Bor Madenlerinde Gizli Özelleştirme

Bor Madenlerinde Gizli Özelleştirme
Madencilikte Taşeronlaşma
Artarak Devam Etmektedir

1978 yılında Devletçe işletilecek madenler arasında olması kabul edilen ve o yıldan bugüne kadar çeşitli yasal değişikliklere rağmen aranması, işletilmesi ve pazarlanmasının halen devlet eliyle yapılması gereken bor madenlerinin özelleştirilmesi gündemi hiç kapanmamıştır. 2000-2001 yıları arasında, o zamanki adıyla Eti Holding‘e bağlı birçok maden işletmesinin özelleştirme süreçleri yürütülürken, Borların özelleştirilmesine dönük çalışmalar da başlamış ve o günden bugüne gizli, örtülü ya da açıktan devam etmiştir.

Dünya toplam bor rezervlerinin % 72‘sine sahip olan, 2013 yılı Türkiye ihracat şampiyonları arasında ilk sıralarda yer alan, yaklaşık 2 milyon ton yıllık bor kimyasalları üretimi ile Dünya bor pazarının % 45-50‘sine sahip olan bir işletmenin ve madenin uluslararası tekellerin ve sermayenin iştahını kabartmaması mümkün değildir.

Yardımcı işlerin hizmet alımı yöntemiyle taşeron firmalara gördürülmesi şeklinde yürüyen tüm Kamu Kurumları‘ndaki bildik fiili özelleştirme uygulamalarının yanı sıra, Eti Maden İşletmeleri 2840 sayılı yasaya aykırı olarak asıl iş olarak değerlendirilecek, Susuz Boraks üretiminin işletmesini de özel firma eliyle yaptırmıştır. Bu durumun yasal bir hale getirilmesi için 2012 yılında Meclise sunulan ve halen mecliste bekleyen 2840 sayılı yasada yapılmak istenen değişiklikle bor madenlerinin üretimi ve zenginleştirilmesinin ürünün mülkiyeti teşekkülde kalmak üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilmesinin önü açılmaya çalışılmaktadır.

Dünya‘nın lider bor tedarikçilerinden olan Eti Maden İşletmeleri‘nin ihracatı bugün Bandırma, İzmir ve İstanbul limanlarından gerçekleştirilmekte olup bu işlemlerin organizasyonu ve kontrolü buralardaki Lojistik Müdürlükleri vasıtasıyla yapılmaktadır. İzmir ve İstanbul limanlarından gerçekleştirilen ihracat miktarı bugün 1 milyon tonu aşmaktadır. Eti Maden İşletmeleri son aldığı karar ile 1 Ağustos tarihinden itibaren İstanbul ve İzmir Lojistik Müdürlüklerinin faaliyetlerini sona erdirmektedir. Bu nedenledir ki 1 Ağustos tarihinden sonra İzmir ve İstanbul limanlarından yapılacak ihracat işlemleri taşeron aracılığı ile yaptırılacak olup buralarda çalışan personelin diğer işletmelere gönderilecek olması nedeniyle maliyetler azalmayacak aksine taşerona aktarılacak kaynak nedeniyle artacaktır.

Bu hacimde ihracat gerçekleştiren bir kurumun ihracat işlemlerinin gerçekleştiği noktalarda birimlerinin olması önemlidir. Bu noktalarda yürütülen faaliyetlerin kontrolü, organizasyonu ve yaşanan sorunların giderilmesi için personel bulundurulması zorunludur. Bu nedenle ileride dışarıdan hizmet alınarak bu hizmetlerin yaptırılması gerekecektir. Bu düzenlemenin kuruma ve ülke ekonomisine fayda, tasarruf vs. sağlamayacağı bir yana, oluşturacağı riskler ve kayıplar öngörülenden daha fazla olacaktır.
Düşünülen yasa değişikliği ve fiili uygulamalara bakıldığında Bor Madenlerinin özelleştirilmesi hizmet alımı yoluyla büyük oranda yapılmaktadır ve bu süreç tüm hizmetlerin bu şekilde yaptırılması yoluna doğru gitmektedir. İstanbul ve İzmir Lojistik Müdürlüklerinin kapatılarak bir süre sonra bu faaliyetlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılması da özeleştirme sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
30 Haziran 2014, Ankara

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!