Bireysel ve Toplumsal Özgür İrade Var Mı?-Mehmet Uysal

Karşımıza bireysel bir sorun çıkıyor. Bu sorunu çözme yolunda atacağımız adımları belirlemek üzere, içimizdeki; birbiriyle bağlantılı milyonlarca nöron, kendiliğinden harekete geçiyor. Nöronlar, sorunumuzu çözmek için, milyonlarca yıllık biyolojik, binlerce yıllık kültürel kodları kullanarak, hummalı bir çalışmaya girişiyorlar. Bedenimizi koruyup yaşatma odağında, ölçüyorlar, biçiyorlar, hesap edip değerlendiriyorlar… Bu kodlar arasında çeşitli çelişkiler ve tutarsızlıklar olabiliyor ve bu nedenle iç çatışmalar yaşayabiliyoruz. Bu iç çatışmaları, kararsızlık, ruh sıkıntısı vs. şeklinde hissediyoruz. Ancak içimizin derinliklerinde biyokimyasal elektrik sinyalleri olarak cereyan eden bu olup bitenleri hiç bilmediğimiz gibi, hiçbir müdahalemiz de olmuyor. Her şey kendiliğinden akıp gidiyor ve sonuçta aklımızın derinliklerinden bilincin yüzeyine “şunu yap bunu yapma” diye bir bildirim geliyor. Biz de yolumuzu bu bildirimle çizip, bu doğrultuda davranıyoruz. Bunun da bireysel özgür irademizle bilinçli davranış olduğunu sanıyoruz.

Öte yandan, karşımıza toplumsal bir sorun çıkıyor. Bu sorun, çapına göre onlarca, binlerce, milyonlarca insanın, milyon kere milyonlarca nöronunu, çözüm arayışı amacıyla, harekete geçiriyor. Sonuçta, her bir insanın, milyonlarca yıllık biyolojik, binlerce yıllık kültürel kodlarından oluşan bilincinde, kendine özgü, her bir insanın kendi çıkarına çözümler beliriyor. Bu çözümler, birbiriyle uyumlu olabildiği gibi, birbiriyle uyumsuz da olabiliyor. Böylece onlarca, binlerce, milyonlarca “bireysel irade” arasında bir kaynaşmadır, bir alt üst oluştur gidiyor. Bu kaynaşma ve alt üst oluş içinde, herkes kendini bir yerlerde buluyor. Sonuçta onlarca, binlerce, milyonlarca bireysel iradenin bileşkesi olarak, bir “toplumsal irade” oluşuyor ve “siyaset” denilen bu irade toplumsal sorunu “çözüyor”. Bunun da toplumsal özgür irade olduğunu sanıyoruz.

Acaba bireysel/toplumsal özgür irade var mıdır? Toplumsal kuramlara, ideolojilere ve bu kuramlar, ideolojiler doğrultusundaki davranışlara, özgür iradenin tezahürleri diyebilir miyiz?

Peki, geometrik olarak genişleyen düşünme/bilme olanaklarını taşıyan insan aklının, her bir insanın içindeki, birbiriyle bağlantılı milyonlarca nöronun yapılanmasını ve hareketini; bunun yanında, milyonlarca insanın içindeki, birbiriyle bağlantılı milyon kere milyonlarca nöronunun tümünün yapılanmasını ve hareketini bilebilme, böylece milyarlarca nöronun hareketine egemen olabilme potansiyeli taşıdığını göz önüne alırsak, “Acaba bireysel/toplumsal özgür irade var mıdır?” sorusu yine de anlamlı olur mu? Başka bir deyişle, aklımız, kendi kendine dışarıdan bakıp, böylece kendi kendini içine alabiliyorsa,  özgür sayılmaz mı?

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ana Fikir