Kapışma Uzlaşmak İçin Mi?

AKP koalisyonunu oluşturan en önemli güçlerden biri olan

Fethullah Gülen Cemaat’i ile R. Tayyip Erdoğan arasında bir çatışmanın olduğu aylardan beri konuşulmakta ve yazılmaktadır. Bu iki kesim arasındaki iplerin Anayasa değişikliğinden sonra kopacağı yorumu ağırlıklı olanı gibi görünüyordu. Ama Cumhurbaşkanının görev süresi hakkındaki düzenlemenin Başbakanın istediği şekilde yasalaştırılması kapışmayı hızlandıran önemli bir neden oldu.

Ortadoğu’daki son gelişmelerle birlikte bu çatışmaya baktığımız zaman bu olayın arkasında önemli bir gücün olduğunu söyleyebiliriz. Bu önemli güç, Türkiye’yi gerek ülke içi yeni şekillendirmelerde gerekse de İran ve Suriye politikasında isteği gibi yönetmek isteyen ABD’dir. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi, Anayasa değişikliği ve Kürt meselesi gibi hayati konularda ve Ortadoğu sorunuyla ilgili kayıtsız şartsız kendi çizgisinde yürümesini isteyen ABD, isteklerini kendine has yöntemlerle ortaya koymaktadır.

Bu arada, ABD’nin Ortadoğu’da taşeronluğunu yapan AKP iktidarının Rusya ile temas kurmasına bile tahammül göstermeyeceği de anlaşılmaktadır.

 AKP içinde ABD’nin Truva Atı görevini eksiksiz yerine getiren Cemaat, gerek R.Tayyip Erdoğan’ın iç veya dış politikayla ilgili kişisel hırslarına yenilerek kontrolden çıkmaya başladığı anlarda, gerekse de devlet içindeki belirleyici kurumların Amerikan politikalarına direndiği durumlarda harekete geçerek hem ayar vermekte hem de tasfiyeler örgütleyerek devlet içinde mesafe almaktadır. Ordu içinde bazı subaylar ABD politikalarına ayak dirediler ve sonuçta tasfiye edildiler. Yargı içinde de aynı sonuç söz konusu oldu. Medya çevrelerinde, üniversitelerde, kısacası emperyalistlerle işbirliği yapmayan herkes ya hapse atılarak ya görevden alınarak ya da ekonomik baskıyla yani bir şekilde etkisizleştirilerek tasfiye edildiler. Bazıları da bu uluslararası güçlere teslim olarak, uzlaşarak onların kalemşoru veya silahşoru olarak verilen pis işleri yapmaya devam ediyorlar.

ABD’ye, AKP iktidarına ve Cemaate karşı olanları, bunların ortak çıkarlarına uymayanları birlikte yediler. Şimdi de her iktidarın eninde sonunda yaşadığı gelişmeye tanık olmaya başladık. AKP iktidarı, MİT Müsteşarı’nın savcılığa çağrılmasıyla birlikte, üzerine çıkınca aşağı doğru kayması kaçınılmaz olacak olan eğik düzleme oturtulma tehdidi ile karşı karşıya bırakılıyor. R. Tayyip Erdoğan iktidarı, ya koşullarını ABD’nin belirleyeceği, Truva Atı’nın uygulamaya koyacağı yeni düzenlemeye razı olacak ve böylece uzlaşarak yeni duruma uygun bir şekilde yola birlikte devam edecekler ya da çatışmaya devam edecekler. Bu çatışma sonucunda ABD’nin her durumda egemen güç olarak kalacağı açık, ama çatışan taraflardan birisinin iktidar oyununun kıyısına itilmesi söz konusu olabilir.

 Efendi aynı ama baş hizmetkârlığı kim hak edecek? Sorun bu.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!