“SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!”-Ahmet Yıldırım

Türk Tabipleri Birliği,  Ankara Tabip Odası ile Tüketici Hakları Derneği, Nükleer Tehlikeye

 Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği,  Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, öldürülüşünün 20. yılında Adalet ve Demokrasi Haftası etkinlikleri düzenlendiler. Bu etkinlikler içinde TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Bayazıt İlhan’ın “AKP’nin ‘Sağlıkta Dönüşüm’ü: Kamu Sağlık Hizmetlerinin Tasfiyesi” konulu bir konuşma yaptı. Bu söyleşiyi aktarıyoruz.

“UĞUR MUMCU ÖLÜMSÜZDÜR”

20. ADALET ve DEMOKRASİ HAFTASI

 

29 OCAK 2013 GÜNÜ TTB GENEL SEKRETERİ

DR. BEYAZIT İLHAN’IN “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!” BAŞLIKLI KONUŞMASI

Ahmet Yıldırım

1980’den bu yana sağlıkta bir dönüşüm var. 80’lerde 90’larda “reform” adıyla uygulama yapılmıştı. AKP ise bunun adına “Sağlıkta dönüşüm” dedi. Ancak eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Dünya Bankası’nın dışında, bağımsız bir kararla bunun yapıldığını, Türkiye’ye özgü olduğunu savundu. Ne var ki dünyanın her yerinde Dünya Bankası projeleri olarak aynı dönüşüm sürüyor. Bizde de Dünya Bankası projesidir.

Bu “Dönüşüm”de harfiyen uyulan bir kitap var: SAĞLIK REFORMUNUN DOĞRU YAPILMASI. Bu kitabın yazarlarını hemen hemen tümü Dünya Bankası’’yle ilişkisi olan yazarlar. Gördüğünüz fotoğrafta Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanı Dünya Bankası’nın yetkilisinden başarı ödülü alıyor. Niçin Sağlık bakanına doğrudan verilmiyor. Çünkü bu dönüşüm Sosyal Güvenlik Kurulu eliyle yap(tırı)lıyor.

Ancak bu maddi delillerden daha büyük delil sonuçlarını yaşadığımız uygulamalar. Dünya Bankasının karı ne diye soruyorsunuz. DB bildiğimiz bankalardan değil. IMF ve Dünya Para Fonunun kuruluşudur. Önce ülkelerin sistemini batırıyor sonra kredi vererek kendilerine bağlıyorlar. Dünyada en çok kar silah sanayisinde ve ikincisi sağlık alanında.

“DÖNÜŞÜM” NE YAPTI?

Bu sürede özel hastaneler, üniversite ve devlet hastaneleri aleyhine tam üç kat büyüdü. “Performans” işiyle de bu süreçte 2002 yılında sağlık harcaması 2.831 milyar iken, bu oran 2011 yılında tam yedi kat artarak 21 milyara çıktı. Sağlıkta dönüşümde para ödemeleri de artıyor. Ancak GSYİH’ye göre 2012’de 5.2 olan ödeme oranı ancak 6’ya çıktı. Ekonomideki büyüme ise rakamların artmasına neden oldu.

Mucize kabul edilen performans sonucu 2002 yılında hastanelere müracaat edilme sayısı 124 milyon 469, 2010 yılında ise bu rakam 302 milyon 218. Ameliyat sayıları ise Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü rakamlarına göre 2002’de 2.056.005’ken 2010’da bu rakam 8.614.789.

1960’larda sağlık ocakları vardı. Şimdi dönüşümle acile akın başladı. Çünkü aile hekimi gibi para ödemiyorsun. Acil artık buna dayanamaz duruma geldi.

Hükümet de dayanamaz oldu ödediği paralardan. 2011’de negatif performansa geçeceğiz dedi. Çok ilaç yazılması büyük bir sorun olmaya başladı çünkü. OECD ülkelerinde 6 olan doktora gitme sayısı bizde 8 ortalamasında. Üstelik genç bir nüfusumuz olmasına karşın.

Recep Akdağ’ın “Tahlillerinizi farklı doktorlara gösterin” sözü ilginç.

Aslında kışkırtıcı bir sağlık sistemi var. Televizyon sağlık programları bunu teşvik ediyor.

SSK’nın kendi bütçesi vardı. Yatırımlarını hep engellediler. Yok ettiler. Taşeronlaşma ve hizmet alımı sonucu 16 bin olan sağlık çalışanı sayısı 120 bine çıktı.

Emniyet Müdürlüğü yolsuzluk masası istatistiklerinde hep sağlık operasyonları önde olmuş.

SAĞLIK BAKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI

“Kamu-Özel ortaklığı” sağlıkta tasfiyenin zirve noktası oldu. Kentin dışında tüm hastaneler bir sitede birleştiriliyor. 25 yıllığına hizmet alımı taahhüdünde bulunuyor SGK. 45 ilin 13’ünün ihalesi bile yapıldı. 8 ihalede yatırım belirlendi. Hesaplarımıza göre 25 yılda 26.5 milyar lira zarar edecek SGK.  Bu firmalar yabancı ortaklı çoğu. Şirketler hesaplarımıza göre 3 yılda ödedikleri parayı amorti ediyor geriye kalan 22 yıl kendilerine çalışacaklar. Etlik İhtisas Hastanesi yeni yapıldı örneğin orayı kapatıp yeri bunlara tahsis edecekler. Ankara’daki tüm devlet hastaneleri bu komplekse taşınacak.

Sağlıkta hastaların veritabanını SGK parayla satıyor. Görüntüleme, laboratuar sonuçları filan. Hasta olan, riskli olan hiç kimse artık işe giremeyecek bu durumda.

Biz mahkemelere dava ettik. Her kişi ayrıca SGK’yı dava edebilir.

Sağlıkta serbest bölgeler oluşturmayı planlıyorlar. Nasıl bir şeyse; siz düşünün.

Kamu Hastane Birlikleri oluşturuldu. Bunlar Genel Sekreter ve Hastane Yöneticisi olarak şirket (CEO)su olarak Başhekimin üstünde konumda olacaklar.

Bu sistem, “dönüşüm” kamu sağlık hizmetlerinin tümden tasfiyesidir. En büyük darbe üniversite hastanelerine olacak. Onlar da bu sisteme sokuluyor. Tıp fakültesi öğrencileri artık staj yapamayacak. Yabancı doktor ve hemşirelerin çalışabilmesi için eşitlik denklik de kaldırıldı; rahatça çalışabilecek.

 

Ahmet Yıldırım

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!