğu gibi dünyanın diğer ülkelerinde de Komünist ve İşçi Partilerinin birliğini pekiştirmektir. Bu şekilde, insanlığın geleceği anlamına gelen, barış, işçi hakları, sosyalizm mücadelesinde yeterli güce sahip olabiliriz.

ÇKP’nin Hanoi toplantısı konuşmasından parçalar

Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’da köklü dramatik değişiklikler olalı yirmi yıldan fazla oldu. Bu yirmi yılı aşkın sürede, dünya çapında komünist partileri, işçi partileri ve diğer sosyalist güçler kendileri hakkında kafa yordular ve kendilerini geliştirip yenilemek ve etkilerini arttırmak için yeniden düzenlemelere ve toparlanmaya doğru gittiler. Kapitalizm sorunlar yaşıyor olmasına karşın, kendini toparlayıp krizin yükünü başkalarına yönlendirerek gücünü yeniden toparlamaya hazırlanmak istiyor. Gelecekteki yoğun kapitalizm-sosyalizm mücadelelerini ve muhafazakâr güçler ile ilerici güçler arasındaki mücadeleleri göz önünde bulundurduğumuzda,  yani bu bağlamda, tüm komünist ve işçi partileri farklılıklarını bir yana koyup ortak bir zemin oluşturmak, bir bütün olmak, fikir alışverişini artırmak ve birbirinin deneyiminde yararlanmak zorundalar; böylece kendi öz-gelişimlerini güçlendirebilecek ve riskleri bertaraf etme becerimizi birlikte geliştirebileceğiz. O bağlamda, ben de aşağıdaki önerilerde bulunuyorum.

 Birincisi, tüm partiler farklılıklarını bir yana koyup ortak bir zemin aramalıdır. Her ülke ve her Partinin kendine özgü koşulları vardır. Çeşitli partilerin gerçeklikleri farklılık gösterdiğinden, sosyalizmin tanımı ve sosyalizmi inşa etme konusunda farklı anlayışları olabilir. Bu farklılıklar işbirliği yapmalarının—birbirlerinin deneylerinde öğrenmenin — önünde engel teşkil etmemelidir. Aksine, bu işbirliği ülkelerindeki koşulların ışığında, kendi ulusal gerçeklikleri kendi parti gerçekliklerine uygun sosyalizmin inşa yolunu bağımsız olarak araştırmaya götüren karşılıklı öğrenme süreci için itici bir güç olabilir.

 İkinci olarak, tüm partiler deneyimlerini birbirleri ile daha fazla paylaşmalıdır. Dünya sosyalist hareketinin yenilenmesi ve gelişimi dünya komünist ve işçi partilerinin uyumlu ortak çabalarına bağlıdır. Ancak ve ancak bizler güçlendiği takdirde kapitalist siyasi partilere karşı mücadele rekabette göreli avantajlar elde edebilir ve fikirlerimizin ve önerilerimizin toplumda daha geniş bir alanda kabul görmesini sağlayabiliriz. Bu amaçla, biz ÇKP olarak komünist ve işçi partileri toplantısının tüm katılımcı partiler için parti inşası, diğerlerinin güçlü yönlerinden öğrenme ve yararlanma ve bu toplantının sunduğu platform aracılığıyla partilerimizin güçlenmesinin yollarını araştırmak için daha fazla fırsatlar yaratmaya girişmesini öneriyoruz.

 Üçüncü olarak,  tüm partiler dayanışmayı güçlendirmeli ve birbirini desteklemelidir.

Komünizm; komünist ve işçi partileri tarafından mücadelesi yürütülen—izlenen– bir değer ve erektir. Komünizm, komünist ve işçi partilerinin ortak ve uzun vadeli çıkarlarını belirlemektedir ve partilerimizin ortak çıkarı komünizm idealini savunmaktır.

Farklılıklardan korkulmamalıdır. İhtiyaç duyduğumuz şeyler: zamanında istişare ve iletişimde bulunulmalı, olumsuz tesirleri en aza indirgemeli ve bu farklılıklarımızı arttırmaktan veya bu farklılıkları kullanarak komünist partiler arasındaki dayanışmanın bozulmasından kaçınmalıyız. Ancak birlik olduğumuzda ve ortak sinerji yakaladığımızda mümkün olan durum ve yerlerde bir şeyleri ortaklaşa başarabiliriz.

 Yoldaşlar,

 Hangi ülke ya da gezegenin hangi bölgesinden gelmiş olursak olalım, bu toplantıdaki varlığımız dünya sosyalist ailesinin bir parçası olduğumuz ve aynı ideali paylaşan ve aynı yolda yürüyen kız ve erkek kardeşler olduğumuz anlamına geliyor. Görüş ve bilgi paylaşımını arttırmak için el ele verdiğimiz ve birbirimizin güçlü yönlerinden yararlandığımız sürece, birbirimizi sağlamlaştırır ve ortaklaşa güçlenebiliriz. Zamanı geldiğinde hiçbir güçlük ve hiçbir zorluk bizi komünizmin yürüyüşünden döndüremez. Dünya sosyalist hareketinin “bu uzun ve ağır-sert kış” koşullarıyla başa çıkacağından ve pırıl pırıl bir bahara ulaşacağından şüphem yok.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!