İmralı mesajına ABD ve AB’den tepki

Tolga TANIŞ – WASHINGTON – AA 21 Mart 2013

ABD, Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’da okunan mektubunun ardından bir açıklama yayınlayarak, PKK’nın attığı adımı olumlu bulduğunu belirtti ve cesaretinden ötürü Türk hükümetini alkışladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland’ın yaptığı açıklamada şöyle denildi:

“ABD, bugün PKK’nın şiddeti durdurmak için yaptığı açıklamayı, Türkiye’deki 30 yıldan fazla süren trajik şiddeti sona erdirmede olumlu bir adım olarak memnuniyetle karşılıyor. Bu şiddet, çok sayıda hayata ve geleceğe mâl oldu ve artik bitmeli. Türkiye’deki demokrasiyi ilerletecek ve Türkiye’nin tüm vatandaşlarının hayatlarını iyileştirecek barışçıl bir çözüm başarma derdindeki Türk hükümeti ve tüm tarafların cesur çabalarını alkışlıyoruz. ABD, Türkiye halkının sonunda bu meseleyi çözmek ve daha aydınlık bir geleceğe ilerlemek konusundaki çabalarını desteklemeye devam edecektir.

AB AÇIKLAMADAN MEMNUN

Öte yandan AB Genişleme Komiseri Stefan Füle ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Tesilcisi Catherine Ashton’ın ortak açıklamasında, “PKK’ya bugün yapılan silah bırakma ve Türkiye sınırlarının dışına çekilem çağrısını ve buna olumlu tepkileri memnuniyetle karşılıyoruz. Bu, çok sayıda can kaybına neden olan sorunu bitirme hedefiyle devam eden süreçte yeni bir önemli ileri adımdır. Bunun somut takibini ve uygulanmasını bekliyoruz” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, “AB’nin barış sürecine tam destek verdiği ve katılım öncesi mali yardım enstrümanları dahil katkı yapmaya hazır olduğu” vurgulandı.

Hürriyet Planet

 

Suriye ve sol alternatif!

Suriye’deki olaylar üçüncü yılına girdi. Geride kalan iki yılda Suriye beklide yakın tarihin gördüğü en kirli savaşa sahne oldu. Birkaç günde yıkılacağı varsayılan Şam rejimi kapalı kapılar ardında yazılan onca senaryoyu boşa çıkararak olanca gücüyle yerli yerinde duruyor. Onlarca ülkeden on binlerce cihadistin akın ettiği ülkede muhalifler verilen tüm desteğe rağmen istediklerini elde edebilmiş değil.

Kriz ise derinleşerek sürüyor. Muhaliflerin çatı kuruluşu Ulusal Koalisyon’un ise bugün İstanbul’da başbakanını seçmesi bekleniyor. Fransa ve İngiltere muhalifleri silahlandırmak için Birlik üyesi ülkelerin direncini kırma uğraşısında. Şu an için istediklerini elde edebilmiş değiller. Pentagon, Ürdün’deki kamplarda silahlı gruplara eğitim vermeye başladı.

The Daily Star Sunday, İngiltere’nin Suriye yönetimine karşı savaşan silahlı militanlara yardım etmek için Afganistan’daki SAS komandolarını Suriye’ye kaydıracağını yazdı. Daily Telegraph bu özel birliklerin daha önce de Cameron’un görevlendirilmesiyle Libya saldırısına katıldıklarını, muhaliflerin Trablus’a girmelerine yardımcı olduklarını hatırlattı.

***

Kanlı bir vekalet savaşına sahne olan ülkede yaşananların mahiyetine dair kafa karışıklıkları ise sürüyor. Özellikle de sol çevreler içerisinde. Avrupa Sol Partisi ve ÖDP’nin hafta sonunda İstanbul’da düzenlediği “Suriye, Emperyalist Müdahale ve Barış. Sol Bir Alternatif Yaratmak Mümkün mü?” başlıklı iki günlük konferansı bu kafa karışıklığını bir kez daha ortaya çıkardı.

 

Konferans, zamanın ruhuna uygun “özgürlük” ve “demokrasi” gibi kavramlarla meşrulaştırılmaya çalışılan emperyalist müdahalenin bir hayli taraftar bulduğunu görmemize yol açtı.

Avrupa’dan, Suriye’den, Türkiye’den çok sayıda siyasetçi, akademisyen, gazeteci, ve aktivistin katıldığı panel verimli tartışmalara sahne oldu. Farklı siyasi duruşlara sahip katılımcıların birçoğunun söylediklerine katılmasak da özellikle Suriye Devletini İnşaa Akımı’ndan Anas Joudeh ve Suriyeli Kadınların Barışı Grubu Nesreen Hasan gibi konuşmacıların içerden aktardıkları önemliydi.

Keza Avrupa solunun olaylara yaklaşımını öğrenme imkanımız da oldu. İyi de oldu. Irak işgaline karşı sokağa çıkan Avrupa solunun neden Libya ve Suriye saldırılarına karşı tepkisiz kaldığını Fransa Sol Cephe’den Alain Billon’un dağzından dinlememize vesile oldu konferans.

***

Sol içerisinde Ortadoğu ve bölgede yaşananlara dair bir duyarsızlık ikliminin ve ciddi bir ayrışmanın hakim olduğunu söylemek acı ama gerçek. Konferans bu iklimin ortaya çıkması için de bir platform oldu. Kendilerini solda tanımlayan katılımcıların sınıf indirgemeci yaklaşımının yol açtığı bakış açısı derin bir hayal kırıklığı yaratmadı değil. Muhaliflerin talep, ve amaçlarını, kimlerle ittifak ilişkisine girdiklerini dikkate almadan yapılan yorumlar yaşananların devrim olarak görülmesi gerektiğine kadar vardırıldı.

Tüm tartışma ve fikir ayrılıklarına rağmen konferans bir hayli yararlı oldu. Öncelikle solun Suriye konusunda henüz bir alternatif üretmekten uzak olduğunu gösterdi. İkincisi uluslararası ilişkileri okumada ‘sınıf indirgemeci’ tavrın yol açtığı handikapları ortaya koydu. Üçüncüsü ise bir takım sol çevrelerin emperyalizm, hegemonya ve devrim okumalarını yeniden gözden geçirmelerinin zaruriyetini ortaya çıkardı. İyi okumalar!

İbrahim Varlı, 2013 MART 19

Birgün

***

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!