ABD IRAK’TAN ..

ABD emperyalizmi, Irak’ta en azından asgari hedeflerine ulaştığı için, BOP’ini Eşbaşkan’ın da aktif desteğiyle Suriye’de de uygulamaya koyuyor.

 

ABD IRAK’TAN KAÇIYOR MU?

Bazı çevreler ve kişiler ABD’nin Irak’ta kaybettiğini, yenildiğini ve bu nedenle askerlerinin 31 Aralık’a kadar bu ülkeyi terk edeceğini ileri sürmektedirler. Gerçekte de ABD yenildiği için mi çekiliyor? Yoksa ABD Irak’ta yapmayı ve gerçekleştirmeyi istediğinin asgarisini hayata geçirdi mi? İstediklerini ele geçirdiğinden, Irak’ı politikalarına uygun bir şekle soktuğu için mi burada daha fazla kalmaya gerek görmüyor?

28 Kasım 2011 tarihli Aydınlık gazetesinde yer alan yorumda, “Amerika 2003’te işgal ettiği Irak’taki askerlerini 31 Aralık 2011 itibarıyla tamamen çekmiş olacak. Bu durum ABD’nin savaşı kaybettiğinin tescilidir.” demektedirler.

ABD, 2003’te gerçekleştirdiği açık işgalden sonra yapmak istediklerini önemli ölçüde gerçekleştirdi. Her şeyden önce emperyalizm BOP’nin gereği olarak bu ülkeyi üçe böldü. 1990 sonrasında ortaya attıkları yeni politikalarına uygun bir şekilde etnisite, yerelcilik ve mezhep esasına göre bu bölünmeyi gerçekleştirdiler. Kuzeyde Kürt bölgesinde bir “devlet” kurdurdular, Güneyde Şiilerin bölgesini oluşturdular ve üçüncü kesimle, en fazla savaştıkları Sünnilerle de anlaştılar. Bugün Irak fiilen üç büyük parçadır ve her parça da kendi içinde çok parçalı haldedir. ABD işgal etmeden önce bütün olan Irak bugün çok parçalı ve birbiri ile kavgalı topluluklardan ve siyasal, etnik ve mezhepsel yapılardan oluşmaktadır.

Emperyalizmin varlık-yokluk meselesi olarak gördüğü enerji kaynakları açısından soruna baktığımızda ise, ABD işgalinden sonra Irak petrolünün belirleyici kısmının Batılı petrol şirketlerince elde edilmiş olduğunu görürüz. Ayrıca Irak’a silah satan tekellerin ve yakılıp-yıkılan şehirleri, yolları, vb yeniden yapan inşaat şirketlerinin de ABD menşeli olduğu bilinmektedir. Kısacası günümüzde Irak’ın ekonomisi ABD tekellerinin kontrolü altındadır.

Irak işgalden sonra bağımsızlığını kaybetmiş ve ABD emperyalizminin yeni sömürgesi haline sokulmuştur. ABD birliklerinin çekilmesi Irak’ın açık işgalini belki sona erdirir ama en kötüsü gizli işgali ortadan kaldırmaz. Kaldı ki ABD’nin üslerindeki askeri varlığının devam edeceği de besbelli.

Öte yandan aydınları yok edilen Irak’ın ideolojik ve kültürel olarak emperyalizmin ve dinciliğin gerici hegemonyası altına sokulmuş olması bu ülkenin yaşadığı en büyük acıdır. Milyonlarca insanını ve yetişmiş öncüsünü kaybetmiş, kültür hazineleri yağmalanmış bir ülkeden yüzsüzce, hiçbir hesap vermeden çekilen emperyalistlerle işbirliği yapan, onların verecekleri görevlere talip olan iktidarları, siyasetçileri lanetlemek hepimizin görevidir.

Sonuç olarak, ABD emperyalizmi Irak’ı yalana ve komploya dayanarak işgal etti, yaktı, yıktı, öldürdü, işkence yaptı, ırzlarına geçti, bu ülkenin kaynaklarına el koydu, soydu, çaldı, sömürgeleştirdi, ülke yönetimini istediği gibi şekillendirdi ve görünürde gidiyor. Ama gerçekte orda. Şirketleriyle, üsleriyle, entelejansiyasıyla, ideolojisiyle, kukla yönetimleriyle, ajanlarıyla orda.

Irak’ın damarlarına yerleşen ABD şimdi de Libya’dan sonra Suriye’yi de yönetmek istiyor. ABD emperyalizmi, Irak’ta en azından asgari hedeflerine ulaştığı için, BOP’ini Eşbaşkan’ın da aktif desteğiyle Suriye’de de uygulamaya koyuyor. Kanlı senaryolarını ajanları, işbirlikçileri ve Amerikan İslamcıları vasıtasıyla adım adım hayata geçiriyorlar. Önümüzdeki günlerde operasyonu daha üst boyuta sıçratacaklarından kimsenin şüphesi olmamalı.

Ama her şeye rağmen Ortadoğu halkları bir gün mutlaka emperyalizmi ve işbirlikçilerini bu bölgeden bir daha gelemeyecekleri bir biçimde kovacak.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ana Fikir