Doimoi deneylerinin değerlendirilmesi-Nguyen Phu Trong

Vietnam Partisi ve Hükümeti giderek daha fazla deneyim kazanıyor; sosyalizm kavrayışı ve onu başarıya ulaştırmanın yolu daha da netlik kazanıyor.

Çeviri: Cem Kızılçeç

 

Doimoi deneylerinin değerlendirilmesi-Nguyen Phu Trong, Prof. PhD*

Bir ulusun tarihiyle kıyaslandığında 20 yıl fazla uzun bir süre değildir. Ancak bu süre, Vietnam’daki doimoi davası bakımından, yaşanan bütün iniş ve çıkışları ile olan biteni gözden geçirip değerlendirmemize izin vermeye yetebilecek bir süredir.

1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında, Güney’in kurtuluşu sağlanıp ülke birleştirildikten sonra Vietnam, bazı uygun koşullar ve ilk başarıların yanı sıra birçok zorluklar ve sorunlarla karşı karşıya kaldı. O dönemin dünyasında sosyalizm ile kapitalizm arasındaki mücadele karmaşık süreçlerden geçiyordu. Hemen hemen bütün sosyalist ülkeler, bilimsel ve teknolojik devrim ve ekonomik küreselleşme ve rekabet koşullarının sonucu olarak toplumsal-ekonomik krizler içine düşmüşlerdi. Vietnam’daki toplumsal-ekonomik gelişme de durgunluk ve kriz içine girmiş, halkın yaşam koşulları son derece zorlaşmıştı. Bunun nedeni, büyük ölçüde, öznelci düşünüş tarzı, zaferlerin keyfini sürme, sosyalizmi kısa bir süre içinde geliştirmek amacıyla girişilen acelecilikle ortaya konulan ekonomik ve yatırım düzenlemeleri, ek olarak da kumandacı dediğimiz merkezi planlamaya dayalı ekonomik modelden kaynaklanan yetersizliklerin giderek ortaya çıkmış olmasıydı. Ayrıca ülkemiz, güneybatı sınırıyla kuzey sınırındaki savaşların ağır sonuçlarının yanı sıra düşman güçler tarafından yürütülen sürekli abluka ve ambargonun etkisi altındaydı.

Bu bağlamda Vietnam Partisi ve halk, mevcut sorunlar için en iyi çözümün doimoi olduğuna karar vermiştir. İlk yenilenme, düşünme biçiminde ve sosyalizmin etkili biçimde inşası için eyleme geçme şeklinde gündeme geldi. Uzun bir süre devam eden araştırmalar, sınamalar, düşünce mücadeleleri ve gerçekliğin derlenip toparlanmasından sonra 6. Ulusal Kongre’de (Aralık 1986) Vietnam Komünist Partisi, kapsamlı bir yenilenme çizgisi ortaya koydu. Bu ana ilkeler temelinde Parti, Vietnam halkının çok büyük ve önemli kazanımlar elde edip ülkenin inşası ve savunmasıyla ilgili görevleri yerine getirmesi sürecine başarıyla önderlik etti.

Şimdiye kadar yabancı dostlarımızın yanı sıra Vietnam halkının büyük çoğunluğu, Vietnam’ın doimoi sürecindeki hem düşünsel hem de pratik alandaki başarılarını kabul ediyor. Öte yandan hala bazı kötü niyetli ve huzursuzluk çıkarmaya çalışan insanlar, kötü amaçlarla gerçekleri bilinçli biçimde tahrif ederek Komünist Parti’nin yönlendirici çizgisini ve doimoi alanındaki anlamlı başarılarını reddetmeye devam etmektedirler. Birçok şahsiyet ve uluslararası örgüt, genellikle Vietnam’ın çarpıcı başarılar elde ettiğini ve son birkaç yılda anlamlı gelişmeler kaydettiğini kabul etmektedir.

 

Ekonomik Alan

Vietnam, oluşturduğu “geçiş dönemindeki ekonomik model kavramı” ışığında üretici güçler ile üretim ilişkileri; ekonomik yapı ile üst yapı ve yönetim sisteminde, sanayileşme ile toplumsal modernleşme alanlarında, kendi kendine yeterli ekonomi kurma ile uluslararası ekonomi ile bütünleşmede inisiyatif alma arasındaki ilişkileri doğru ele aldığında ve mülkiyet rejimi ile ekonomik bileşenler arasında büyük bir yenilenme sağladı.

Doimoi’den önce Vietnam, meta ekonomisinin nesnel varlığını(dolayısıyla sosyalizmin başlangıç aşamasında değer yasasının işlediğini) ve piyasa ekonomisini kabul etmiyor; planlamanın sosyalist ekonominin en önemli karakteristiği olduğunu ve pazarın yalnızca planlı ekonomiyitamamlayan ikincil bir araç olduğunu düşünüyor; özel mülkiyeti ve özel sektör ekonomisini hızla ve tamamen ortadan kaldırmak istiyordu. Ne var ki, 6. Ulusal Parti Kongresi’nden sonra meta üretiminin olmadığı bir ekonomik modelden ve merkezi biçimde planlanmış kumandacı ekonomik modelden kesin olarak vazgeçildiği, Devletin yönlendiriciliğinde çok sektörlü (farklı mülkiyet biçimlerine sahip) bir meta ekonomisinin geliştirileceği ilan edildi. “Sosyalizme Geçiş Döneminde Ulusal İnşa İçin Politik Platform” belgesi (1991), “Devletin yönlendirmesi altında sosyalist yönelimli, piyasa koşullarında işleyen çok sektörlü meta ekonomisinin geliştirilmesinin gerekliliğini” (1) onayladı. 8. Parti Kongresi de önemli bir yeni bakış açısı ortaya koydu: “Meta üretimi, sosyalizmden bir sapma değildir. O, insan uygarlığının gelişmesinin önemli sonuçlarından birisidir. Nesnel olarak vardır ve sosyalizmin inşası için gereklidir ve muhtemelen sosyalizm inşa edildikten sonra da ona belirli derecede gerek olacaktır.” (2) 9. Parti Kongresi’nde, kongre belgelerinde ilk kez  “pazar ekonomisi” kavramından resmi olarak söz edildi. Buna göre sosyalist yönelimli pazar ekonomisi kavramı, geçiş döneminin genel ekonomik modeli olarak tanımlandı.

Vietnam’daki sosyalist yönelimli pazar ekonomisinde farklı mülkiyet biçimleri ve ekonomik sektörler bulunmaktadır: Devletin işlettiği ekonomi; kolektif ekonomi; bireysel ve küçük mülkiyete dayalı ekonomi; özel kapitalist ekonomi; sosyalist devlet kapitalizmi ekonomisi ve yabancı yatırıma dayalı ekonomi. Ekonominin bütün sektörleri mevcut yürürlükteki Vietnam yasalarına göre işliyor ve hepsi sosyalist yönelimli pazar ekonomisinin bileşenlerini oluşturuyor. Bütün ekonomik sektörler yasa önünde eşittirler; adil biçimde işbirliği ve rekabet içinde gelişmelerini sürdürebiliyorlar. Ekonominin bütününde devlet sektörü başat rol oynamaktadır. Bu sektör ulusal ekonomiyi makro düzeyde yönlendirme ve düzenlemede, diğer sektörlerin gelişmeleri için elverişli ortamı ve koşulları yaratmada devletin elindeki en önemli maddi gücü veya kaldıracı oluşturuyor. Kolektif ekonomiyle birlikte devletin işlettiği ekonomi sektörü, ulusal ekonominin asıl sağlam temelini oluşturmaktadır. Ancak özel ekonomi de ulusal ekonominin itici güçlerinden biri olarak önemli bir rol oynamaktadır. Anonim şirketler giderek daha hızlı yaygınlaşıp üretimin, ticaretin ve mülkiyetin toplumsallaşmasını geliştirerek giderek yaygınlaşan bir ekonomik model haline geliyor. Üretim araçları üzerinde mülkiyet rejimi açısından her türlü yasal ayrımcılık biçimleri ortadan kaldırılıyor.

Kısacası, yukarıda belirtilen gelişme çizgisi ve düşünce yapısıyla birlikte Vietnam, ekonomisinde giderek artan bir canlılık sağlayarak verimliliğini hızla arttırdı, maddi avantajlar elde etti ve halkın yaşam düzeyini yükseltti. Yıllık ortalama GSYİH oranı son on yılda ortalama % 7.5’a ulaşmıştır. Sanayi ve bölgesel ekonomik yapılar, sanayileşme ve modernleştirme yönünde aktif biçimde dönüşüme uğradı. GSYİH içinde sanayinin ve inşaat sektörünün payı 1988’de %21.6’den 2005’de %41’e yükseldi;  tarımın payı 1988’de % 46.3’ten 2005’te % 20.5’e indi. Hizmet sektörü 1988’de % 33.1 iken, 2005’te % 38.5’e yükseldi. Bütün ekonomik sektörlerde gelişme yaşandı. Bugün devlete ait işletmeler, GSYİH’ya %39 oranında bir katkı sağlarken devlet bütçesinin %50’sini oluşturuyor; kolektif sektörün GSYİH’ya katkısı ise % 8; özel sektörün ekonomideki payı %37.7, yabancı yatırıma dayalı sektör  % 15.5. (Ç.N kolektif sektör genelde tarım işletmelerinde egemen olan bir mülkiyet biçimidir). Birçok yeni sanayi geliştirme bölgesi ve yeni yerleşim bölgeleri oluşturuldu. Altyapı önemli ölçüde gelişti. Kırsal alan ve şehirler günden güne değişiyor. Mallar çok çeşitlenmiş ve ülke çapında pazarlar oldukça hareketlenmiştir. Vietnam’ın böylesine büyük bir değişiklikten geçeceğine çok az insan ihtimal veriyordu. Doimoi’den önce Vietnam “kendi kendine yeterli değildi, sürekli olarak kazandığından daha fazlasını harcamak zorunda kalıyordu.” 1988’de Vietnam 600 000 ton gıda maddesi ithal etmek zorundayken, 1989’da ise 1 milyon tonun üzerinde pirinç ihraç etti ve bu miktar, 2005’te 5.2 milyon tona yükseldi. Bugün Vietnam, bazı tarımsal ürünlerin ihracatında, dünyadaki en önemli ihracatçıları arasındadır (sıralamada ikinci ya da üçüncü konumdadır). Ülke içinde toplumsal birikim GSYİH’nın % 30’una ulaşmış durumdadır. Posta, telekomünikasyon, elektronik, havacılık,  bilişim, vb. birçok sektörde Vietnam, dünyayı yakalamıştır. Bugün Vietnam, yabancı turistler için en güvenilir ve en cazip ülkelerden birisidir.

Kültür, toplum ve insan

Bilimsel ve teknolojik gelişmeyi eğitim ve öğretimin gelişmesiyle birlikte, en önde gelen ulusal politika olarak ele alan Vietnam, ekonomik büyüme ile toplumsal ilerleme ve adalet arasındaki ilişkiyi en iyi kavrayan ülkelerden birisidir. Kültür, hem ulaşılacak bir hedef hem de toplumsal-ekonomik gelişmenin itici gücü, toplumun manevi temeli olarak görülürken, toplumsal-ekonomik gelişme stratejisinin merkezine yerleştirilen insan ve halk en değerli kaynaktır.

Eskiden Vietnam’da kolektif çıkara büyük değer veriliyor, eşitlikçilik uygulamasının bir sonucu olarak toplumsal artı ürünün sadece emek katkısına göre bölüşümü ilkesi benimseniyordu.(Herkese emeğine göre sosyalist bölüşüm ilkesi).

Bugün ise bölüşüm, yalnızca emek katkısına göre değil,  ekonomik verimliliğe, sermayenin katkısına, üretim sürecindeki diğer faktörlerin katkısına ve toplumsal refahın gözetilmesi gibi çok yönlü kriterlere göre yapılıyor ve bunun sosyalist temelin güçlenmesine daha fazla katkıda bulunacağına inanılıyor. Ekonomik politika ile etkileşim içindeki toplumsal politikanın oynadığı önemli rolün bilince çıkarılmasından sonra artık önceliklerimiz değişmiştir. Vietnam, toplumsal politikanın uygulanmasının maddi koşulu olarak ekonomik gelişme düzeyini ve üretici güçlerin gerçek durumunu dikkate alan, ekonomik politika ile toplumsal politika arasında uyumu gözeten yeni bir çizgi benimsemiştir. Ayrıca, toplumsal politikanın iyi belirlenmesi ve uygulanması, ekonominin gelişmesini teşvik eden önemli bir itici güç olmaktadır. Gelişmenin her aşamasında, ekonomik büyüme, toplumsal ilerleme ve toplumsal adalet el ele vermelidir. Bütün toplumsal sorunları yalnızca devletin çözebileceği anlayışını terk eden Vietnam, adım adım bütün farklı ekonomik sektörleri ve halkı seferber ederek, devlet ve toplumun, ortak yatırımlar için birlikte çalışacağı politika ve mekanizmaları oluşturmaya başladı.

Eskiden Vietnam, yoksul ile zengin arasında bir gelir farklılaşmasını hiçbir şekilde kabul etmiyordu. Bugün ise herkesin meşru yollarla zenginleşmesi teşvik edilirken, yoksulluğun azaltılması ve açlığın ortadan kaldırılması için tüm çabalar gösterilmektedir. Bugün çok hızlı ve aceleci bir biçimde “homojen” ve yalnızca işçilerden, kolektiflerin üyesi çiftçilerden ve emekçi aydınlardan oluşan bir toplum oluşturma hedefi bakış açısından uzaklaşılmış durumda. Bugün bunun yerine toplumsal sınıf ve tabakaların yasal yükümlülükleri ve çıkarlarının olduğu, zengin, demokratik ve uygar bir Vietnam’ın inşası için hep birlikte katkıda bulunan, çeşitliliğe sahip bir toplumsal yapının oluşturulması için çaba harcanıyor.

Gerçekten de Vietnam, toplumsal ilerleme ve adaletin sağlanması için ekonomik büyüme ve kültürel gelişme arasındaki ilişkiyi görece başarılı biçimde ele alıyor. Kişi başına gelir 1990’da 200 ABD doları iken 2005’te bu miktar 640 dolara yükselmiş durumda. İnsanlara iş sağlama, yoksulluğu azaltma ve açlığı ortadan kaldırma konularında önemli başarılar elde edildi. Yoksul hane oranı, 1992’de % 30 iken, 2005’te bu oranın %7’ye inmesi, BM tarafından, “ 2015 yılına kadar yoksulluğun yarı yarıya azaltılması için küresel planın zamanından önce gerçekleştirilmesinin iyi bir örneği” olarak değerlendirildi. Bilim ve teknoloji, eğitim ve öğretim, yeni bir gelişme aşamasına ulaştı. 2004’te ülkedeki 20 eyalet ve şehirde zorunlu orta öğretim genelleştirilerek yetişkin nüfusun okuma oranı % 95’e ulaştırıldı. Vietnam, 70 ülke ve uluslararası örgüt ile bilimsel ve teknolojik işbirliğini sürdürüyor. Halkın sağlık hizmetleri giderek iyileşiyor. 1990’da 63 olan ortalama yaşam uzunluğu,2005’te 71.3’e çıktı. İnsani Gelişme Endeksi (İGE), 1991’de ortalamanın altındayken (0.498), 2002’de ortalama düzeye yaklaştı (0.688).  2005’te Vietnam, İnsani Gelişme Endeksi bakımından, 177 ülke arasında 108. sırada yer aldı. Bütün toplumsal yapı daha iyiye doğru değişti. Bugünlerde sanayi işçilerinin ve aydınların sayısı artarken, ülkede sadece çiftçilik yaparak geçinenlerin sayısı giderek azalıyor.

Politik Sistem reformları

6. Parti Merkez Komitesi’nin 6. Oturumu’ndan bu yana Parti, “proletarya diktatörlüğü” terimi yerine “sosyalist demokratik politik sistem” kavramını kullanmaktadır. 1991’de kabul edilen Politik Platform, “Yeni dönemde tüm politik sistemin, iktidarın halka ait olmasını sağlayacak biçimde sosyalist bir demokrasinin oluşturulması için örgütlendiğini ve yürütüldüğünü” belirtiyordu.(3) Tüm politik sistem şu ilkeye göre işlemektedir: “Parti yön verir, Devlet yönetir ama halk ülkenin asıl hâkimidir.” Bu, Parti’nin, sistemin hem öncü gücü ve hem de bir parçası olduğu anlamına gelir. Hukukun egemenliği altındaki sosyalist demokratik politik sistem halk tarafından oluşturulmuş olup, halk için vardır ve Parti’nin ilkelerini kurumsallaştırıp uygulayarak ülkeyi yönetir. Vietnam Yurtsever Birleşik Cephesi ve diğer toplumsal-politik örgütler, geri bildirim almada ve toplumun denetlenmesinde önemli rol oynayan ve halkın çıkarlarının temsilsileri olarak, halkın hâkimiyetini geliştirip, Parti ve Devlet’in inşasına yardımcı olan örgütlerdir.

Gerçekten de, geçen yıllar boyunca, Vietnam politik sisteminin işleme biçimi ve örgütsel yapısı, daha fazla demokrasi ve dinamizm kazanma yönünde değişiyor. Ulusal Halk Meclisi,  seçim sistemleri, hükümet aygıtının örgütsel yapısının geliştirilmesi ve işleyiş biçiminin iyileştirilmesi bakımlarından önemli bir yenilenmeden geçmiştir. Ulusal Halk Meclisi, şimdi yasama ve denetim işlerini çok daha etkili biçimde yapıyor ve ulus çapında önemli kararları alma gücüne sahip. Faaliyetleri, parlamenter tartışma ve müzakere pratiklerine uygun ve açık olarak çok daha düzenli ve çok daha demokratik biçimde yürütüyor, araştırmalar artıyor, seçmenlerle daha sıkı ilişkiler kuruluyor ve onların seslerine kulak veriliyor. 1987’den Haziran 2005’e kadar Meclis’ten 145 yasa ve yönetmelik geçti; bunların arasında 6 büyük yönetmelik, Ulusal Meclis ve onun Daimi Komitesi’nin işleyişiyle ilgili 4 düzenleme de vardı; ayrıca bu dönemde 149 yasakabul edildi. Hükümetin toplumu yasalara dayanarak yönetmesi için çıkarılan yasa ve yönetmeliklerin sayısı, doimoi öncesi döneme göre üç kat artmış durumda.

Dahası, hükümet aygıtı ve yerelyönetim organları, işleyiş kalitelerini geliştirecek biçimde kuvvetlendirildi. Bakanlar ve bakanlık düzeyindeki makamlar, birçok idari bölümü yönetecek biçimde yeniden yapılandırıldı. Devlet yönetimi adım adım iş/ekonomi dünyasından ve üretimdeki doğrudan elini çekmeye başladı. Daha önce 76 idari organdan oluşan hükümet aygıtı, 17 bakanlık, 6 bakanlık düzeyinde makam, ve 13 hükümetin kontrolündeki makam barındıran 39 idari organa dönüştürüldü. Daha önce 40 idari organdan oluşan eyaletlerdeki halk komitesi aygıtı 20 idari organa düşürüldü; bölge düzeyindeki idari organların sayısı 20’den 10’a indirildi. Genel olarak, merkezi ve yerel yönetimler, görevlerini daha hızlı, daha uygun ve daha etkili biçimde yapmaya başladılar.

Yargı organlarının işlevleri, görevleri ve işleyişi daha iyi belirlendi. Yüksek Halk Mahkemesi ve eyalet mahkemeleri, yeni uzmanlaşmış mahkemeler (ekonomi mahkemeleri, iş mahkemeleri, idari mahkemeler) oluşturularak bazı reformlara tabi tutuldu. Yüksek Halk Savcılığı idari kararlar, ekonomi, emek ve işletmelerin iflas olaylarında denetim işlevini yerine getirecek biçimde yeniden düzenlendi. Halk Mahkemeleri ve Yüksek Halk Savcılığı örgütlenmeleriyle ilgili yasalar yürürlüğe sokuldu. Mahkemelerdeki yargılama süreci bilimsel bir hale getirildi; işlemlerin etkinliği geliştirildi; avukatlık ve savunma kurumunun rolüne vurgu yapıldı.

Vietnam Yurtsever Birleşik Cephesi ve diğer kitle örgütleri, görevlerini daha iyi yapmaya, devrimci harekete, Parti’nin ve Devlet’in inşasına halkın katılımını birleştirerek geliştirmeye ve halkın doğrudan oluşturduğutoplulukların kendi kendilerini yönetme yeteneğini yükseltmeye başladılar. Parti örgütleri ile politik sistemin diğer parçaları arasındaki ilişki de daha iyi ele alındı. Hükümetin her düzeyinde başkalarına kibirli ve dayatıcı davranma tarzı azaltıldı. Parti, devlet ve toplumsal-politik örgütler arasındaki ilişkiler geliştirildi. Vietnam, toplumsal demokratikleşmenin geliştirilmesi, halkın aktif rolünün artırılması için gerekli politikalar ve tedbirlere sahiptir. Tabandaki insanlar için yeni Demokratik Katılım Yasası’nın yürürlüğe sokulup uygulanması ülkenin hâkimi konumundaki halkın çıkarlarının geliştirilmesi sürecine katkıda bulunmuştur.

Uluslararası ilişkiler 

Yeni dönemin özelliklerine ve içeriğine ilişkin yeni kavramlarımızla birlikte, Vietnam’ın uluslararası ilişkilerinde de değişiklikler oldu. İçinde bulunduğumuz dönemin içeriği ve özellikleri sorununa yaklaşım biçimi, daha şeffaf ve daha uygun bir duruma getirildi. Gelişme ve sosyal kalkınma trendinin uzun ve karmaşık olduğu daha yeterli bir biçimde kavranmaya başlandı. İçinde bulunduğumuz dönemde modern bilimsel ve teknolojik devrimin büyük önemi, ekonomik küreselleşme ve bilgiye dayalı ekonomi gibi yeni özellikleri açıklığa kavuşturuldu. Gerçekçi sosyalizmin güncel başarılarının değerlendirilmesiyle birlikte, Vietnam, ayrıca, ekonomik durgunluk ve krize neden olan zayıflıkları ve hatalarını da ortaya koydu. Vietnam, ayrıca bugünkü dünya kapitalizmini uygun biçimde değerlendirerek, bu yeni durumda, ulusal ve sınıfsal mücadelenin karmaşıklığı ve ciddiyetini, daha etkin biçimde kavrayarak, düşman güçlerin “barışçıl evrim” komploları ve çabalarına karşı direnmeyi başardı. Bütün bu nedenlerle Vietnam, ulusal ekonomiyi geliştirmek, ülkenin inşasını gerçekleştirmek ve ülke savunmasını sağlamak için iyi bir uluslararası çevrenin yaratılması ve bunun geliştirilmesini dışişlerinin en önemli hedefi ve zorunluluğu olarak belirledi.

Vietnam Komünist Partisi, dışişleri politikalarının yönetilmesinde Vietnam’ın ulusal bağımsızlık ve sosyalizm ilkesine bağlı kalması gerektiğini vurguladı; aynı zamanda Vietnam’ın yaratıcı ve esnek bir dışişleri stratejisi olmalıydı. “Dostları artırma ve düşmanları azaltma” ilkesine uygun olarak  “düşman ve dost”, “bağımlılık ve işbirliği” konularındaki kavramlar da değişti. “Vietnam, uluslararası topluluk içindeki bütün uluslarla dost ve ortak olmaya, barış, bağımsızlık ve gelişme için birlikte mücadele etmeye hazırdır.” (4) Gerçekten de Vietnam, var olan abluka ve ambargo durumunu kırarak, diplomatik ilişkilerini, ulusal bağımsızlık ve egemenliğin sürdürülmesi, dış ilişkilerini çeşitlilik ve çok taraflılığın sağlanması yönünde adalar geliştirdi.

Bütün büyük ülkelerle dengeli ilişkiler geliştirdi. Komşu ülkelerle sınır, toprak ve sorunları barışçıl bir ortamda çözülmeliydi. Vietnam, ülkeyi geliştirmek için, Doğrudan Yabancı Yatırım ve Devletler Arası Resmi Kalkınma Yardımı olanaklarını kullandı, ürünleri için dış pazarları genişletti, uluslararası ve bölgesel ekonomilerle aktif biçimde bütünleşti, sermayenin avantajlarından, bilimsel teknolojik ilerlemelerden ve yabancı ülkelerin yönetim teknolojisi deneyimlerinden yararlandı.

Bugüne kadar Vietnam, dünya üzerindeki 200 ülkeden 169’u ile diplomatik ilişki kurdu; 221 ülke ve bölge ile ticari ilişkiler geliştirdi; bu ülkelerle 90 adet karşılıklı ticaret antlaşmaları imzaladı. Bunların arasında Vietnam-ABD ticaret antlaşması da bulunmaktadır. Vietnam, ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği) üyesi oldu. AFTA (Asya Serbest Ticaret Bölgesi), APEC (Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği) ve Dünya Ticaret Örgütü’ne katılarak uluslararası ekonomi ile bütünleşme yolunda hızla ilerledi. Yabancı mali-para örgütleriyle kredi ilişkileri geliştirerek Dünya Bankası ve IMF ve Asya Gelişme Bankası’ndan önemli oranda tercihli krediler kullandı. Haziran 2004’te 4575 yabancı yatırım projesi ülkede lisans almıştı ve bunların toplam sermaye tutarı 43 milyar ABD dolarıydı. 2005’de yabancı sermaye yatırımının bulunduğu ekonomi sektörü, tüm ülkenin toplam yatırımlarının % 17.1’ini gerçekleştiriyordu. Bu sektör, ülkedeki sanayi üretim değerinin %35’ini gerçekleştirirken istihdam ettiği işçi sayısı yarım milyonu aşıyordu.

Ulusal savunma ve güvenlik

Vietnam, sosyalizmin inşası ile ülkenin savunması ve ekonomi ile dış ilişkilerde ulusal güvenlik-savunma arasındaki ilişkiler konusunda daha bilinçli bir konuma geldi. “Devlet güvenliği” ve “ulusal savunma” kavramı, artık çok daha geniş bir bağlamda düşünülüyordu. “Devlet güvenliği”, yalnızca politik güvenliği değil, aynı zamanda ekonomik, kültürel ve toplumsal güvenliği de içeriyor… Ulusal savunma ise yalnızca topraklarımızın, sınırlarımızın, adalarımızın, hava sahamızın ve kara sularımızın savunulmasını değil, aynı zamanda sosyalist rejimin, Parti’nin, Devlet’in, halkın, devrimci başarıların, doimoi davasının, ulusal sanayileşmenin ve modernleşmenin de savunulması anlamına geliyor.

Elbette bağımsızlığımız, egemenliğimiz, birliğimiz ve toprak bütünlüğümüz devam ediyor. Parti liderliği ve sosyalist rejim, istikrarını sürdürüyor;  politik güvenlik, toplumsal düzen ve toplumsal güvenlik güçlendirildi. Silahlı kuvvetler, politik, ideolojik ve örgütsel bakımlardan çok iyi inşa edildi. Savaş durumunda askeri birliklerimizin konuşlanması ve barış dönemlerinde silahlı kuvvetlerin etkin biçimde görevlendirilmesi stratejik olarak düzenlendi. Vietnam, kargaşalık ve yıkıcı faaliyetleri, “barışçıl evrimi göğüsleyerek, ulusal savunma görevi ile güvenlik görevi arasında sıkı bir ilişki oluşturdu. (ÇN. Barışçıl evrim kavramı ABD önderliğindeki Batı ülkelerinin sosyalist ülkeleri barışçı bir biçimde kapitalizme dönüştürme çabalarını anlatıyor). Politik istikrarsızlık kısa sürede ortadan kalktı. Dinsel, ulusal, demokratik, medeni haklarla ilgili sorunları ülkede istikrarsızlık yaratmak için kışkırtan dış gericiler ile ülke içindeki gericilerin bütün faaliyetleri etkisizleştirildi.

Komünist Partisi’nin inşası

İktidardaki bir Marksist sosyalist Parti’nin görevi ve ihtiyaçları yeni koşullarda çok daha uygun biçimde ortaya kondu. Vietnam, sosyalizmin inşası için ülke gerçeklerinin yanı sıra, nesnel yasalara uygun yeni bir yol ve modelin bulunması için araştırmalar sürdürmek zorundaydı. Bu yolda, sosyalizmin başarılı şekilde inşası ve sosyalist ülkenin savunulması biçimindeki iki stratejik görevin yerine getirilmesinde halka önderlik etmek gerekiyordu. Bir yandan bürokratizm ve yozlaşma tehlikesinin önlenip yok edilmesi öte yandan da, artık sosyalist yolun terk edilmesi gerektiği gibi muhafazakâr görüşlerin terk edilmesi gerekiyordu. Parti, devlet vasıtasıyla ve Devlet ile birlikte halkın, ülkenin hâkimi konumuna geldiği yeni bir rejimin inşa edilmesi uğraşında Vietnam halkına önderlik ediyor. Parti, önderlik ederken anayasa ve yasalar çerçevesinde çaba sarf etmeyi, hukuk devleti ilkesini benimsemektedir. Parti’nin sosyalizmi inşada önderliğinin zorunlu olduğu mantıksal bakımdan ve ikna edici biçimde kanıtlanmış durumda. Bu anlamda ülkede Batıda anlaşıldığı anlamda bir politik çoğulculuk ve çok-partili sistem kabul edilmemektedir.

Sosyalist yönelimli pazar ekonomisinin geliştirilmesinde, hukuka dayalı bir devlet ve, demokratik bir toplum oluşturulmasında, dünya ekonomisiyle bütünleşmede inisiyatif alma konularında Parti’nin önderlik rolüyle ilgili düşünceler adım adım geliştirildi ve zenginleştirildi.

Marksizm-Leninizm ve Ho Chi Minh Düşüncesi’nin Parti düşüncemizin temeli ve devrimci faaliyetlerimizin yönlendiricisi olduğunu yeniden vurgulamak gerekiyor. Marksizm-Leninizm’in hangi önermelerinin doğru olduklarının bugüne kadar kanıtlandığını, geçmişte doğru olsalar da bugün değiştirilmesi, tamamlanması ve yeni tarihsel koşullara uygun biçimde geliştirilmesi gereken düşüncelerin hangileri olduğunu; Karl Marks, F. Engels ve V. I. Lenin tarafından, hangi önermelerinin kendi zamanlarında, kendileri tarafından dahi yetersiz ya da yanlış bulunduklarını;  yabancı modelleri otomatik olarak uygulamamız ya da kendi araştırma eksiklerimiz nedeniyle yanlış biçimde ya da yetersiz olarak algıladığımız önermelerin neler olduklarını bugün artık daha iyi anlamaya başlamış bulunuyoruz.

Barışçıl biçimde sosyalist yönelimli bir pazar ekonomisinin kurulması, dünyadaki mevcut karmaşık gelişmelerle baş etmek ve dünyayla bütünleşmek için kapıları dışa açma sürecinde iktidarda bulunan komünist partisinin inşası görevinin özel önemi, çok daha açık biçimde ve derinlikli olarak kavranmış durumda. Vietnam Komünist Partisi’ne göre, tüm devrimci dava bakımından yaşamsal önemde görevleri bulunan Parti’nin inşası, Parti’nin yenilenmesi, kendisini yeniden örgütlemesi ve tüm bunlar Parti’nin varlığının ve gelişmesinin yasası olarak ele alınmalıdır. Parti inşasının içeriği konusunda Parti’nin devrimci ve bilimsel yapısının korunmasına, politik, ideolojik, örgütsel ve diğer bakımlardan güçlü ve gelişkin bir iç demokrasinin olduğu bir Parti’nin inşasının, önderlik tarzının ve çalışma yöntemlerinin geliştirilmesinin önemi sürekli olarak vurgulanmaktadır.

Nitekim dünyadaki ve ülke içindeki karmaşık değişikliklere rağmen Vietnam Komünist Partisi, sağlam duruşunu bozmuyor. Parti, politik yeteneklerini ve kararlılığını olduğu kadar devrimci ve bilimsel yapısını da korumaya devam ediyor. Parti, Vietnam’ın devrimci davasını sürdürmeye, sağlanan birçok büyük ve önemli başarıyla birlikte doimoi’yi uygulamada Vietnam halkına önderlik etmeye, ulusal bağımsızlık ve sosyalizm hedefini izlemeye devam ediyor. Parti’nin teorik ve politik çalışmasında birçok yenilenme de söz konusu. Bu yenilikler doimoi davasının ana meseleleriyle ilgili olarak ortaya çıkan düşünceleri birleştiren, yenilikçi düşüncelerin ve kavramların gelişmesinde pay sahibi olan, Parti’nin yönlendirici çizgisini savunan ve bununla birlikte “çoğulculuk, çok-partili sisteme geçilmesi” gibi hatalı aşırı liberal talepleri eleştiren katkılardır. Kadrolar ve örgütsel çalışmalarda da birçok yenilenme söz konusudur. Politik görevlerin etkin biçimde yerine getirilmesi, uzman idarecilik yeteneklerinin ve meziyetlerin değerlendirilmesinin temeli olarak ele alınmaktadır. Görevlilerin çalışmalarının düzenlenmesi, şimdiki yeni çalışma ihtiyaçları temelinde geliştirilmiştir. Ulusal sanayileşme ve modernleşmede yeni bir personel ve kadro stratejisi oluşturuldu ve uygulanmaya başlandı. Parti örgütlerinin güçlendirilmesi ve Parti üyelerinin saflarının sıklaştırılması için de çok yoğun çabalar harcandı. Parti, önderlik konusunda gelişmeler kaydetti. Karar alma ve alınan kararların uygulanma mekanizmaları reformdan geçirildi.

Sonuçlar

Kanımca 20 yıllık doimoi’den sonra Vietnam, sosyalizmin inşası ve ülke savunması konularında çok büyük tarihsel başarılar elde edebilmiştir. Bu 20 yıllık sürede Vietnam’da esaslı ve çok kapsamlı değişiklikler oldu. 1970’lerin sonlarında ortaya çıkan sosyo-ekonomik kriz durduruldu; sanayileşme ve modernleşme hız kazandı ve ülke ekonomisi hızla büyümeye başladı; halkın yaşam koşulları oldukça iyileşti; politik sistem ve Parti önderliğinde bütün halkın birliği güçlendirildi, halkın mevcut rejime güveni daha da arttı; ülkenin genel ulusal olarak gücü de gittikçe arttı; Vietnam’ın dünyadaki konumu ve saygınlığı özellikle gelişmekte olan ülkeler arasında sürekli olarak yükseldi.

Bu büyük başarılar Vietnam Komünist Partisi’nin yenilenme çizgisinin doğru ve yaratıcı olduğunu; Vietnam’daizlenen sosyalizm yolunun ülke gerçeklerine daha da uygun olduğunu gösteriyor. 20 yıldır sürdürülen doimio sürecinin önderliğinden çıkan en önemli sonuç budur. Vietnam Partisi ve Hükümeti giderek daha fazla deneyim kazanıyor; sosyalizm kavrayışı ve onu başarıya ulaştırmanın yolu daha da netlik kazanıyor. Sosyalizmin nasıl inşa edilebileceği konusundaki teorik düşünme sistemi ve Vietnam sosyalizminin yolu temel olarak biçimlenmiş durumda. Bu teorik düşün sistemi Marksizm-Leninizm ve Ho Chi Minh Düşüncesi’nin dünya görüşünün sosyalizm üzerine düşüncelerinin zenginleştirilmesi ve geliştirilmesinden başka bir şey değildir aynı zamanda Partinin Marksist çizgisinin bilimsel temellerinin tanımlanmasından başka bir şey değildir. 9. Ulusal Kongre’de Vietnam Komünist Partisi’nin 20. yüzyılda Parti liderliğinin öncülüğünde Vietnam halkının gerçekleştirdiği üç büyük başarıdan (5) birisi olarak doimoi davasında elde edilen başarıları savunması doğal bir sonuçtur.

Yine de üstesinden gelinmesi gereken birçok zayıflık ve yetersizlik hâlâ bulunmaktadır.  Özellikle sosyalist yönelimli bir pazar ekonomisinin geliştirilmesi, ulusal sanayileşme ve modernleşmenin gerçekleştirilmesi için gerekli politika, mekanizma, düzenleme,  model gibi özgül konularla ilgili kavrayış ve kararlar konusunda birçok teorik sorun henüz tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Kalkınmanın niteliği ile büyüme oranı arasında, sürdürülebilir gelişme ile hızlı büyüme arasında, politik sistemin yenilenmesi ile ekonomik reform arasında, istikrar ilereform arasında, bağımsızlık ve egemenlik ile ve uluslararası bütünleşme çabası arasında… tüm bu konularda henüz yeterli kavrayış ve uygun kararlar henüz tam olarak oluşmuş değil. Ekonomimizin gelişmesi henüz onun yeterlilik ve taleplerini karşılayacak düzeyden uzak, ekonominin rekabet gücü yeterli değil ve hem dünyanın geneli hem de bölgedeki diğer ülkelerin gerisinde kalma tehlikesinden tam olarak kurtulamamış bulunuyoruz. Ülkenin birçok acil toplumsal ve kültürel konusu ancak adım adım tedricen çözülüyor. Bazı Parti üyelerinin yaşam biçiminde, ahlâki duruşlarında ve genel olarak politik düşüncede hâlâ ciddi bürokratizm ve yozlaşmalar görülebiliyor. Özellikle ülkenin dağlık ve çok uzak bölgelerindeki halkın büyük kısmının yaşam koşullarındaki zorluklar devam ediyor.

Politik sistemin işleyişi ve Parti liderliğinin çalışma biçimleri oldukça yavaş yenileniyor. Devlet yönetimi, yeterince verimli çalışmıyor. Parti ile halk arasındaki ilişkiler bir ölçüde gevşemiş durumda. Parti içindeki ve toplumdaki demokrasi, yeterince gelişmiş değil.

Son 20 yıllık doimoi davasının eksiklik ve yetersizliklerinin yanı sıra sağlanan başarılara göz atıldığında doimoi’nin hem uygulamada hem de teoride büyük ve son derece derinlikli bir devrimci dava olduğu anlaşılıyor. Doimoi, bütün Parti’nin, halkın ve toplumun davasıdır. Doimoi, yeni ile eski arasındaki mücadeledir; birçok durumda doimoi çok zor ilerliyor. Kanımca, Vietnam Komünist Partisi’nin kazandığı başarıların temelinde çeşitli etkenler bulunmaktadır: Parti, bu yenilenmeyi uygulamakta çok kararlı davranarak, içinde bulunulan tarihsel durumu gerçekçi biçimde değerlendirerek hatalarını kabul etmeyi bilmiştir. Eski tarz düşünme biçiminden ve uygun olmayan yöntemlerden vazgeçerek, halkın yaratıcı çalışmasını ve halkın inisiyatif almasını teşvik etme yolunu seçebilmiştir. Teorik tezlerin gerçekleri ile gerçekliğin birleştirilmesini başarıyla yürütmek kaçınılmaz hale gelmişti,  muhafazakâr ve dogmatik düşünüş tarzının üstesinden gelmek için kararlılıkla mücadele edilmesi gerekli olmuştu. Parti,  aynı zamanda aşırılığa düşmemeye ve aceleci davranmamaya çabalayarak yeni tipte bir iradeciliğe düşmekten sakındı.Parti’nin oluşturduğu yenilenme çizgisi, bütün halkın desteğini seferber edecek biçimde oluşmuş bağımsız, kendine güvenen ve yaratıcı bir çizgiydi.

Ülkede ve dünyadaki beklenmedik ve karmaşık gelişmeler ışığında Vietnam’daki devrimci davanın önüne yeni sorunlar ve yeni gereksinimler çıkabilecek olsa da gelecek dönemde Vietnam’ın birçok avantajı olacaktır. Vietnam Komünist Partisi, temel görevlerimizi doimoi sürecini kapsamlı bir biçimde ilerletmek, sosyalizme doğru ülkenin güçlü ve sürdürülebilir gelişmesini sürdürmek olarak belirlemiştir. Bu süreçte Doimoi bizim itici gücümüz, politik istikrar bunun önkoşulu, hızlı ve sürdürülebilir gelişme ise hedefimizdir.Gelecek dönemde Vietnam’daki doimoi davasının geliştirilmesiyle ilgili genel davranış taktik ilkeler şunlardır: ortaya çıkan fırsatların yaratılması ve değerlendirilmesi, engellerin aşılması, tehlikelerin kontrol altında tutulması, ülke içindeki ve dışındaki bütün kaynakların seferber edilmesi, ülkeyi azgelişmişlikten çıkararak 2020 yılında modern bir sanayileşmiş ulus haline getirmek için düşünme biçimimizde yeni itici güçlerin ve hamlelerin yaratılması.

Bu görevlerin başarıyla yerine getirilmesi için Vietnam’da sosyalizmi gerçekleştirmenin yolunun ve sosyalizmle ilgili teorik kavrayışın yenilenmesine devam edilmesi, ekonomik reform görevinin merkezi görev olduğunun ve Parti’nin inşasının en önemli konu olduğunun kavranması ve toplumun manevi temeli olarak da kültürün geliştirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda politik sistemin işleyiş biçiminin de politik istikrar ve temel sosyalist ilkelerin korunması temelinde yenilenmesi gerekiyor. Bütün ülke, yüksek ve istikrarlı bir büyüme oranı elde etmek ve ulusal ekonominin nitelik, verimlilik ve rekabet gücünün büyük bir gelişme sağlaması için gayret göstermek; ulusal modernleşme ve sanayileşmeye hız vermek, sosyalist yönelimli pazar ekonomisiyle ilgili kapsamlı düzenlemeleri tamamlamak; bilim ve teknolojiyi, eğitim ve öğretimi geliştirmek; insan kaynaklarını ve niteliğini geliştirmek; ekonomik büyümenin kültür, toplumsal adalet ve her alanda gelişmeyle el ele yürümesini sağlamak; bağımsızlık, egemenlik ve ülkenin toprak bütünlüğünü savunmak için kararlı olmak zorundadır.

 

* 9. ve 10. dönemler Parti Merkez Komitesi Politbüro üyesi, 11. ve 12. dönemler Millet Meclisi Başkanı, Merkezi Teori Konsey eski başkanıdır. Bu makale, yazar Hanoi Parti Komitesi Sekreteri iken yazılmıştır yıl 2007.

 

NOTLAR

1, 2 – Vietnam Komünist Partisi, Doimoi Döneminde Parti Kongresi Belgeleri, National Politics Publishing House, Ha Noi, 2006, sf. 317, 481.

3 – İbid, sf. 327.

4 – İbid, sf. 663.

5 – Üç büyük başarı şunlardır:

         1) 1945’deki Ağustos Devrimi ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’nin kurulması.

         2) Büyük ve şanlı direnme savaşı zaferiyle ülkenin özgürleştirilmesi ve savunulması.

         3) Ülkenin yenilenmesi ve adım adım ülkenin sosyalizme doğru ilerlemesi çabaları.

Bkz. Vietnam Komünist Partisi: 9.Parti Kongresi Belgeleri, National Politics Publishing House, Ha Noi, 2001, sf. 62–63.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!