Şiir Yaşatıyor: ABDAL MUSA

    (14. yüzyıl)

 

Anadolu erenlerinden…

“Abdal Musa, Ahmed Yesevi fukarasındandır. Hacı Bektaş ile Rûm’a gelmiş ve nice kerameti zahir olmuştur.” (Evliya Çelebi, Seyahatname, c.II, s.46, akt. M.Fuad Köprülü)

 

Abdal Musa’nın uzunca bir hayat sürdüğü bilinse de ölüm tarihi bilinmiyor. Annesi çok küçükken ölen Abdal Musa’yı babası Hasan Gazi büyütür. Aslen Horasanlı olan baba tarafı Anadolu’ya yerleşir.

Musa, Hacı Bektaş Veli’nin amcasının torunudur.

Bir dönem Osmanlı ordusunda önemli görevlerde bulunur, Orhan Gazi ile Bursa ilinin fethinde yer alır. O, Ahilerle beraber uca göçen dervişlerdendir.

Bektaşiler içinde önemli bir yer edinir. Bektaşi şairleri, onun hakkında nefesler yazar. Hüseyni’nin “Abdal Musa Sultan gazaba geldi” mısrasıyla başlayan nefes’i meşhurdur.

Bektaşi ananesindeki mevcut on iki posttan on birincisi Ayakçı Şah Abdal Musa Sultan postudur.

Bugüne gelen dört şiiri vardır. En ünlü eserleri ise, Abdal Musa Velayetnamesi ve Nasihatnamesi’dir.

Alevilerce Balım Sultan’a nazaran Abdal Musa’ya çok daha özel bir önem atfedilir.

Divriği’ye bağlı Hergün tuzlasındaki 80 dikili taş “Abdal Musa’nın askerleri” olarak adlandırılır. Bu mit Doğu Anadolu’nun Alevi çevrelerinin tümünde yaygınlık taşır.

Bektaşilik,  Abdal Musa, Sarı Saltık ve daha nice erenler yoluyla Doğu ve Batı Anadolu’da, Balkanlar’da, Rodos ve Girit’te tutunmuş ve tanınmıştır.

 

Şurası da gerçektir ki 1240’taki Babailer isyanından sonra Anadolu, Moğol hakimiyetine girince, Oğuzların deyimiyle yatuklar, yani oturak Türk halkı, mukadderatına teslim olurken, göçebe Türk unsurları Türkmenler, Moğollara karşı istiklal mücadelesine girmekten kaçınmadılar.

Bu isyandan sonra Anadolu’da meydana gelen bütün sosyal hareketlerde, dini ve sosyal olaylarda hasılı Bektaşiliğin ortaya çıkmasında Babailer temel rolü oynamışlardır.

 

O yol göstericidir, çevresini eğitir; derviştir.

Osmanlı Beyliği’nin kurulmasında hizmeti geçen Bâtıni güçler yani Alevi Türkmenler, önderleri Babalar ve Gazi-Abdallar aracılığıyla iktidardan pay istiyorlardı. -Pay almak şöyle dursun, üzerlerinde ağır vergiler söz konusuydu-. Bu yüzden Osman ve Orhan Beylerinin bölgedeki fetih siyasetinin “siyasi ve içtimai” düzenini beğenmiyor, eleştiriyorlardı.

Baba İlyas’ın ardıllarından ve Hacı Bektaş’ın yoldaşı Ede-Bali’ye tanınan bu ayrıcalıklar, yine Baba İlyas’a bağlı bir Babai derviş olan ve Hacı Bektaş’ın yoldaşı Geyikli Baba ve ardılı Abdal Musa’ya tanınmamıştı. (İsmail Kaygusuz-Alevi Takvimi)

 

Kim ne bilir bizi nice soydanız

Ne zerrece oddan ne hod sudanız

 

Bizim meftunumuz marifet söyler

Biz Horasan mülkündeki boydanız

 

Yedi deniz bizim keşkülümüzde

Hacı’m umman ise biz de göldeniz

 

Hızr ü İlyas bizim yoldaşımızdır

Ne zerrece günden ne hod aydanız

 

Yedi tamu bize nevbahar oldu

Sekiz uçmak içindeki köydeniz

 

Bizim zahmımıza merhem bulunmaz

Biz kudret okunda gizli yaydanız

 

Tur’da Musa durup münacat eyler

Neslimizi sorarsanız Hoy’danız

 

(Ali geldi adım bahane

Güvercin donunda kondum cihana)

 

Abdal Musa oldum geldim zemana

Arif anlar bizi nice sırdanız

                                             Abdal Musa

 

Dönemin mutasavvıflarının – Mevlânâ ve Hacı Bektaş hariç- savaşçı nitelik taşımalarının en önemli nedenlerinden biri, 1240 yılındaki Babalılar Ayaklanması ile şu ya da bu şekilde –düşünsel, dini, pratik- ilişkilerinin bulunması olsa gerektir. ( Ahmet Yaşar Ocak, akt. Arzu Kök, Abdal Musa Velâyetnamesi İncelemesi s.9-10)

 

Anadolu’nun birçok ilini gezen Abdal Musa’nın türbesi Antalya’nın Elmalı ilçesinin Tekke köyündedir. Bugün adına cemler düzenlenmektedir.

 

***

 

NOT:

Abdal Musa ile ilgili araştırmamda bir konu gölgede kalabilir. Oysa bu konunun Anadolu halkı ve toplumsal dönüşüm üzerinde mutlaka etkisi vardır. 1240 öncesi ile sonrası bir değildir, olamazdı da. Dönemin sosyo-ekonomik, kültürel, siyasi ve dini yanı atlanamazdı. Şu sonuca vardım: Dönüm noktası olan Babai İsyanı ve beraberindeki Bâtınilik yazılmadan o dönem iyi anlaşılamaz;  kuru bir aktarımın ötesine geçilemez. İsyanı koşullarından bağımsız  ele almak mümkün değil.. Yazı demlenirken biraz tarih bilgisi edindim. Abdal Musa’lar hangi dönemin yetiştirdiği erenlerdir, bunu da sorgulamak istedim.

Ahmed Yesevi ve Hacı Bektaş Veli kimdir? sorularının cevabı ile Ahilik, Bektaşilik, Alevilik Babai İsyanı (eylemi, Babalılar Ayaklanması) gibi konular derinlikli çalışma gerektirmektedir. Meraklı okuyucularımızın dikkatine ve inisiyatifine bırakılmıştır.

 

Kaynakça:

Bilgihanem internet sitesi. Erkan Karaca (20 Mart 2018)

Babailik ve Babailer İsyanı, beyaztarih.com

Abdal Musa Kültür Araştırma ve Yaşatma Derneği

Devlet-i Aliyye, Halil İnalcık, Seçme Eserler-II, Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları 64. Basım, Ekim 2019, İstanbul s.36.

Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, M. Fuad Köprülü, Alfa Yayınları, s.102, 1. basım: Haziran 2014

Babai İsyanı araştırması için ilgili kaynakça:

Türk Halk Hareketleri ve Devrimler, Çetin Yetkin, Milliyet Yayınları, Mayıs 1980, Birinci baskı s.69-71. ve 73-74.

Babalılar Ayaklanması, Dini ve Kültürel Temelleri, Atilla Özkırımlı, ’70’lerin Birikim dergisi 8. sayı (s. 35-39) ve 14. sayı (s.45-51).

 

Hazırlayan: Serkan YAMAN

 

 

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!