NATO Suriye’ye müdahale planı hazır

Günün sözü: Devr-i AKP’de yazarlara değil, yazarkasalara hayat hakkı tanınmaktadır.

 

NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı Oramiral James Stavridis, Suriye’yi işgale yönelik bir saldırı sinyali verdi.

NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı Oramiral Stavridis, ABD Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde, oturuma katıldı.

“Libya’da olduğu gibi hazırız”

Burada sorulara yanıt veren Stavridis, Cumhuriyetçi Senatör John McCain’in, “NATO, Suriye’de olası durumlara dair bir askeri planlama yapıyor mu?” sorusu üzerine, “Evet. Geniş yelpazede operasyonel seçenekleri değerlendiriyoruz ve Libya’da olduğu gibi, talep gelmesi durumunda angajmana girmeye hazırız” dedi.

“Muhalefete” yardım

Stavridis, Suriye’de yaşanan çıkmazı kırabilecek şekilde muhalefete yardım sağlama seçeneğinin NATO üyeleri tarafından aktif şekilde incelendiğini belirterek, NATO’nun Suriye’de askeri bir rol üstlenmesi için İttifak’ın 28 üyesi arasında mutabakat ve BM Güvenlik Konseyi kararına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Stavridis, NATO üyesi ülkeler içinde, “uçuşa yasak bölgenin hayata geçirilmesi, Suriye muhalefetine silah desteği verilmesi, silah ambargolarının yürürlüğe konulması” gibi seçeneklerin tartışıldığını ancak bunların NATO’nun genel yaklaşımı şeklinde bir hale henüz gelmediğini belirtti.

“Türkiye’deki patriotlar Suriye uçaklarını düşürecek şekilde konumlandırılabilir”

Senatör McCain’in bir sorusu üzerine Stavridis, Türkiye’ye yerleştirilen Patriotların Suriye uçaklarını düşürecek şekilde konumlandırılabileceğini ve bunun, bölgede uçan pilotlar için güçlü bir caydırıcı olabileceğini söyledi.

Oturum sırasında bu konuda Senatör McCain ile Stavridis arasında arka arkaya soru cevap şeklinde bir bölüm yaşandı. Bu bölümde ikili arasındaki diyalog şu şekilde gelişti:

“McCain: (Türkiye’ye yerleştirilen) Patriotlar uçakları düşürebilme

kapasitesine sahip mi?

Stavridis: Evet, öyleler.

McCain: SCUD füzelerini vurabilecek kapasiteleri var mı?

Stavridis: Evet var.

McCain: 20 mil menzilde etkililer mi?

Stavridis: Evet.

McCain: Birkaç Suriye uçağının düşürülmesinin, bu bölgede uçan pilotlar için güçlü bir caydırıcı işlev görebileceğine katılıyor musunuz?

Stavridis: Ne zaman bir uçak düşürülse, bunun güçlü bir caydırıcı olacağı düşüncesindeyim.

McCain: Sizce Suriye muhalefetine, gittikçe uzayan bir iç savaşı kıracak şekilde yardım etmemizin zamanı mı?

Stavridis: Bence bu seçenek incelenmeli. Ve bu konuyla ilgilenen tüm ülkelerce de aktif şekilde inceleniyor.

McCain: Peki sizin şahsi fikrinizi sorabilir miyim?

Stavridis: Tabi. Benim kanaatime göre, bu, çıkmazın kırılmasına ve Esad rejiminin iktidardan indirilmesine faydalı olur.”

“NATO üyelerinin onayı lazım”

Oramiral Stavridis, Senatör Roger Wicker’ın bir sorusu üzerine de Patriot bataryalarının Suriye uçaklarının düşürülmesi amacıyla kullanılması için NATO’nun tüm üyelerinin onayını alan bir NATO kararının gerektiğini ve şu anda “bundan uzak olduklarını” söyledi.

Oturumda söz alan Komite Başkanı Carl Levin, Türkiye’nin, sınırın Suriye tarafındaki kesiminde NATO’nun desteğiyle bir “güvenli bölge” oluşturmak istemesi halinde bunu desteklemeleri gerektiğini kaydetti. Levin, Suriye’nin hava savunma unsurlarının ve hava savunma kapasitelerinin bazılarının hedef alınmasının en azından değerlendirilmesinden yana olduğunu belirtti.

“İster güvenli bölge oluşturmak suretiyle olsun, isterse hava savunma ya da bazı hava güçlerini hedef alma şeklinde olsun, Esed’e karşı askeri çabalarımızı artırmamız gerektiğini düşünüyorum” diyen Levin, Stavridis’e, “Sizce Türkiye, Patriotların bu şekilde kullanılmasına, sınır boyunca, Suriye içinde bir güvenli bölgenin korunmasına yardım etmek için kullanılmasına destek verir mi?” yönünde bir soru yöneltti.

Stavridis de Türk yetkililerin, Patriotların savunma amaçlı kullanılması hususuna çok önem verdiğini belirterek, “Sanırım, bir çeşit kazara bir vaka yüzünden Suriye’deki çatışmanın içine sürüklenmek istemiyorlar” ifadesini kullandı.

Patriotların bu şekilde kullanılması için öncelikle Türkiye’nin kararının gerektiğini vurgulayan Stavridis, eğer NATO misyonu olacaksa da NATO içinde gündeme getirilmesi ve 28 üye ülkenin uzlaşısının gerekeceğini kaydetti. Stavridis, bu tip seçeneklerin NATO üyesi ülkeler içerisinde tartışıldığını bildirdi.

soL,  Çarşamba, 20 Mart 2013

***

ABD, Suriye muhalifetinin İstanbul’da Gassam Hito’yu ‘başbakan’ olarak seçmesini olumlu karşıladı.

El Cezire’nin haberine göre, Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland’ın Suriye Ulusal Koalisyonunun kurduğu geçici hükümete başbakan olarak uzun yıllar Amerika’da yaşamış olan Gassan Hito’yu seçmesini olumlu karşıladığını bildirdi.

Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, Gassan Hito’nun geçici hükümetin başbakanlığına seçilmesinin “muhalifler arasındaki birlik ve beraberliği güçlendireceğini” belirterek “Amerika, Gassan Hito’yu Suriye’ye insani yardım yapan Ulusal Koalisyonla yaptığı işbirliği ile tanımaktadır” dedi.

Gassan Hito’nun Amerikan vatandaşı olduğu yönünde iddialara rağmen Nuland, Hito’nun ABD vatandaşı olup olmadığı konusunda açıklama yapmadı.

Suriye Ulusal Koalisyonu adlı muhalif örgüt dün İstanbul’da yaptığı bir toplantıyla 25 yıldır Amerika’da yaşayan Gassan Hito’yu kurduğu geçici hükümetin başbakanlığına seçti.

soL, 19 Mart 2013

***    ***

ABD: İsyancıların silahlandırılmasına engel olmayız

Bu arada Amerika Birleşik Devletleri, diğer ülkelerin Suriyeli isyancıları silahlandırmasına engel olmayacağını açıkladı.

 

Geçen hafta Fransa ve İngiltere isyancılara silah gönderilebilmesi için Avrupa Birliği’nin Suriye’ye silah ambargosunu kaldırmasını desteklediklerini açıklamıştı.

 

Bazı Avrupa Birliği üyeleri bu silahların “yanlış kişilerin” eline geçmesinden endişe ediyor.

Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının konuyu bu hafta ele almaları bekleniyor. Ambargonun kaldırılmasına ilişkin oylamanın Mayıs’ta yapılacağı belirtiliyor.

BBC, 19.03.2013

***    ***

‘Gericiliğin üzeri özgürlüğün adıyla örtülüyor’

KESK, Memur-Sen’in kamuda başlattığı “Kılık Kıyafet Serbestliği Eylemi”nin bir özgürlük talebi olmadığını savunarak, “Gerçek bir özgürlük hesaplaşmasından bahsedebilmeleri için, önce tarihleriyle hesaplaşması gerekmektedir” dedi.

 

KESK Yürütme Kurulu’nun yaptığı yazılı açıklamada, Memur Sen’in, Türkiye’de emekten, barıştan ve demokrasiden yana olan toplumsal güçleri yanıltmadığı, kendi “günün şartlarına uygun sendikacılık” anlayışını bir kez daha tescil ettiği belirtildi. Memur-Sen’in “Kılık Kıyafet Serbestliği Eylemi”nin bir özgürlük talebi olmadığını ifade eden KESK, “Tüm eşitlik ve özgürlük alanlarını daraltan AKP, kendine özgürlük anlayışını kılık-kıyafet serbestliği ve kamusal alanda türban tartışmalarıyla sürdürerek özgürlük yanılsaması yaratmaya devam ediyor. Gericiliğin meşrulaştırıldığı, üzerinin özgürlük adıyla örtüldüğü bu süreç, AKP’nin gölgesinde sendikacılık yapanlar aracılığıyla kamusal alanda inşa edilmeye çalışılıyor” dedi.

 

Bugün “serbestlik ve özgürlük” tartışmalarıyla süslenmiş bir gericiliğin kadın bedeni üzerinden inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken KESK, “Bugün hukukun, insan haklarının ve sendikal hakların ayaklar altına alındığı, AKP’nin kendisi gibi düşünmeyen herkesin özgürlük hakkını, darbe dönemlerini aratmayan yöntemlerle saldırarak ellerinden aldığı baskıcı, zorbacı bu düzene ses çıkarmayanların, gerçek bir özgürlük hesaplaşmasından bahsedebilmeleri için, önce tarihleriyle hesaplaşması gerekmektedir” dedi.

 

KESK açıklamasında tüm kamu emekçilerini haklarına, taleplerine ve geleceklerine sahip çıkmaya çağırdı. Açıklamada ayrıca, “Ezilenlerin ve emekçilerin birlikteliklerini dinsel simgeler üzerinden parçalamaya çalışanlara karşı eşitlikçi ve özgürlükçü bir zeminde gerçek bir laikliği savunmak, aynı zamanda toplumda gelişen muhafazakârlık ve gericiliğe karşı mücadelenin ilerici adımları olacaktır” ifadeleri kullanıldı.

BirGün Online 19 MART 2013

 

 

 

 

 

 

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!